Sponsor Reklamlar


C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.

 Genel konular Katagorisinde ve  Yaşam Forumunda Bulunan  C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 08.08.14   #51
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.



55 milyon 3 aday
2 çizgi arasında seçim yapacak


ANKARA - DİHA
Güncellenme : 08.08.2014 09:19
İlk kez halk tarafından seçilecek olan Cumhurbaşkanlığı için yaklaşık 3 milyonu yurtdışında 52 milyonu yurtiçinde toplamda 55 milyonu aşkın seçmen sandık başına gidecek. Seçmenler, 12 Cumhurbaşkanını belirlemek için HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, AKP cumhurbaşkanı adayı Recep Tayip Erdoğan ve CHP ile MHP'nin ortak adayı Ekmelledin İhsanoğlu arasında seçim yapacak. Seçilecek olan yeni cumhurbaşkanı aynı zamanda Türkiye'nin gelecekteki siyasi seyrinin de göstergesi olacak.

12 Eylül 2010 referandumu ile yapılan anayasa değişikliği sonrasında Türkiye ilk kez cumhurbaşkanlığı için sandık başına gidiyor. Daha önce cuntacı Kenan Evren'in askeri darbeyi gerçekleştirdikten sonra halkoyuna sunduğu ve yüksek oranlarda "kabul gören" anayasaya eklediği ek birinci madde ile seçilmesinin dışında, halk ilk kez cumhurbaşkanlığı seçiminde tercihte bulunacak. Kenan Evren hariç şimdiye kadar seçilen 10 cumhurbaşkanı da meclis tarafından yapılan seçimle belirleniyordu.

10 Ağustos Pazar günü gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı seçimi için HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, AKP adayı Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP'nin adayı Ekmelleddin İhsanoğlu arasında yapılacak olan seçim için kayıtlı 52 milyon 894 bin 115 seçmen, 165 bin 108 sandıkta oy kullanacak. Yurtdışında ise 2 milyon 783 bin 660 seçmen için 54 ülke, 103 temsilcilikte sandık kurulmuştu. Vatandaşlar TC kimlik numarası bulunan resmi nitelikteki belgeler ile oy kullanabilecek.

YSK, bu seçimde bölge illerinde daha erken oy kullanmasına ilişkin düzenleme öngörmedi. Bu kapsamda tüm Türkiye'de oy verme işlemi 08.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

İlk kez adayların resimlerinin bulunduğu oy pusulalarıyla yapılacak seçimde oy pusulasında ilk sırasında Erdoğan, ikinci sırasında Demirtaş, üçüncü sırasında İhsanoğlu'nun fotoğrafı bulunuyor. 10 Ağustos'ta yapılacak olan seçimlerden adaylardan herhangi biri salt çoğunluğu sağlayan düzeyde oy almaması halinde ikinci tur oylama en fazla oyu alan iki aday arasında 24 Ağustos tarihinde yenilecek.

Demirtaş, fark yarattı

1.071 metreli rakımda bulunan ve 1,77 kilometre kare büyüklüğündeki Çankaya köşküne çıkmak için yarışacak olan adaylar şimdiye kadar, yaptıkları seçim çalışmalarında vaatlerini dile getirdi. Erdoğan, "Türkiye'yi demokratikleştirme" vaadiyle seçimlere girerken, zaman zaman kullandığı "afedersiniz bana Ermeni dediler" gibi ayrımcı dil dikkat çekiyor. CHP ve MHP'nin çatı adayı Ekmelledin İhsanoğlu doğrudan mitinglere katılmazken, katıldığı programlarda CHP ve MHP çizgisini aşan herhangi bir taahhütte bulunmadı. Her üç aday arasında Selahattin Demirtaş ise temsil ettiği farklı çizgisi, kullandığı barışçıl ve demokratik dil ile temsil ettiği toplumsal kesimler açısından yarışın fark yaratan adayı oldu. Demirtaş'ın duruşu ve temsil ettiği değerler nedeniyle toplumun birçok farklı kesiminde de destek gördü.

Kemalistlerin kalesiydi AKP'ye geçti

Çankaya köşkü veya cumhurbaşkanlığı yetki olarak, Türkiye siyaseti açısından sembolik bir değer taşırken, esasen 1071 rakımlı Çankaya Köşkü esasen şimdiye kadar çıkan adaylar açısından devletin ideolojik yapısını temsil etti. Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'nün dört defa, Celâl Bayar'ın üç defa, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül'ün birer kez çıktığı Köşk'te, seçilen adaylar genelde resmi ideolojinin temsilini yaptı. Turgut Özal'ın liberal çizgisi ve Abdullah Gül dışında şimdiye kadar seçilen tüm adaylar kemalist çizgiyi temsil ediyordu. Devletin resmi ideolojisini temsil eden Kelamizm, Köşkü "sistemin kalesi" olarak gördüğü için 2007 yılında seçimlerde Cumhurbaşkanı Gül'ün seçilme ihtimaline karşı 367 krizini çıkardı. Ancak Gül, bütün engellemelere rağmen seçilip Çankaya'ya çıkınca, sistemin Kelamist hakimiyeti de siyaseten kırılmış oldu. Gül'ün Çankaya'ya çıkmasıyla birlikte sistem gittikçe karakter değiştirmeye ve AKP siyasetinin karakterini almaya başladı. Dolayısıyla Başbakan Erdoğan Çankaya Köşküne çıkarak, getirmek istediği başkanlık sistemi ile Türkiye siyasetine hakim kılınan kendi siyasi çizgisini kalıcılaştırmak istiyor. Gül'ün Çankaya'ya çıkmasıyla devletin kırmızı çizgi olarak gördüğü tehditlerden biri olan "irtica" sorunu ve ona bağlı başörtüsü gibi alanlarda normalleşmeler yaşanmaya başladı.

Kürt, alevi ve ötekileri temsil eden Demirtaş neden olmasın?

Seçimlerde izlediği siyaset ve temsil ettiği çizgi ile fark yaratan ve Kürt, alevi ve ezilen kesimlere karşı yaratılan onca ayrımcılığa rağmen toplumun birçok kesiminde destek ve sempati toplayan Demirtaş ise, Köşkte denenmiş ve taşıdıkları devletçi özellikleriyle bir birine yakın duran her iki aday karşısında alternatif seçenek olarak duruyor. Demirtaş'ın seçilip Çankaya'ya çıkması, sistemin kırılan, "irtica" tehlikesi algısından sonra, taşıdığı "bölücülük" algısının kırılması ve Kürt sorununda normalleşmenin yaşanmasına da vesile olacak. HDP adayı aynı zamanda halka kapatılan bu devası Köşkü de halkın gerçek mekanı haline getirme iddiasını bütün seçim çalışması boyunca ortaya koydu. HDP adayının Çankaya'ya çıkması aynı zamanda ilk Kürt ve Alevi bir cumhurbaşkanı adayının da seçilmesini beraberinde getirecek. Daha önce birçok kez propaganda konusu yapılan "Kürtler cumhurbaşkanı bile olabiliyor" tezine gerekçe yapılan Turgut Özal ise Kürt kimliğini hiç bir zamanda siyaseten sahiplenmediği için sistemin Kürt sorunu konusundaki normalleşmesi de yaşanmadı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.08.14   #52
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.


