Ekmeleddin İhsanoğlu’
BU ADAYLA CUMHURBAŞKANLIĞINA GİRECEK ÇATI , ADAYINI AÇIKLAR AÇIKLAMAZ ÇATIRDADI, ÇATIDAN TAYYİBE KOLAY BİR RAKİP. TÜRK İSLAM SENTEZCİ TAYYİP FAMİLYASINDAN BİRİ FAKAT BU ADAYLA CUMHUR BAŞKANLIĞINI İSTEMİYORUZ TAYYİP, SEN CUMHURBAŞKANI PARDON(DİKTATÖR) OL DENDİ, HDP KİTLELERİN TANIDIĞI SEVİLEN BİR ADAY KOYARSA, BÜYÜK İHTİMALLE İKİNCİ TURA KALIR. ------------------------------------------------------------- Çatı aday'ı Ekmeleddin İhsanoğlu TT oldu
CHP ve MHP’nin “çatı aday”ı Ekmeleddin İhsanoğlu
CHP ve MHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimleri için “çatı aday” arayışı sona erdi. “Çatı aday” olarak İslam Konferansı Örgütü eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ismi açıklandı. Sosyal medyada ise İhsanoğlu kısa sürede TT listesine girdi. İşte o yorumlardan bazıları: Tufan Türenç @tturenc Ekmeleddin Bey Erdoğan'la karşılaştırılmayacak kadar iyi bir cumhurbaşkanı olur. Ancak acaba popülaritesi yeterli olacak mı?
Levent Üzümcü @LeventUzumcu Sırf sen git diye neler yapmak zorunda kalıyoruz.
Faik Tunay @FaikTUNAY Sınırının ötesine geçememiş tipler eleştiriyor, millet sececek sorun nedir? Beğenirse oy verir, beğenmezse oy vermez, karar milletin.
Özlem Gürses @OzlemGurses Türkiye'de siyaset : yağmurdan kaçarken doluya tutulmak...
Ali Yücelen @aliyucelen Anamuhalefet gençlerle ilgili ne bir STK,ne bir gruba göstermelik de olsa gitmedi. Gençler zaten annelerinin partisinin adayına oy veriyorlar
Fatih Tezcan @fatihtezcan MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ismini tek seferde söyleyebilmek üzere yoğunlaştırılmış ders aldığı bildiriliyor...
Naim Dilmener @renemliD Normal zamanlardan geçmiyoruz. CHP, AKP'nin kozlarini elinden alarak çeviriyor oyunu, ne var bunda? Ilker Basbug daha mi iyi olurdu?
Ateş İlyas Başsoy @SONSAYI "Bütün dünya buna inansa" şarkısını en kalbi duygularla söylerse seçimi kazanır. "Ötekisi olmayan Türkiye" sloganı ile de fark atar.
Abdullah Akadiroğlu @aakadiroglu Ekmeleddin İhsanoğlu; darbeci, paralelci, örgüt üyesi, dış güçlerin taşeronu, istikrar düşmanı gibi yaftalamalara hazır mı ?
Mazhar Bağlı @mazharbagli Paralel çetenin çatı adayı ile ilgili sesi çıkmıyor, kendilerine danışılmamış mı acaba?
Hüsnü Mahalli @husnumahalli Benim bildiğim İhsanoğlu Erdoğan'ın iyi dostu ve onun adayı olarak İKÖ genel sekreterliğine seçilmişti Editör :Birgün
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
ANF
Güncellenme : 16.06.2014 14:03
CHP ve MHP Cumhurbaşkanı adaylarını açıkladı. İki parti çatı adayını Ekmeleddin İhsanoğlu olarak açıkladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yaptıkları görüşmenin ardından açıklama yaptı.
Görüşmenin ardından basına bir açıklama yapan iki liderden önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuştu:
"Bir süredir sizler de biliyorsunuz eğilimlerini aldık, sayın genel başkanla bunları paylaştım. Herkesin kabul edebileceği saygınlığı dürüstlüğü olan bilgisi birikimiyle herkese örnek olacak bir ismi öneriyoruz, Ekmeleddin İhsanoğlu. Kendisi bu konuda düşüncelerini aktaracak. Şunu ifade edeyim demokraside yeni bir olaya tanıklık ediyoruz. Kavgadan uzak barıştan huzurdan yana bir süreci başlatmak istiyoruz."
Ardından konuşan Devlet Bahçeli ise “"CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önermesi) Bu öneri milletimiz için çok hayırlıdır. Bu öneri titiz ve partiler üstü bir çalışmanın sonucu olarak olgunlaştığı intibahı yaratmıştır. CHP liderinin değerli bir ismi önermesi, bizi memnun etmiştir. Bu isim etrafında çalışacağımızı açıkça belirtmek istiyorum" dedi.
Prof. Dr. İhsanoğlu, eski İslam Konferansı Örgütü eski genel sekreteri olarak görev yapmıştı.