Ya kölelik
ya yeni yaşam

ADANA - DİHA
Güncellenme : 08.08.2014 02:32
Halkların Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, önceki gün Adana’da onbinlerle bir araya geldi. Demirtaş, Ortadoğu’yu halklar, kültürler mezarlığına çevirmeye yemin etmiş IŞİD barbarlığına karşı kendilerinin de Ortadoğu’yu halklar bahçesine çevirmeye yemin ettiklerini vurguladı.

Gazze ve Şengal’in yanındayız
Halkların ve değişimin adayı Selahattin Demirtaş halk buluşmalarına devam ediyor. Önceki gün seçim çalışmaları kapsamında Adana İstasyon Meydanı’nda miting düzenleyen Demirtaş, onbinlere seslendi. Konuşmasına IŞİD’in Ortadoğu halklarına yaptığı barbarlığı anlatarak başlayan Demirtaş; onbinlere, “Aynı vahşet, aynı barbarlık bir yandan IŞİD tarafından gerçekleştirilirken öte taraftan Filistin’de, Gazze’de İsrail tarafından gerçekleştiriliyor. Biz nasıl ki Şengal’in Kobanê’nin, Musul’un yanındaysak Gazze’nin de yanındayız” dedi. Ortadoğu’yu mezarlığa çevirmeye yemin etmiş IŞİD barbarlığını, vahşetini kınadığını ifade eden Demirtaş, adı Irak Şam İslam Devleti olmasına rağmen bu örgütün İslam’la da Allah’la da Kur-an’la da alakasının olmadığını belirtti. Demirtaş, “Bu barbarları oradan söküp atmak için mücadele eden halklarımızın direnişçileri YPG ve YPJ’ye buradan bin selam olsun diyoruz. Biz nasıl ki Şengal’in Kobanê’nin, Musul’un yanıdaysak Gazze’nin de yanındayız. Aynı duygularımızı mazlum Filistin halkıyla Gazze’de direnen Filistin halkıyla da paylaşıyor buradan Adana meydanından Filistin’e de bin selam, Gazze’de direnen halklara da bin selam olsun diyoruz” dedi.



İçeride iç ve toplumsal barış hem de Kürt sorununda barış istediklerini ifade eden Demirtaş, “Bugün ‘Demirtaş’ demek sadece Kürt demek değil, Demirtaş ezilen Türk işçisi, köylüsü, çiftçisi demektir” dedi. Demirtaş, şöyle devam etti: “Yeni yaşam çağrımız, yoksulların, işsizlerin, emekçilerin birlikte mücadelesinin çağrısıdır. Yoksulluğu bir kader olarak kabul etmiyorsanız, ‘Böyle gelmiş böyle gider’ demeyin bu düzeni değiştirmek için bir fırsat var elimizde. Hırsızlık, talan düzenine son verecek bir güç var elimizde. Yeni yaşam çağrısı budur işte. Demirtaş’a verilmiş her oyun anlamı budur. Diğer iki aday da bu ilkelerin uzaktan yakından gölgesi bile yok. Diğer iki adaya verilmiş oy, mevcut düzen devam etsin, açlık yoksulluk, sömürü, Kürt, Alevi sorunu devam etsin onlar da Çankaya’da, Başbakanlık koltuğunda sefa sürsünler anlamını taşıyor. Oy pusulasında ortadaki fotoğraf geleceği, özgürlüğü, barışı, aydınlığı temsil ediyor. Onun dışında umut vaat edecek fotoğraf yok.”

Erdoğan ırkçılıkta rekor kırıyor

Erdoğan’ın bir televizyon programında söylediği “Bana Gürcü, çok af edersiniz daha çirkini Ermeni dediler” sözlerini de değerlendiren Demirtaş, “Sen Ermeni halkına affedersin ‘Çirkin’ gibi bir yakıştırmayla hakaret ederek hangi kimliği hangi birimizi kucaklayabilirsin?” diye sordu.

Halklara hakaret ediyor

“Ama işte kendisi mezhepçilikle ırkçılıkta maşallah rekora doğru gidiyor” diyen Demirtaş, “Bu şekilde yüzde 50’yi daha rahat aşabileceğine inanıyor. Irkçılık, mezhepçilik yaparak ‘Nasıl olsa bana oy verecek insanlar bulurum’ deyip koltuğun derdine, sevdasına düşüyor ve bizi yani geri kalan halkları, kimlikleri zerre kadar düşünmediği anlaşılıyor. Sen bu şekilde ırkçılık yaparak cumhurbaşkanı olursan geri kalan bütün insanlar senden korkacaklar. Çünkü sen bizi birbirimize düşman ede ede o koltuğa doğru yürüyorsun” şeklinde konuştu. Demirtaş, “Buna karşı ne yapmamız gerekiyor? Ya onun gibi ırkçı olacağız, mezhepçi olacağız ve Türkiye’de insanlar birbirini boğazlayacak, birbirinden düşmanca nefret edip katliam noktasına gelecek Allah korusun. Ya onun dayattığı tek ırkı, tek mezhebi kabul edip kendimizi inkar edip onursuzlaşacağız. Ya da bizim ortaya koyduğumuz yeni yaşam etrafında el ele tutuşacağız” ifadelerini kullandı.


Demirtaş AGİT heyetiyle görüştü

HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Demirtaş, Meclis’te AGİT Sınırlı Seçim Gözlem Heyeti ile görüştü. Görüşmede konuşan heyetin Türkiye’de seçimlerin adil olması için çalışma yürüttüğünü vurguladı. Demirtaş’ın ardından konuşan Büyükelçi Geert Hinrich Ahrens ise, seçimlerde adil oy verme şartlarının oluşup oluşmadığına baktıklarını söyleyerek, AGİT üyesi olarak Türkiye’nin yaptıkları önerileri dikkate almak zorunluluğu olduğuna işaret etti.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.08.14   #53
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.


'Berkin Elvan'a terörist dediniz,
IŞİD'e diyemediniz'



Cumhurbaşkanlığı Seçimi - Selahattin Demirtaş -
Faruk AYYILDIZ
Diyarbakır

Halkların ve Değişimin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın Diyarbakır mitinginde on binler buluştu. İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen miting için alan tamamen dolarken, Demirtaş bayraklarının yanı sıra YPG bayrakları da taşındı. DBP’li Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve yöneticilerin de katıldığı miting, on binlerce kişinin ‘Ey Raqip” marşını söylemesiyle başladı. Miting alanında sıkça IŞİD aleyhinde sloganlar atılırken, sanatçılar Axin Piro, Helîm Ömerî ve Koma Azad konser verdi.

'TAYYİP ERDOĞAN CEZAEVİNDE ANADİLİYLE KONUŞSUN'

Demirtaş’ın sahneye çıkmasıyla birlikte “Amed seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı. Karanlık günleri aşarak dayanışmayla bugünlere geldiklerini ve beraber olduklarını söyleyen Demirtaş, “Özgürlük adına ilerleme varsa, bunu hükümetin armağanı sanıyor bazıları, bu halkın mücadelesinin sonucudur” dedi. Başbakan’ın da aynı meydandan konuştuğunu hatırlatan Demirtaş; “AKP’nin adayı artık siz şarkınızı kendi dilinizde dinliyorsunuz. Daha önce cezaevinde ana dilinizi konuşamıyordunuz. Şimdi konuşuyorsunuz bunu biz getirdik” diyor, inşallah Allah bunu sana da nasip eder, sen de cezaevinde anadilinde konuşursun" dedi.

'KASIMPAŞALININ HAVASINI İNDİRİYORUZ'

“Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte Kasımpaşalının havasını indiriyoruz” diyen Demirtaş, “Kardeşlik bu topraklarda yaşayan herkesin devlet zulmü görmeden kendi dili, kimliğiyle eşit yaşamasıdır” şeklinde konuştu. 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde kırılma noktasına geldiklerini vurgulayan Demirtaş, “Türkiye’nin tüm kimlikleri eziliyor. Öyle bir gelecek yaratalım ki yeni yaşamda kimliklerimiz birbirine düşman olmasın” dedi. Bütün inanç ve kimliklerinin bir arada, eşit yaşaması gerektiğini ifade eden Demirtaş, “Yeni Türkiye’de devlet Kürde hakaret etmeyecek, Kürdün haklarını koruyacak. Alevi’ye hakaret etmeyecek, Kürt, Alevi Cumhurbaşkanı da, Başbakan da olabilecek” sözlerini kullandı.

'TAYYİP ERDOĞAN KENDİSİNİ HALİFE ZANNEDİYOR'

“Devlet şu an bir kişinin devleti, Tayyip Erdoğan’ın devletidir” diyen Demirtaş, “Kim Tayyip’in kafasında değilse onu içeri atar, meydanlarda sokaklarda öldürtür, sürgün eder. Bu devleti kendi malı, mülkü olarak görüyor. Kendisini halife gördüğü için iş adamlarından para toplamayı helal sayıyor” dedi. Oy kabininde her üç fotoğrafa da gönül gözüyle bakılmasını isteyen Demirtaş, “Sağa sola bakmanıza gerek yok, ortaya baktığınızda kendinizi göreceksiniz. Orada Demirtaş’ı değil orada genç, kadın, işçi, emekçi herkes kendisini görecek” diye konuştu.

'AKP’LİLER İLE CEYLANPINAR SINIRINA GİDELİM'

Ortadoğu’da yaşananlara da değinen Demirtaş, “Ortadoğu’nun IŞİD gibi barbar sürüsüyle karşı karşıya kaldığı dönemde kardeşlik elini havada bırakmayın” çağrısında bulundu. Türkiye’nin iki yıldır El-Kaide ve IŞİD’i desteklediğinin altını çizen Demirtaş, “AKP Bakanları çıkıp, ‘kim destekliyor diyorsa yalan söylüyordur’ diyorlar. Ceylanpınar’a birlikte gidelim. Orada çeteciler sınırları nasıl kullanıyorlar size canlı tanıklarıyla gösterelim” şeklinde konuştu.



'DIŞİŞLERİ BAKANI IŞİD’İ İNCİTMEK İSTEMİYOR'

“Dışişleri Bakanı’nın açıklaması IŞİD’i incitmemeye yönelik” diye konuşan Demirtaş, “Berkin Elvan’a, bu meydanlardaki annelere, parlamenterlere terörist dediniz, IŞİD’e terörist diyemiyorsunuz” dedi. IŞİD’in on binlerce insanı katlettiğini vurgulayan Demirtaş şöyle konuştu: “Her gün kelle kesip, hakaret ediyorlar. Binlerce ölü bıraktılar peşlerinde ve hala Dışişleri Bakanı ‘IŞİD’i kızdırmayalım’ diyor. Rehineler ellerinde diye bu barbar it sürüsüne boyun mu eğelim?” Tüm halkları IŞİD’e karşı direnmeye davet eden Demirtaş, “Kobanê’den, Gazze’ye, Şengal’e kadar zulüm neredeyse orada mazlum halkların yanında olalım” sözlerini kullandı. “IŞİD barbarlığı saldırdığı bölgeleri bitirmesi durumunda vahşet buralara dayanacak” diye konuşan Demirtaş, “AKP, Türkiye’yi adım adım bataklığa götürüyor” dedi.

“Ekmeleddin amca kusura bakmasın ama Tayyip’le o değil, biz baş edebiliriz” diye konuşan Demirtaş, “AKP adayının da, çatının size getireceği hiçbir şey yok. Gelin oyunuzu ilkesizliğe atmayın, uzatılan bu kardeşlik ve barış elini tutun. Oyunuzu ilkelere verin, 10 Ağustos günü Diyarbakır Meydanı’nda Sivas’ta, İzmir’de aynı meydanlarda kutlama yapılsın” dedi. Demirtaş’ın konuşmasının ardından BDP’li Belediye başkanları, Milletvekilleri ve Demirtaş’ın ailesi hep birlikte mitinge katılan halkı selamladı.

www.evrensel.net

Eklenme tarihi: 2014-08-08 18:34:30
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.08.14   #54
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.






Demirtaş TRT’den
halka seslendi


İSTANBUL
Güncellenme : 09.08.2014 19:34
Halkların Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş TRT'den halka seslendiği ikinci konuşmasında seçim sonuçlarının Türkiye ve bütün halklara hayırlı olması temennisinde bulundu. Halkın yarın oy kullanma kabininde 3 fotoğrafla karşılaşacağını belirten Demirtaş, "Sadece Allah'ın huzurunda, vicdanınız ve üç fotoğraf baş başa olacaksınız. Sizlerden ricam, oy verme kabininde son bir kez daha düşünün, üç fotoğrafa dikkatlice ve gönül gözüyle, ön yargılardan arınarak bir kez daha bakın" dedi.