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
CHP’nin Cumhurbaşkanlığına “çatı aday” olarak belirlediği Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, “Bu uzlaşmanın odak noktasında olmak büyük bir teveccühün eseridir” açıklamasında bulundu.
]CHP’nin Cumhurbaşkanlığına “çatı aday” olarak belirlediği Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan ilk açıklama geldi.
İhsanoğlu, “Bu uzlaşmanın odak noktasında olmak büyük bir teveccühün eseridir. CHP ve MHP'nin bu konudaki ortak kararını saygı ve teşekkür ile karşılıyorum” dedi.
İhsanoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk defa halkın oyları ile yapılacağı bu dönemde böylesine büyük bir uzlaşmanın gerçekleşmiş olmasının Türkiye’de demokratikleşme süreci açısından çok önemli bir dönemeci belirlediğini kaydetti.
İhsanoğlu, milletin “muhtaç olduğu ve ısrarla talep ettiği” bu uzlaşmanın “şüphesiz ki Türkiye’de huzur ve istikrarın sağlanması için atılmış mühim bir adım” olduğunu savunan İhsanoğlu, şunları kaydetti:
“Bu uzlaşmanın odak noktasında olmak büyük bir teveccühün eseridir. Şüphesiz ki Türkiye gibi büyük bir ülkede bu yüce makama layık, görevini hakkı ile ifa edecek çok sayıda üstün vasıflı şahsiyetlerin varlığı muhakkaktır. CHP ve MHP’nin bu konudaki ortak kararını saygı ve teşekkür ile karşılıyorum.”[/FONT][/COLOR]
CHP ve MHP’nin uzun bir süredir cumhurbaşkanı adayı için belirlemeye çalıştığı ‘çatı aday’ formülü kesinleşti. ‘Çatı aday’ Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu oldu. İhsanoğlu isminin açıklanmasının ardından CHP içerisinden tepki geldi. CHP Milletvekili Melda Onur, “Ekmeleddin İhsanoğlu adaylığı konusunda hiç bilgim yok. Ama son katıldığım uzlaşı toplantısında talep edilen profile uymuyor” açıklamasında bulundu. CHP Ankara Milletvekili PM üyesi Gökhan Günaydın da Twitter hesabından “Yağmurdan kaçınmak için bu çatının altına girilmez; bu çatı şakır şakır akar..” diye yazdı. CHP VE MHP’DEN ORTAK ADAY
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı belirleme görüşmeleri çerçevesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşme yaptı. Yapılan görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu, MHP’ye ‘çatı aday’ ismi olarak Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önerdiklerini resmen açıkladı. Diğer yandan kulislere yansıyan bilgilerde ise İhsanoğlu’nun isminin bir ay önce gündeme geldiği ve ilk temasın bu dönemde yapıldığı bildirildi.
Aday belirlemek için aldıkları eğilimleri Bahçeli ile paylaştığını kaydeden Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önerdiklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, “Ekmeleddin İhsanoğlu ile görüşecek misiniz?”sorusuna da “O konu parantez içinde şimdilik bir yorum yok” dedi. Bahçeli de CHP’den gelen İhsanoğlu isminin kendilerini memnun ettiğini kaydederek, “Bu isim etrafında da çalışacağımızı belirtmek istiyoruz” dedi. Bahçeli bir soru üzerine de, “Artık bunun çatısı penceresi kalmadı. O suali sormanıza gerek yok” dedi. BU ÇATI ŞAKIR ŞAKIR AKAR
Kılıçdaroğlu’nun adayı açıklamasının ardından sosyal medyada CHP’ye tepki yağdı. CHP Milletvekili Melda Onur, Twitter hesabında gösterilen tepkiler üzerine açıklama yaptı. Onur şunları yazdı: “Tamam arkadaşlar, kabul trollendik... Ama çatı adayını ilk kez duyunca vekil dediğinde bir bocalar... Daha da yazamam: Toplu Cevap: Ekmeleddin İhsanoğlu adaylığı konusunda hiç bilgim yok. Ama son katıldığım uzlaşı toplantısında talep edilen profile uymuyor.” Onur, kendi aday isimlerini de şöyle açıkladı: Sami Selçuk, Altan Öymen.” CHP Ankara Milletvekili PM üyesi Gökhan Günaydın da Twitter hesabından “Yağmurdan kaçınmak için bu çatının altına girilmez; bu çatı şakır şakır akar..” diye yazdı. İHSANOĞLU KİMDİR?
Ekmeleddin İhsanoğlu 1943 Kahire doğumlu. Bilim tarihi, Türk kültürü, İslam dünyası ve Batı dünyası ilişkileri ve Türk-Arap ilişkileri hakkında değişik dillerde çok sayıda kitabı, makalesi ve tebliği bulunan İhsanoğlu, 1984’te profesör oldu. İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin genel direktörlüğünün yanı sıra İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını ve İÜ Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulunan İhsanoğlu, 1 Ocak 2005'te İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri olan İhsanoğlu, örgütün seçimle göreve gelen ilk genel sekreteri de oldu. İhsanoğlu evli ve 3 çocuk babası. (HABER MERKEZİ) www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-06-16 14:18:21
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
Hürriyet Yazarı Taha Akyol, CHP ve MHP'nin cumhurbaşkanlığı için "çatı aday" olarak belirlediği Ekmeleddin İhsanoğlu'na dair bir yazı kaleme aldı. Akyol, İhsanoğlu'nun ülkücü lider Alparslan Türkeş'in tercümanlığını ve Ortadoğu danışmanlığını yaptığını yazdı.
Akyol'un İhsanoğlu yazısından öne çıkanlar şöyle:
"Onu ilk defa ne zaman tanımıştım? Yıllar önce, 1977 yılında Başbakan Yardımcısı merhum Alparslan Türkeş, Libya'ya resmi bir gezi yapmıştı. Bu gezide İhsanoğlu, Türkeş'in tercümanı ve Ortadoğu konularında danışmanıydı.
Ben de o geziye çiçeği burnunda bir danışman olarak katılmıştım.
Sonra eserlerinden onu bir bilimadamı olarak izledim.
İslam Konferansı tarafından İstanbul'da kurulan IRC1CA (İslam Tarih, Kültür ve Sanat Merkezi) adlı araştırma merkezindeki çalışmalanyla Türk kültür tarihini öne çıkardı.
Çok saygın bir isim olduğu için, AKP hükümeti tarafından ilk defa seçimle belirlenecek olan İKÖ Genel Sekreterliği'ne aday aösterildi ve kazandı. İhsanoğlu, IKÖ, şimdi İslam İşbirliği Teşkilatı tarihinde demokratik olarak seçilen ilk genel sekreterdir. Reform çalışmalarını ve bilhassa İslam dünyasındaki kadın sorunlannı örgütün gündemine aldırmada çok aktif davrandı.
Ekmeleddin Bey hiç şüphesiz şahsiyeti, bilimadamlığı ve diplomatik kariyerleriyle birinci sınıf kalitede bir insandır. Halkın seçeceği Cumhurbaşkanlığıma aday olması, onun ilk defa karşılaştığı bir kariyer sınavı olacak: Siyaset...
Parlamenter sistemde cumhurbaşkanının aktif politikacı olması gerekmez. Fakat siyasetin pratiği, bilimden de diplomasiden de farklıdır. Ihsanoğlu'nun bu yeni performansının nasıl olacağını meydanlarda ve seçim sandığında göreceğiz.
Adaylar aşağı yukarı belli; muhalefetin adayı İhsanoğlu. AKP'nin adayı tabii Başbakan Erdoğan...
BDP de kendi adayını çıkaracağını açıkladı. Saadet Partisi yle Büyük Birlik Partisi nin oyları, bu hassas dengelerde önemli...
Bugünkü konjonktürde ilk turda cumhurbaşkanı seçilemeyeceği, ikinci turda BDP oylarının önemli olacağı kanaatindeyim.
İnşallah sakin, olgun ve medeni bir yanş olur." (HABER MERKEZİ) www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-06-17 11:18:30
-------------------------------------------------------------
Bahçeli,
birde chp nin önerdiği aday diye chp seçmenini,
bak kılıçdar oğlunun adayı bizde onaylıyoruz diye,
topluma yutturma çabasındalar,
adaylarının 12 eylül öncesi,
maraş ,çorum katliamlarında aktif rol oynayan,
MHP nin ve genel başkanın,
danışmanlığını yapmış biri,
ALEVİ VE DEMOKRAT SEÇMENLER,
BU ADAYA OY VEREBİLİRMİ,
VERECEGİNİ SANMIYORUM,,
ÇÜNKÜ TAYYİPTEN BİR FARKI YOK
DİNCİ FAKAT IRKCI YÖNLERİ TAYYİPTEN DAHA KUVVETLİ OLAN BİRİ,
HA KEL HASAN,
HA HASAN KEL.
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
CHP ve MHP Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ‘çatı adayı’ ile girmek için dün bir kez daha görüşme yaptı. CHP’nin önerdiği Ekmeleddin İhsanoğlu ismine MHP ‘evet’ dedi
Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu Kapat Yazıyı Büyüt: 12 14 16 18 20 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için “çatı aday” görüşmesi yapan CHP ve MHP İslam İşbirliği Teşkilatı Eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ismi üzerinde anlaştı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayına ilişkin yaptığı görüşmeler kapsamında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında ziyaret etti. Görüşmeye CHP’den Grup Başkanvekilleri Akif Hamzaçebi ve Engin Altay, Genel Sekreter Gürsel Tekin, Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, MHP’den Grup Başkanvekili Oktay Vural, Genel Sekreter İsmet Büyükataman ve Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da katıldı.+
“İHSANOĞLU’NDA ANLAŞTIK”
Yaklaşık yarım saat süren görüşme sonrası Kılıçdaroğlu ve Bahçeli basın mensuplarının karşısına geçti. İki isim CHP’nin önerdiği Ekmeleddin İhsanoğlu üzerinde anlaşıldığını bildirdi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“Bir süredir sizler de biliyorsunuz eğilimlerini aldık, sayın Genel Başkan*la bunları paylaştım. Herkesin kabul edebileceği saygınlığı dürüstlüğü olan bilgisi birikimiyle herkese örnek olacak bir ismi öneriyoruz, Ekmeleddin İhsanoğlu. Kendisi bu konuda düşüncelerini aktaracak. Şunu ifade edeyim demokraside yeni bir olaya tanıklık ediyoruz. Kavgadan uzak barıştan huzurdan yana bir süreci başlatmak istiyoruz.”