Halkların Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ikinci ve son kez bugün cumhurbaşkanları adaylarının seçim konuşmaları kapsamında TRT Haber, TRT1 ve TRT Türk ekranlarından halka seslendi. Türkiye'nin yarın 12. Cumhurbaşkanını seçmek üzere sandığa gideceğini belirten Demirtaş, bütün eksikliklerine, ayrımcı uygulamalarına, adaletsiz ve anti-demokratik yönlerine rağmen ilk defa halkın cumhurbaşkanlığını nasıl bir anlayışın temsil edeceğine karar vereceğini söyledi.

Konuşmasında yurttaşların yarın oy kullanma kabininde 3 fotoğrafla karşılaşacağını belirten Demirtaş, "Sadece Allah'ın huzurunda, vicdanınız ve üç fotoğraf baş başa olacaksınız. Birkaç saniye içerisinde mührü basacağınız yer, önümüzdeki on yılların nasıl şekilleneceğini belirleyecek. Hatta çocuklarımızın, torunlarımızın nasıl bir Türkiye'de yaşayacaklarına dair son derece kritik ve önemli bir tercihte bulunmuş olacaksınız. Sizlerden ricam, oy verme kabininde son bir kez daha düşünün, üç fotoğrafa dikkatlice ve gönül gözüyle, ön yargılardan arınarak bir kez daha bakın. Göreceksiniz ki; her bir fotoğrafın size anlattığı ve fısıldadığı şeyler başka başkadır. Mührü basacağınız fotoğrafların her birinin size sunduğu gelecek bambaşkadır. Ama içlerinden sadece bir tanesi, her birinizin özlemini duyduğu, yıllardır hayal ettiği özgür bir geleceği temsil ediyor. İçlerinden sadece bir tanesi sizin gibi emekçidir, hayatın bütün zorluklarını yaşayarak öğrenmiş ve tam da içinizden biri olarak Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuştur. Fotoğraflara gönül gözüyle baktığınızda, O'nun kim olduğunu görmek ve bulmak hiç de zor olmayacaktır" diye konuştu.

Toplumun devletten hiçbir zaman insan onuruna yakışır bir muamele görmediğini belirten Demirtaş, kimi yurttaşın yaşam tarzının, kimi yurttaşın etnik kimliğinin, kimi yurttaşın mezhebinin, kiminin başörtüsünün, kimisinin ise dünya görüşünün devlet tarafından hep sorun edildiğini söyledi.

Nasıl yaşanılacağına, neye inanılacağına dair kuralları hep devletin belirlediğini ifade eden Demirtaş, devletin topluma uymadığını, toplumu tek tipleştirerek kendisine uydurmaya çalıştığını dile getirdi. Demirtaş, "Irkçılık, mezhepçilik, tekçilik devletin kutsal, tartışılmaz değerleri olarak ilan edildi. Buna itiraz eden herkes devletin polisini, savcısını, silahını, gazını, copunu karşısında gördü. Bir avuç yönetici dışında hiç birimiz devletten eşitlik, adalet, sevgi ve saygınlık görmedik. Devlet her akşam televizyonlardan bize parmak sallayarak, azarlayan öfkeli bir baba gibi davrandı. Hiçbirimiz gönül rahatlığıyla kendi devletimiz gibi hissetmedik. Bir söz vardır 'Halk, hükümetinden korktuğu zaman tiranlık; hükümet, halkından korktuğu zaman özgürlük vardır'. İşte halkı korkutarak özgürlükleri yok ettiler" dedi.

Devletin zorla tekleştirmeye çalışarak bütün kimliklere, aynı zamanda İslamiyet'e de çok ciddi haksızlık yaptığına dikkat çeken Demirtaş, benzetmeye çalıştıkları egemen kimlik dışında geri kalan tüm halklar ve inançlar zulmün her türlüsüne tanıklık ettiğini söyledi.

Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti: "Dillerimiz ve inançlarımız farklı olursa bölünürüz, paramparça oluruz diyerek bizleri korkuttular ve bu şekilde kendi koydukları kurallara sorgusuz biat etmemiz için ruhlarımızı teslim almaya çalıştılar. Başka hiçbir seçenek yokmuş gibi davrandılar. Sanki her birimiz farklı kimliklerimizle demokratik bir ulus olarak bir arada yaşayamazmışız gibi bir yalana inanmamız için ellerinden geleni yaptılar. Türk Kürt'ten, Alevi Sünni'den, Ermeni herkesten korkmaya; Gürcü, Çerkes, Laz, Pomak, Boşnak, Roman, Arap ve nice kimlikler birbirinden tedirgin olarak yaşamaya başladık. Bu toprakların zaten bir avuç kalmış kadim inançlarını, Süryani, Ezidi, Musevi, Hıristiyan bütün toplulukları yok edilmesi gereken düşmanlar olarak bize tanıttılar. Tek dil ve tek millet anlayışını birliğimize değil, ayrılığımıza sebep olacak şekilde kurguladılar. Her gelen hükümet bu kamplaşmaya dayanarak iktidarını sağlamlaştırdı ve devleti kendi yandaşları için ele geçirip, kendisi gibi olmayanlara yaşamı dar etmeyi bir politika olarak uyguladı."

Gelinen noktada da topluma iki seçenek sunulduğunu belirten Demirtaş, topluma "Ya bu tekliği kabul edeceksiniz ya da ayrılıp, terk edip gideceksiniz diyorlar" denildiğini söyledi. Ortak vatanda inkar etmeden, tekleşmeden, bütün farklılıkların eşitçe ve kardeşçe yaşayabileceğini söyleyen Demirtaş, bunun yolunun da radikal demokrasiden geçtiğini söyledi. Demirtaş kendi adaylığını ise bütün ezilen halklar adına bir arada yaşama isteğinin ve formülü olduğunu belirtti. Demirtaş, tüm farklıkların ve inançların bölünmeden, parçalanmadan, kamplaşmadan, kutuplaşmadan, korkmadan, korkutmadan özgürce yaşamanın ilkelerini temsil ettiğini kaydetti.

"Ve işte bu nedenle ben tek başıma birey olarak Çankaya'ya aday değilim, hepiniz adına, bütün halklarımız adına yeni bir yaşamı kurmak için ilkelerimizle birlikte adayım" diyen Demirtaş, yıpranan kardeşliğin eşit temeller üzerinde yeniden tesisi için bir teklif sunduğunu yeni yaşam çağrısının ise "Radikal demokrasi", "barışa inanmaktır", "adalet, eşitlik", "inanç özgürlüğü", "doğayı savunmak", "gençliğe yer açmak", "eğitim ve sağlık hakkı", "kadına yönelik şiddete son vermek", "demokratik, çoğulcu, eşitlikçi, ekolojik ve sosyal bir toplum sözleşmesi istemek" olduğunu söyledi.

Kimliklere düşman olmayan bir devletin herkesin fazlasıyla hakkı olduğunu kaydeden Demirtaş, "Herkesin kendi anadilini her yerde özgürce kullanabildiği, herkesin inancını ve ibadetini kendi kabulüne göre korkmadan yapabildiği, herkesin kendi kimliğiyle devlet yönetimine dâhil olabildiği bir sistem, hepimizin ortak özlemi olmalıdır. Ve halkların çıkarını düşünen bir devlet inşa edeceksek, bu devlet yoksulun, emekçinin, emeğiyle, alın teriyle üretenlerin devleti olmalıdır. Köylünün, çiftçinin, memurun, esnafın devleti olmalıdır. Çalışma yaşamındaki emekleriyle, döktükleri alın teriyle bu ülkeye çok önemli hizmetleri olan emeklileri ezdirmemek, muhtaç hale getirmemek, onların onurlu bir yaşam sürdürmesini sağlamak bizim en öncelikli hedeflerimizdendir. Devlet gelir dağılımını adaletsiz yaparak bizi açlığa mahkum eden bir devlet olmaktan çıkmalıdır. Bizi sigortasız, sendikasız, güvencesiz, güvenliksiz köle gibi çalıştıran devlet olmamalıdır. Bu devlet emekçinin omuzlarının üzerinde yükselirken, emekçiyi Soma'daki gibi yerin yedi kat dibine diri diri gömen bir devlet olamaz" dedi.

"Bu devlet Kürt'ün de devleti olacaksa, Roboski'deki gibi çocuklarını savaş uçaklarıyla parçalayan bir devlet olamaz" diye devam eden Demirtaş, geçmişiyle, hatalarıyla yüzleşemeyen devletlerin demokratik geleceklerini oluşturamayacaklarını ve kendilerinin de bu yüzleşme için yola çıktıklarını söyledi.

Yarın sandıktan kendisine çıkacak her oyun iç barışa, eşit ve adil bir şekilde bir arada yaşama iradesine verilmiş olacağını belirten Demirtaş, "Bize oy verenden de vermeyenden de şimdiden Allah bin defa razı olsun. Sizler gönlünüzden sevgiyi eksik etmediğiniz, kardeşliğimiz ve özgürlüğümüz için mücadele azminizi yitirmediğiniz müddetçe, er ya da geç bu ilkeler bu ülkede hayat bulacaktır" dedi. Kampanya süresince istemeden de olsa kırdığı ve üzdüğü her kim varsa hakkını helal etmesini dileyen Demirtaş, seçim sonuçlarının ülkeye ve bütün halklara hayırlı olması temennisinde bulundu ve "Bu zorlu ve onurlu yürüyüşte Allah hepimizin yolunu açık etsin. Sevgiyle, dostlukla kalın" dedi.

-----------------------------------------
YOLUN VE ŞANSIN AÇIK OLSUN SELO...
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (09.08.14 Saat 22:01 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.08.14   #55
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.





Oylar, tek seçenek Demirtaş'a!

Ankara’da “zirve üstüne zirve” yapılıyor. Başbakan, Dışişleri Bakanı, MİT Müsteşarı, Genelkurmay Başkanı, Jandarma Genel Komutanı, bir “zirve”den ötekine koşuyor!

Bu toplantılarda ne konuşuluyor? Bu, büyük bir sır gibi saklanıyor. Ama sızan bilgilere göre, IŞİD ilerleyişi, ama daha çok da IŞİD’in ilerlemesi sonucu ortayla çıkan “insani sorunlar” ve “mülteci sorunları” konuşuluyor bu toplantılarda.

Çünkü Irak’ta ilerleyen IŞİD durdurulamıyor! Öyle ki IŞİD güçleri, Erbil’e 40 kilometre yaklaştı. Yüz binlerce insan mülteci haline geldi. Ve Suriye sınırında olduğu gibi, şimdi Irak-Türkiye sınırında da mülteci dalgası büyümeye başladı.

Bölgede gelişmeler öylesine tehditkar ki, BM ve ABD’den gelen haberler de IŞİD’e karşı uluslararası müdahalelerin ve insani yardım operasyonlarının gündeme geldiği doğrultusunda. Obama da, Amerikan ordusunun bölgedeki güçlerine müdahale için izin verdiğini açıkladı. ABD ordusu da dün IŞİD'e yönelik saldırılar gerçekleştirdi.

Ancak Ankara’daki toplantıların “ilginç” bir yanı var. Ankara’da durmadan toplantılar yapılıyor ama Türkiye kamuoyu karşısına çıkılıp, “Biz IŞİD’e karşı şöyle bir tavır alıyoruz.” ya da “IŞİD’in vahşi uygulamalarını lanetliyoruz” deme cesaretini gösteremiyorlar. Dahası bu toplantıya katılan devletin en yüksek makamlarını işgal eden, her fırsatta mangalda kül bırakmayan açıklamalar yapmaktan pek hoşlanan zevat, bütün dünyanın lanetlediği IŞİD terörüne karşı olduklarını hiçbir platformda açıklamış değiller. Dolayısıyla bu toplantılarda IŞİD’e karşı mücadelenin konuşulduğunu söylemek için aşırı iyimser olmak gerekir. Bu “sessizliği”, IŞİD’e karşı uzlaşmacı hattı, 49 konsolosluk mensubunun IŞİD’in rehini olmasıyla da açıklayamayız. Bunu bu köşede defalarca değerlendirdik.