ÇATISI PENCERESİ KALMADI
Bahçeli ise öneriyi kabul ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Sayın basın mensupları CHP’nin değerli Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ikinci kez görüşme imkânını bularak bir aya aşkın süredir yapılmış olan çalışmaları değerlendirerek, bugün hayırlı bir adım atılmak üzere MHP’nin, Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bir evladını, sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önermişlerdir. Bu öneri titiz ve partiler üstü bir çalışmanın sonucu olarak olgunlaştı. MHP de bu isim üzerinde bütünleşerek, seçimi herhangi bir kaosa dönüştürmeden, demokrasimizi güçlendirmek açısından sonuçlandırma arzusu olacaktır. Sayın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının Türkiye’de çok değerli şahsiyetler bulunmakla beraber, değerli bir ismi önermesi bizi memnun etmiştir. Bu isim etrafında da çalışacağımızı belirtmek istiyoruz.”
Bahçeli, bir gazetecinin, “Bu durumda çatı aday kendisi mi oluyor?” sorusunu, “Artık çatısı, penceresi kalmadı. Bu suali sormanıza gerek yok” diye cevapladı.
İhsanoğlu kimdir?
1943 yılında Mısır’a bağlı Kahire’de doğan Ekmeleddin İhsanoğlu Türkiye vatandaşı. İhsanoğlu, Mısır’daki Ayn Şems Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Mısır’da geçen yıl yapılan darbe sonrası yönetimden uzaklaştırılan, AKP’nin ise destek verdiği Müslüman Kardeşler örgütüyle özdeşleşmiş El-Ezher Üniversitesi’nde akademisyenlik yaptı. İhsanoğlu akademisyenlik döneminde Osmanlı kültürü ve edebiyatı hakkında çalıştı. İhsanoğlu 1974’te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalar yaptı.
İhsanoğlu 24 yıl boyunca İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Tarihi, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin genel direktörlüğünü yürüttü. Aynı zamanda, İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
1969 yılında Fas’ta kurulan ve 58 üye ülkeye sahip İslam İşbirliği Teşkilatı’na 2005’te seçilen İhsanoğlu görevini 2013 yılında bıraktı. İhsanoğlu’nun seçiminde AKP’nin İİT’de yaptığı lobi faaliyetleri etkili oldu. 2005 yılında Dışişleri Bakanı olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İhsanoğlu’nun seçilmesiyle ilgili “Bu aslında teşkilat için yeni bir adım, İslam dünyası için bir işaret oldu” ifadelerini kullanmıştı.
Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi olan İhsanoğlu evli ve 3 çocuk babası.
AKP ile ters düşmüştü
İhsanoğlu, İİT Genel Sekreterliği görevini sürdürdüğü geçtiğimiz yıl Mısır’da yaşanan darbenin ardından Erdoğan ve Hükümet üyeleri tarafından sert sözlerle eleştirilmişti. İhsanoğlu, Suriye’deki duruma dair yorumlarıyla da AKP’nin politikasıyla ters düşmüştü.
Mısır’daki darbeden bir hafta sonra, 10 Temmuz 2013’te CNN Türk’te Taha Akyol’un programına katılan İhsanoğlu, “Mursi’nin mensup olduğu partinin görüşleri doğrultusunda kararlar alınması kutuplaşmayı artırdı. Diyalog oluşmadı. İktidar ve muhalefet süreci birlikte çıkmaza itti” demişti.
Bu ifadelerin ardından, Mısır’daki darbe sürecinde Batı’yı darbeye sessiz kalmakla eleştiren Başbakan Erdoğan, İhsanoğlu’nu da hedefine almıştı. Erdoğan, İİT’nin Mısır’la ilgili tepki vermediğini söylerken “Aynaya bakacak yüzleri yok” demişti.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise “İslam İşbirliği Teşkilatı böyle günlerde sesini yükseltmeyecek de ne zaman yükseltecek? İhsanoğlu’nun ne iş yaptığını bilen var mı? Bu zat, darbeden sonra Mursi’yi suçlamıştı” ifadelerini kullanmıştı.
Dönemin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise İhsanoğlu’nun istifa etmesi gerektiğini söylemişti.