Ankara’daki toplantıların bir özelliği de, yarın Türkiye’de bir “cumhurbaşkanlığı seçimi” yapılacak olması. Ki, bu zirvelerin belirleyici şahsiyeti Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da bu seçimde cumhurbaşkanı adayı olması, zirvede tartışılan konularla cumhurbaşkanlığı seçimini de pek çok bakımdan birbirine bağlıyor. Ve bu zirvelerde IŞİD’e karşı mücadelenin değil, IŞİD’in yarattığı insani felaketin etkisinin azaltılması için alınacak önlemlerin konuşulmasının nedeni de elbette ki Erdoğan’ın yıllardır Suriye’de IŞİD’i besleyip büyüten, Irak’ta IŞİD’in kitle temelini oluşturan “Sünni muhalefetin” hamisi olmasıdır. Dahası Erdoğan ve Davutoğlu’nun öncülük ettiği Türkiye’nin dış politikasında mezhepçilik, belirleyici bir önem kazanınca IŞİD ve diğer Cihatçı örgütler, onların “doğal müttefiki” olmuşlardır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde bir kez daha mezhepçi kışkırtma, Türkiye’nin “özgünlüğü”nden yararlandı ve ırkçılıkla yoğrularak, Sünni çoğunluğun Erdoğan’ın arkasında birleşmesi için açıkça kullanıldı. Göbelsçi propaganda yöntemleri istismar, yalan, demagoji,… bu kampanya sırasında hiç çekinmeden uygulandı. Dolayısıyla Türkiye kamuoyu da IŞİD’çi çizgiye karşı yumuşatıldı! IŞİD’çiliğin AKP’ye oy veren kesimler içinde de yükselen bir değer olmasının yolu düzlendi.

Erdoğan’ın ve elbette Davutoğlu’nun liderlik ettiği “zirvelerin” IŞİD’e karşı mücadele ile ilgili ciddi bir karar alması beklenemez.

Yani yarın cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gidecek olanlar; IŞİD’çi vahşetle uzlaşanlara, bölgede mezhepçiliği kışkırtanlara mı, Türkiye’de ırkçılık ve mezhepçilik kampanyası yapan Erdoğan’a mı, yoksa halkların kardeşliğini savunan din, mezhep, milliyet farkı gözetmeden tüm ezilenlerin birleşmesini savunan Demirtaş’a mı oy vereceğinin muhasebesini daha bu geceden, yatağa yattığında son bir kez daha yapmalıdır!

Kısacası yarın vereceğimiz oy, sadece cumhurbaşkanının kim olmasına dair bir tercih değil; nasıl bir Türkiye, nasıl bir bölge, nasıl bir dünyada yaşamak, çocuklarımıza nasıl bir gelecek bırakmak istediğimizin tercihinin ifadesi de olacaktır.

İşçiler, emekçiler, kadınlar, LBGTİ bireyler, çevreciler, Kürtler, Araplar, Türkler, Ermeniler, Hıristiyan, Müslüman, Sünni, Alevi, Nusayri, Ateist, halkların her mensubu, eğer, halkların kardeş olduğu barış içinde bir dünyada, “bir oy da benim katkım olsun” diyorsa; oylarını Demirtaş’a vermeleri tek seçenektir!

IŞİD’çilere, din ve mezhep kışkırtmacılarına, ırkçılara, ülkeyi dışarıda ve içeride ırk ve mezhep çatışmalarına sürüklemek isteyenlere oy yok!

Oylar, Selahattin Demirtaş’a!

Yayınlanma tarihi: 2014-08-09 00:29:37


ihsan çaralan
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (09.08.14 Saat 22:00 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.08.14   #56
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.





ORTADAKİ FOTOĞRAFTA
SİZ VARSINIZ

AMED - DİHA
Güncellenme : 09.08.2014 08:53
Amed’de onbinlerin İstasyon Meydanı’nı hınca hınç doldurduğu coşkulu bir miting gerçekleşti. Onbinlerin bir ağızdan “Ey Reqip” marşını okuduğu miting alanında mor, sarı, yeşil ve kırmızı renklerden oluşan ve Demirtaş için seçim propagandasına dönük hazırlanan sloganların yer aldığı flamalar asıldı. Sahneden sık sık Şengal’deki IŞİD çetecilerinin gerçekleştirdiği katliama tepki içerikli anons yapılırken, alandan da sık sık “Kürdistan IŞİD’e mezar olacak”, sloganı yükseldi.

Halkın en zorlu günlerde iradesine sahip çıkarak alanları doldurarak, taleplerinden vazgeçmediğini belirterek konuşmasına başlayan Demirtaş, Türkiye’nin geldiği noktanın tarihi kritik bir nokta olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “90 yıllık Cumhuriyet tarihinin kırılma noktasına geldik. Türkiye’nin bütün kimlikleri eziliyor. Gittiğimiz her yerde bunu anlatıp siyasetimizi bunun üstüne yaptık. Öyle bir gelecek yaratalım ki o yeni yaşamda kimliklerimiz bir birine düşman olmasın.”

‘Ortada siz varsınız’

Cumhurbaşkanı kimsenin hakkını gasp etmemeli diyen Demirtaş, yeni yaşamda devleti ele geçirmeden halkların cumhurbaşkanı olunacağını söyledi. Halktan oy kabininde her üç fotoğrafa gönül gözüyle bakmasını isteyen Demirtaş, “Sağa sola bakmaya gerek yok. Ortaya baktığınızda kendinizi göreceksiniz. Orada Demirtaş’ı görmeyeceksiniz orada ayna var. Genç, kadın, işçi ve emekçi herkes kendisini görecek. Bu şekilde bakar doğru yere mührü vurursanız. Doğru yere bastığınız zaman Türkiye’nin kaderini değiştirmiş olacaksınız. Biz yeni yaşamı bu kampanyada yarattık” diye konuştu.

‘Direnişe davet ediyoruz’

Konuşmasında IŞİD vahşetine de tepki gösteren Demirtaş, “El-Nusra, El-Kaide ve IŞİD Türkiye tarafından destekleniyor. Bu meydanlardaki annelere “terörist” dediniz, IŞİD’e terörist diyemiyorsunuz. On binlerce insanı katlettiler, her gün kelle kesip hakaret ediyorlar. Binlerce ölü bıraktılar peşlerinde ve halen Dışişleri Bakanı “IŞİD’i kızdırmayalım” diyor. Rehineler ellerinde diye bu barbar it sürüsüne boyun mu eğelim? Her yerde bütün halklarımızı bu barbarlığa karşı direnişe davet ediyoruz. Oradaki halkları korumak sadece onların değil bizim de boynumuzun borcudur. KobanÍ’den Gazze’ye Gazze’den Şengal’e kadar nerede zulüm varsa orada mazlum halkın yanında olalım” çağrısı yaptı.

‘Oyunuzu ilkesizliğe atmayın’

Seçimlerde oy kullanacak halka ilkelere oy verme çağrısı yapan Demirtaş, “Ekmeleddin’in işi Tayyip’le uğraşmak değil. Çatının size getireceği bir şey yok. Gelin oyunuzu ilkesizliğe atmayın. Uzatılan bu kardeşlik ve barış elini tutun. Oyunuzu ilkelere verin. Sizinle birlikte her koşulda olacaklara verin. 10 ağustos günü Diyarbakır Meydanı’na İstanbul, Sivas, İzmir’de aynı meydanlarda kutlama yapsın” diye konuştu.