AKP’nin eleştirileri sonrası bazı basın organlarına demeçler veren İhsanoğlu da hakkındaki açıklamalardan üzüntü duyduğunu, AKP kurmaylarının “gerçekleri söylemediklerini” belirtmiş ve “Hükümet neden İslam İşbirliği Teşkilatı’nın toplanması için çağrı yapmadı” diye sormuştu.
İhsanoğlu, Kasım 2013’te Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda da Suriye’deki savaşın sona ermesi için “Esad’lı geçiş” önererek bir kez daha hükümetle ters düşmüştü.
Twitter’da ‘çatı adayı’
CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün: İslam Örgütü eski başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı CHP’nin ‘sağa açılma’sının bir devamı; şimdi ‘siyasal İslam’a da açılma’ devri.
Sol, demokrat, çağdaş CHP’lilerin yapması gereken bence bir aday çıkarmaktır, CHP ‘Ilımlı İslam’ın Partisi’ olamaz, sol bir parti olmalıyız!
Taraf yazarı Emre Uslu: İhsanoğlu seçilir mi bilemem. Benim gönül rahatlığıyla oy verebileceğim bir profil. Hele Erdoğan zulmünü gördükten sonra...
HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan: CHP/MHP çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu. Muhalefet şimdiden kaybetti. Tüm demokrasi güçleri HDP adayı etrafında kenetlenmelidir.
Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu: Cumhurbaşkanlığı için AKP’de, “bundan iyisi olmaz biz başka aday göstermeyiz, çatı aday İHSANOĞLU’nu destekleriz” sözleri mi yükselmeye başlamış...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu: İhsanoğlu, halkı kucaklayacak, halkın kucaklayacağı bir Cumhurbaşkanı olacak. Cumhuriyet ilkelerine sadık, Cumhurbaşkanlığı yemininin hakkını verecek bir Cumhurbaşkanı.,
CHP Milletvekili Gökhan Günaydın: Yağmurdan kaçınmak için bu çatının altına girilmez; bu çatı şakır şakır akar.
Editör : birgün
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
Necdet Saraç: İki İslamcı’dan biri olmak zorunda mı?
Kırmızı Haber | 20 Haziran 2014 | Alt Manşet, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler, Yazarlar
Deniyor ki, Ekmeleddin İhsanoğlu konusunda asıl itiraz, onun İslamcı kimliğine. Mansur Yavaş’a Haberal’a itiraz etmeyenler İhsanoğlu’nun İslamcı kimliğine itiraz ettikleri için bayrak açtılar…
57 İslam ülkesini yaklaşık 10 yıl Genel Sekreter olarak yöneten Ekmeleddin İhsanoğlu’nun demokrasi ve barış lehine bir başarısı olsa, bu eleştiri haklı olabilir.
Ama orta yerde demokrasi ve barış adına bir tek başarı yok ve İslam coğrafyası, özellikle de Arap İslam coğrafyası kan içinde.
İhsanoğlu’na, modern muhafazakar gibi, kadın hakları savunucusu gibi, entelektüel gibi hangi sıfatları takarsanız takın, İslam ülkelerindeki mevcut gerçek bu sıfatları hemen anlamsızlaştırıyor!
İhsanoğlu’nun İslamdan anladığı barıştır, mezhepler arası kardeşliktir, hukuğun üstünlüğü deseniz de İslam ülkelerinde yaşayan İslam bu yakıştırmaları da hemen yalanlıyor!
İstediğiniz kadar işin etrafında dönün; İslamı, daha doğrusu bir bütün olarak dini iktidarın dışına, devletin kurumsal yapısı dışına taşıyamadığınız sürece söylediklerinizin hepsi niyetin ötesine geçemez. Din ve devlet ilişkisi, din ve iktidar ilişkisi kişilerin iyi ve kötü niyetli olmalarının ötesinde bir gerçekliktir ve asla niyetlere göre şekillenmez. Varsayalım ki; bir anda “Ekmelci” kesilen bütün kesimlerin söylediği gibi Ekmeleddin İhsanoğlu “şeker gibi” biri olsun, gönlü barış ve demokrasiyle dolup taşsın bu da sonucu değiştirmez! Din devlet ilişkilerinde, sonucu değiştirecek olan siyasal tercihtir. Bunun adı da laikliktir, sekülerizmdir! Devletin demokratikleşmesi ve bütün inançlara eşit mesafede durmasının yolu buradan geçer. Kişilerin niyetlerinden geçmez!
Osmanlı hayranlığı hiç bitmemiş, Komünizme Karşı Mücadele Dernekleri geleneği içinde yetişmiş, hayatı boyu muhafazakar olmuş, El-Ezher tedrisatından geçmiş birinden laik bir kimlik yaratmazsınız… Neşet Ertaş gibi ondan “Bozkırın Tezenesi”ni niyet etseniz bile yaratamazsınız. Neşet Ertaş’ı kaynak “Bozkırın Tezenesi” yapan kaynak Anadolu hümanizmasıdır. Onu besleyen kaynak El-Ezher’dir.
“Nasıl da iyi bir adam, nasıl iyi anlatamam” diyenlerin sayısı her gün biraz daha artsa da Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun öğrenciliğini yapan TKP Eski Genel Başkanı Erkan Baş, bu “iyi niyetli” yaklaşımlara önemli bir itirazda bulunuyor ve şöyle diyor: “İhsanoğlu, bugün ne söylerse söylesin bir Cumhuriyet düşmanı ve Osmanlı sevdalısıdır. Siyasal gelişmelerle ilgili her ağzını açtığında meseleyi İttihat ve Terakki’ye bağlayıp, Cumhuriyet’i kuran kadroların o zihniyetin taşıyıcıları olduğunu söyleyip, her türlü musibeti bu zihniyete bağladığını biliyoruz.”
Karar sizin. Biz buraya 2002’lerde “değişim” sloganı ile ortaya çıkan Başbakan Erdoğan’ın neden desteklenmesi gerektiğini uzun uzun anlatanları dinleyerek geldik. Yok Erdoğan gömleğini çıkarmıştı… Yok Erdoğan vesayete karşıydı… 2000’lerde artık geriye dönüşü, İslami bir rejimin Türkiye’de kurulabileceğini söylemek ayıptı… Sonuç ortada… Ülke hızla muhafazakarlaştı. AKP ikitdarı burnumuzun dibinde mezhepçi ve katil yüzlerce IŞİD yarattı… Gele gele iki İslamcıdan birini tercih etmenin çok hayati bir karar olacağını, Erdoğan’dan ancak ve ancak İhsanoğlu’nu destekleyerek çıkmanın mümkün olduğunu tartışmaya başladık…
Dün de Erdoğan’ın yanında yer almak, onu desteklemek yanlıştı, bugün de… Ancak aynı şey İhsanoğlu için de geçerli. İki olmaz’dan bir olur yaratmaya çalışmanın solu, sosyal demokrasiyi ama daha da önemlisi hayallerimizi küçülttüğü umutsuzluğu geliştirdiği kesin… Bu tercihten laik bir Cumhuriyet çıkmaz. Demokrasi çıkmaz. Çıksa çıksa Yeni Osmanlıcılık çıkar… Herkes için aynı şekilde eşit uygulanan bir hukuk da çıkmaz… Ev sahibi misafir ilişkisi bitmeden bu zihniyet hep “ev sahibi” olmaya, “ötekiler” ve solcular da “misafir” olmaya devam eder…Hiç değilse bu kez, birbirine son derece yakın olan ve muhtemelen uluslar arası bir projeyi, “demokratik tercih” diye tartışmamak gerekiyor. Türkiye solcuları, sosyal demokratları “AKP zihniyetinin daha yumuşağını” tercih etmek zorunda değil. Bu zihniyet çürümüştür. Yarını yoktur! Tabi ilkesi olmayanın, duruşu olmayanın da yarını olmaz!
Necdet Saraç / YURT Gazetesi
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
“Ekmeleddin İhsanoğlu AKP’den oy çalabilir mi diye sorguladığınız arkındayım. İhsanoğlu AKP’den hem oy çalar, hem de çalamaz. “
Ahmet Nesin / Partiler cumhurbaşkanlığı seçimlerinde nasıl bir kriter arıyorlar anlamış değilim. AKP’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan olacaksa parti onu aday göstermek için ne gibi meziyetlerine bakmıştır, bilmiyoruz. Bilmiyoruz diyorum çünkü sağcı bir parti gençlerin öldürülme emrini veren birini, 20 yılda trilyoner olan ve hırsızlıktan sanık birini aday yapmaz, başka bakanların ortaya çıkan rezilliklerini örtbas eden birini yada heran komşu ülkelerle savaşacak birini, en önemlisi sabah akşam kendileri dahil küfreden birini aday yapmaz. Erdoğan aday gösterilirse onu aday gösterecek milletvekillerinin adayda ne aradığını anlamak zor. Bu kişi ülkeyi çok iyi idare etse bile, yukarıda yazdıklarım demokratik ülkelerin demokrat partilerinde, hatta sağcı partilerinde aday olamazlar. Bırakın aday olmayı partiden atılırlar, siyaset dışı bırakılırlar.
Gelelim CHP’ye, Kemal Kılıçdaroğlu dün parti yada çatı adayını açıklarken neleri kriter olarak aldı acaba? Yada soruyu tersten sorayım, Ekmeleddin İhsanoğlu serbest bırakılsa ve kendisinden bir partiye üye olması istenip seçim yapması istense hangi partiye üye olur? Bence Ekmeleddin İhsanoğlu MHP’yi seçer ve ilerde parti başkanı bile olabilir. İşte CHP sosyal demokrat olmayan, Atatürkçü olmayan, dinciye yakın dindar birini, daha doğrusu MHP’ye yakın Turancı birini aday yaptı.