Halklar fırsatı değerlendirmeli

Demirtaş, önceki akşam iş verenlerle yemekte buluştu. Demirtaş, şunları söyledi: “Bu topraklarda kimliğimizle yaşayabilseydik, kabul edilmiş olsaydık bugünkü Türkiye tekçi bir devlet olmayacaktı. İçinde Kürd’ün, Arab’ın, Ermeni’nin, Laz’ın ve diğer mezheplerin, inançların kendi kimliğiyle var olduğu bir millet tekçi millet olmazdı.” “Sadece yeni bir cumhurbaşkanı seçmiyoruz” diyen Demirtaş, yüz yılı aşkın süredir dayatılmaya çalışılan “deli gömleği”nden kurtulmak istenilip istenilmediğinin kararının verileceği bir seçim olacağını belirtti. Demirtaş, diğer adayların ısrarla tek millet-tek dil dayatmasında olduğunun altını çizdi. Demirtaş, tekçi anlayışa karşı alternatifin demokratik bir çıkış olduğunu ifade ederek, fırsatın değerlendirilmesini istedi.

İşverenler: Demirtaş’ı destekliyoruz

Toplantıda konuşan işveren Celalettin Birtane, Demirtaş’ın yeni yaşam çağrısını, kampanyasını hatırlatarak bu çağrının özgür yaşam çağrısı olduğunu ve bu nedenle Demirtaş’ı destekleme kararı aldıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin çok önemli siyasal sonuçlar çıkartacağını söyleyen Birtane, bu anlamıyla seçimlerden çıkacak sonuçların özellikle Kürt halkı açısından önemli olacağını ifade etti.

Oy kullanacak ailenin kayıtları silindi!

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine 2 günden az bir süre kala seçimlere ilişkin yapılan usulsüzlüklerde bir bir ortaya çıkmaya başladı. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde binlerce yurttaşın seçmen kağıdı ile resmi belgelerin çöplerden çıkmasının ardından, daha önce Nüfus Müdürlüğü’nde kayıt yaptırmalarına rağmen, seçmen kağıtlarını almak için muhtarlığı giden Haran ailesi de kayıtlarının olmadığını öğrendi. Böylelikle Haran ailesinin oy kullanabilecek olan 4 ferdi cumhurbaşkanlığı seçimlerine oy kullanmayacak. Elif Haran, yaşadıkları duruma ilişkin aynı mağduriyeti yaşayanların olup olmadığını araştıracaklarını belirterek, hukuki yollara başvuracaklarını dile getirdi. AMED - DİHA
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 10.08.14   #57
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.





Gündoğdu'da
on binlerin
Demirtaş coşkusu


Cumhurbaşkanlığı Seçimi - Selahattin Demirtaş - İzmir -
Halkların ve Değişimin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, seçimden önceki son mitinginde binlerce İzmirli'ye seslendi.

Mitingin yapıldığı Gündoğdu Meydanı sabah saatlerinden itibaren binlerce kişinin akınına uğradı. Aydın, Muğla, Manisa gibi çevre illerden halk otobüslerle geldi.
Alan, mitingin başlamasından çok önce doldu.

Mitingde sık sık, Filistin, Şengal, Rojava ile dayanışma çağrıları yapıldı, İsrail ve IŞİD karşıtı dövizler taşındı. Toplumun pek çok kesiminden katılımın olduğu mitingde LGBTİ bayrakları taşındı. Çok sayıda sendika, siyasi parti ve kurum tem silcisi mitinge katıldı.

Selahattin Demirtaş'ın konuşmasından önce Ruşen Alkar ve MKM'nin caz ve rock ağırlıklı müzikleri kitleyi coştururken, Yasemin Göksu mini bir konser verdi.

HDP Milletvekilleri A.Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da mitinge katıldı.

12.40'ta sahneye çıkan ve yaklaşık bir saat sahnede kalan Selahantin Demirtaş konuşmasına, "Yeni bir yaşam uğruna yürüttüğümüz kampanyada gittiğimiz her yerde Türkiye halklarının barışı, kardeşliği, korkmadan birlikte yaşamı özlediğini gördük" diyerek başladı.

Bugün Erdoğan'ın dayattığı tekçi politikaların 90 yıllık Cumhuriyet tarihinin pratiği olduğunu belirten Demirtaş, "Her birimiz bu ülkenin gerçekleriyiz. Birbirimizi tek bir kimliğe benzeterek yaşamak zorunda değiliz. Etnik kimlikler arası dayanışmayı geliştireceğiz. Kürt halkının anadilini en çok Türk halkı savunmalı. Halklar önce kendi gönlünde çözer, sonra yasa yapılır" dedi.

'ŞEN KAHKALARINIZLA GELECEĞİ KURMAYA'

Bugün ülkede milyonlarca insanın açlık sınırı altında yaşadığını, Soma'da, tersanelerde katledildiğini belirten Demirtaş, "İşçiden, emekçiden, ezilenden yana bir devlet oluşturmak bunu kurmak bizim ellerimizdedir" dedi.

Kadınlara seslenen Demirtaş, "Sizin kaderiniz tacize, tecavüze uğramak, katledilmek eve kapanmak olamaz. Şen kahkahalarınızla toplumun geleceğini yaratacaksınız. Size hakaret eden yuhalatanlara neden oy veresiniz" dedi.

İktidarın gençlere dair dair yapabildiği tek şeyin dindar ve kindar nesil yetiştirmek olduğunu belirten Demirtaş, "Gençlerin genç adaydan, genç tavırdan yana olmaları lazım. Yarın sandık başında fotoğraflara baktığınızda tek seçenek olduğunu göreceksiniz. Demirtaş'a değil kendi geleceğinize oy verin" dedi.