Kriterlere baktığımızda bence ikisinin de bu ülkede cumhurbaşkanı olma hakları yok, daha doğrusu bana göre ikisi de buna layık değiller. Ama oynanan oyun başka, buna oyun diyorum, çünkü sosyal demokrat partiler avrupada böyle siyaset yapmıyorlar. Fransız Sosyalist Partisi cumhurbaşkanlığını illa da kazanmak için sağcı birini aday göstermiyor, ikinci turda, Komünist Parti’den, Yeşillerden, Anarşistlerden destek alıyor ama adayı da sosyal demokrat yada sosyalist olduğu için destek alıyor.
Oysa CHP’de tersi oluyor. HDP cumhurbaşkanlığı seçim görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na çok açık ve net yanıt verdi esasında. İkinci turda oy verebileceğimiz bir aday göstermelerini istedi, şaka değil, Kürtlerin ve sosyalistlerin % 10’a yakın oyları var. Oysa CHP sosyal demokrat parti olmadığını kanıtladı ve AKP’den oy çalacak birini aday gösterdi.
Ekmeleddin İhsanoğlu AKP’den oy çalabilir mi diye sorguladığınız arkındayım. İhsanoğlu AKP’den hem oy çalar, hem de çalamaz. Daha net söyleyeyim, Erdoğan aday olursa İksanoğlu AKP’den ciddi miktarda oy çalar. Bunu nasıl yapar, dinci olmayan, eskiden Adalet Partisi’ne oy veren merkez sağ kesimin oyları Erdoğan yerine Ekmeleddin İhsanoğlu’na gider. Kendinizi dinci değil ama dini bütün biri yerine koyun, siz oyunuzu hangisine verirdiniz. Ben öyle birisi olsam oyumu gözüm kapalı Ekmeleddin İhsanoğlu’na verirdim.
Peki aynı durumda Ekmeleddin İhsanoğlu nasıl AKP’den oy çalamaz, Abdullah Gül aday olursa çalamaz. Hatta Gül rekor oyla bile seçilebilir, çünkü CHP’ye adaydan dolayı kızan ekip oyunu Gül’e verebilir.
Olayın bir başka yanı daha var, CHP’nin kızgınları ilk turda oyunu HDP’nin adayına verebilirler ve HDP adayı da 2. Tura çıkabilir. Bu sürpriz olmaz ama bana göre devrim olur Türkiye için. Ben 1. Turda oyumu üyesi olduğum partiye yani HDP’ye vereceğim. 2. Tura çıkarsak aynen devam ama çıkamazsak oy vermeyeceğim. Yine aynı terane başlayacak ve benim gibi düşünenlere Erdoğan’a destek olduğumuz söylenecek. Onlara verecek tek yanıtım var ve bu yanıtı kendileri de uzun uzun düşünsünler: Ben bu demokrasi savaşımına yıllarca beni ve arkadaşlarımı öldürmek için fırsat kollayan ve öldüren yada öldürten MHP’ye oy vermek için girmedim…[/
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
Fatih Yaşlı / 2 Ocak 2014’de, yani AKP-Cemaat savaşının kıyasıya devam ettiği günlerde yazdığım “AKP rejiminin son kullanma tarihi?” adlı yazımda şu soruyu sormuştum:
“ABD ve Batı açısından Erdoğan’ın ve AKP rejiminin son kullanma tarihi geldi ve geçiyor mu, artık Türkiye başka bir iktidara ve başka bir rejime mi hazırlanıyor?”
Bu soruya verdiğim yanıt ise şöyleydi:
“Öncelikli hedef Erdoğan’sız bir AKP’dir, A planı budur; yok eğer bu mümkün olmazsa, arzulanan AKP’siz bir AKP rejimidir. Yani, iktidara gelecek partinin AKP rejiminin ana çizgilerini değiştirmeden Türkiye’yi yönetmeye devam etmesidir. Öncelikli hedef Erdoğan’sız bir AKP’dir; çünkü Erdoğan’ın giderek ne yapacağı öngörülemeyen bir figür haline gelmesine rağmen, AKP halen hem ABD hem de Cemaat açısından işlevsel bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle süreç AKP’nin topyekûn tasfiyesi değil, Erdoğan’ın gitmesi üzerine kurulmuştur.”
Soruyu bu şekilde yanıtlamamın nedeni ise basitçe ve sadece AKP-Cemaat kavgası üzerinden bir değerlendirme yapıyor oluşum değildi; bölge ve dünya konjonktürü sorunun bu şekilde yanıtlanması gerektiğini gösteriyordu.
Konjonktür ise şunu işaret ediyordu: İhvan rejimleri kuşağı çökmeye başlamıştı. Müslüman Kardeşler Mısır ve Tunus’ta kaybetmiş durumdaydılar, Suriye’de Esad düşmemiş, Hizbullah-Suriye-İran’dan müteşekkil Şii ekseni teslim olmamıştı, ABD siyasal İslam’la arasına mesafe koymaya başlamıştı, Suudi Arabistan ve Katar, Suriye ve bölge üzerine derin bir ihtilafa düşmüş durumdaydılar, “Arap baharı” rüzgârı ise sona ermişti.
Tüm bunlar AKP’yi ve Erdoğan’ı bölgesel bir aktör olarak var eden koşulların ortadan kalkması ve dizayn sırasının “İhvan rejimleri kuşağının son temsilcisi”ne, yani AKP Türkiye’sine geldiğini gösteriyordu.
17 Aralık, Cemaat’in kendi gündemiyle ABD’nin gündeminin çakışması üzerinden gerçekleşen bir operasyondu. Bu operasyonla hem Cemaat tasfiyeden hem de ABD giderek öngörülemeyen bir figür haline gelen Erdoğan’dan kurtulacak, AKP rejimi ise daha makul bir isimle, örneğin Abdullah Gül’le yoluna devam edecekti.
Erdoğan yürütme ve yasamayı elinde tutmanın avantajını sonuna kadar kullanarak 17 Aralık’ı kendi açısından başarılı bir şekilde atlatmayı başardı, 30 Mart seçim sonuçları ise bunun sandık aracılığıyla tescillenmesi oldu.
Bu tescilin ardından Erdoğan’ın fiilen devlet başkanı olarak Köşk’e çıkması üzerinden bir cumhurbaşkanlığı tartışması hemen kamuoyunun gündemine getirildi; Erdoğan parlamenter sistemin köşküne değil, başkanlık sarayına çıkacaktı.
17 Aralık sonrası siyasal aktörlerin pozisyonları hızla değişirken konjonktür CHP, MHP ve Cemaati nesnel olarak aynı zeminde buluşturdu, o zeminin adı “AKP karşıtlığı” idi.
O zemindeki ikinci buluşma ise Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde söz konusu oldu, ortaya bir “çatı” aday çıktı. Üstelik görebildiğim kadarıyla ve Kemal Derviş’in rolünü de hesaba katacak olursak çatıyı bir “üst akıl” çattı.
O “üst akıl” İhvan rejimlerinin çöküşü sonrası Ortadoğu’yu yeniden dizayn ederken, İhvan rejimlerinin son temsilcisinin karşısına, siyasal İslam içerisindeki pozisyonunu İhvan karşıtlığı olarak benimsemiş, Ayşenur Arslan’ın deyimiyle “munis İslam”ı temsil edecek bir figürü çıkardı.
İki İslamcı adayla gidilecek Cumhurbaşkanlığı seçimi ise Türkiye’de yeni rejime karakteristiğini veren olgunun siyasal İslam olduğunu kanıtladı.
Daha çok tartışacağız ama süreci İslamlar ve İslamcılar arasında bir tercih yapmanın ötesine taşımak öncelikli siyasi görev olarak karşımızda duruyor.
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 2. Olağanüstü Genel Kurulu dün yapıldı. “Demokrasi ile barışı kazanacağız” sloganıyla Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda düzenlenen kongreye binlerce kişi katıldı. HDP Eş Genel Başkanlığı’na seçilen Selahattin Demirtaş, adaylığının ilanından sonra yaptığı konuşmada, umutsuzluk ortamında, “gerçek umudun adresi” olarak kongre yaptıklarını söyledi.
HDP ve HDK çatısı altında çaba gösteren herkese teşekekkür eden Demirtaş şunları söyledi:
“Tekçi kimlikler üzerine inşa edilmiş ulus devletlerden bize hayır yo fayda yoktur. Bunun en yakın ve en sıcak örneği Rojava başarısıdır. Bütün kimliklerin ve inançların, bütün mezheplerin eşit olduğu, eşit muamele gördüğü ve eşitçe yönetime katılarak egemenliği paylaştığı modeller Ortadoğu ve Türkiye için en gerçekçi modellerdir. Bizler bu anlayışla komşu halk ve devletlerle ilişki geliştirirken her halkın ve kültürün yaşam hakkını savunacağız, dostluk ve eşitlik temelinde kardeşlik ilişkisi geliştireceğiz.”
ÇANKAYA’YA HALK ÇIKACAK
Selahattin Demirtaş, konuşmasında cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik mesaj da verdi. Demirtaş, “Hakiki bir cumhurbaşkanı adayıyla ortaya çıkacağız. Devletin iki adayına karşı halkın tek adayıyla, Cumhuriyet tarihinde ilk defa ‘Çankaya’ya halk çıkacak’ sloganıyla yola çıkacağız” dedi.
***
ÖCALAN’DAN MESAJ
Abdullah Öcalan’ın mesajını yerel giysilerle kürsüye çıkan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan okudu.
Öcalan, mesajında, “1970′erin çıkışına dayalı olarak ortaya çıkan hareketimizi Türkiye devrimci demokratik ve sosyalist hareketinden hiçbir dönemde ayrı düşünmedik. Bilinen veya az bilinen nedenlerle ayrı düştük. Gerçek bir enternasyonalizme zemin olduk, yol açtık, yürüdük. Şimdi koşarcasına birincil stratejik dostlarla yeniden buluşmaya ve hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.
Sebahat Karakoyun/BirGün
Sponsor Reklamlar
__________________ Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.