'İZMİR DE AYRIMCILIĞA UĞRUYOR'

İzmir halkının iradesinin yüzde 50'ye yakınının CHP'den yana olduğunu belirten Demirtaş, "Ancak seçilenler İzmir'i yönetemiyorlar, yetkileri yok. AKP Ankara'dan İzmir'i yönetiyor. Bütün ekolojisini tarumar ediyorlar. İzmir halkı bunu çekmek zorunda değil" dedi. 20 yılda metronun bitmediğini, İzmir'in yüzde 7 ile işsizliğin başkenti durumuna geldiğini belirten Demirtaş, "AKP'ye oy vermediğiniz için cezalandırılıyorsunuz. 32 milyar lira vergi ödemiş İzmirliler ama Ankara 704 milyon lira yatırım yapmış İzmir'e sadece. AKP'ye oy vermeden de burada özgürce yaşayabilirsiniz. Onun formülü bizim yeni yaşam çağrımızda gizli" dedi. Bu durumun da bir ayrımcılık olduğunu, herkesin ayrımcılık gördüğünü ifade eden Demirtaş, "İktidara yakınsan durumun iyi. Değilsen zarar görüyorsun" dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tekçi anlayışa, neoliberal kapitalist politikalara, işsizliğe karşı tavır sergilemenin bir fırsatı olduğunu belirten Demirtaş, "Bunu sadece Kürt halkının öncülüğünde yapamayız. Bütün olup bitenleri izleyecek miyiz, 700 bin liralık kol saati takıp işçiyi meydanlarda yuhalatanları izleyecek miyiz" diye sordu.

'İNSANLIK ONURU AYAKLAR ALTINDA'

Ortadoğu halkları için de bir umut ışığı olunabileceğini belirten Demirtaş, "Ortadoğu'da büyük bir vahşet yaşanıyor. Oradaki halklar bizim gibi yanyana durabilseydiler bu alandaki gibi el ele verseydiler kimse onları birbirine düşman edemezdi" dedi.

IŞİD barbarlığının Şengal'i işgal ettiğini belirten Demirtaş, "Günlerdir, katliam yapıyor. Şengal dağına sığınan 100 bine yakın insan su bile bulamıyor. İnsanlık onuru ayaklar altında. Biz sessiz kalmayalım. Gündoğdu'dan Şengal'e dayanışma duygularımızı gönderiyoruz" dedi.

Hükümet'in IŞİD'e yönelik hoşgörülü tavrını eleştiren Demirtaş, "İzmir'de 13 yaşındaki çocuğu kolundan tutup terörist derken, IŞİD'le ilgili dikkatli cümleler kuruyorlar, adeta meşru gösteriyorlar" dedi.

'SANDIĞA RENKLERİMİZİ YANSITALIM'

90 yılda hiçbir zaman halkın temsilcilerinin iktidara gelmediğini dile getiren Demirtaş, "Birbirimizi suçlayarak kardeşliği inşa edemeyiz. Ezilen bütün kimlik ve inançlarımızla renklerimizi yarın sandığa yansıtalım. İzmir halkı uzatılan bu barış ve kardeşlik elini tutmalıdır. Demokratik çözüm Kürtler ve AKP arasında değildir. Halklar arasındadır. Yeni anayasayı da ancak böyle yazabiliriz" dedi.(İzmir EVRENSEL)

www.evrensel.net

Eklenme tarihi: 2014-08-09 11:53:53
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 10.08.14   #58
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.


[QUOTE=bilgeyol;48160]Ekmeleddin İhsanoğlu’
BU ADAYLA CUMHURBAŞKANLIĞINA GİRECEK ÇATI ,

ADAYINI AÇIKLAR AÇIKLAMAZ ÇATIRDADI,
ÇATIDAN TAYYİBE KOLAY BİR RAKİP.
TÜRK İSLAM SENTEZCİ TAYYİP FAMİLYASINDAN BİRİ
FAKAT BU ADAYLA CUMHUR BAŞKANLIĞINI İSTEMİYORUZ TAYYİP,
SEN CUMHURBAŞKANI PARDON(DİKTATÖR) OL DENDİ,
HDP KİTLELERİN TANIDIĞI SEVİLEN BİR ADAY KOYARSA,
BÜYÜK İHTİMALLE İKİNCİ TURA KALIR.
-------------------------------------------------------------

yukarıdaki mesaj,
çatı adayının açıklandığı gün,
yazdığım mesajdır.
HDP BU ÜLKENİN UMUDUNUN YENİ ADIDIR.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (10.08.14 Saat 23:36 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 15.08.14   #59
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.


Cumhurbaşkanlığı seçimi
kesin sonuçları açıklandı



Cumhurbaşkanlığı seçimi kesin sonuçları - YSK Başkanı Sadi Güven -
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, 10 Ağustos Pazar günü gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kesin sonuçlarını açıkladı.

Sadi Güven tarafından hem sözlü hem de eş zamanlı olarak resmi gazeteye gönderilerek yapılan açıklamada; "Cumhurbaşkanı seçimi sonunda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan Sayın Recep Tayyip Erdoğan 12. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir" ifadeleri kullanıldı. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile Başbakanlık ve Ak Parti Genel Başkanlığı görevinin sona erdiğine yönelik iddialarının sorulması üzerine Güven, "Anayasanın 79. maddesinde seçimlerin başlamasından bitimine kadar seçimin düzen içinde yönetimi ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma görevi YSK için düzenlenmiştir. Bu görev anayasanın 79. maddesinde de belirtildiği gibi seçimin başlamasından bitimine kadardır. Seçimin tamamlanmasından sonraki aşamada ise anayasa, YSK'ya herhangi bir görev vermemiştir" dedi.

‘KESİN SONUÇ TUTANAKLARI CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINA ARZ EDİLECEK’

Cumhurbaşkanlığı mazbatasını basın mensuplarına göstererek mazbatanın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek'e iletileceğini söyleyen Sadi Güven, "Yüksek Seçim Kurulu, bugün yaptığı toplantı sonunda seçimin kesin sonuçlarını belirlemiştir. Buna göre ilk defa milletimizin doğrudan katılımı ile yapılan cumhurbaşkanı seçimi sonunda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan Sayın Recep Tayyip Erdoğan 12. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. Kesin sonuç tutanakları, Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilecek olup resmi gazetede yayınlanacaktır. 6271 sayılı kanunun 20 ve 21. maddeleri gereğince kesin sonuçlar ile Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın seçildiğine ilişkin mazbata TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek'e biraz sonra takdim edilecektir. Şimdi sizlerle Cumhurbaşkanlığı mazbatasını paylaşmak istiyorum.Yüksek Seçim Kurulu, anayasanın 79. maddesinin kendisine verdiği görevi, bu seçime ilişkin olarak tamamlamıştır. Seçimin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

‘SEÇİMİN TAMAMLANMASINDAN SONRA ANAYASA, YSK'YA HERHANGİ BİR GÖREV VERMEMİŞTİR’

Bir gazetecinin Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesi ile Başbakanlık ve Ak Parti Genel Başkanlığı görevinin sona erdiğine yönelik iddiaları sorması üzerine Güven, "Anayasanın 79. maddesinde seçimlerin başlamasından bitimine kadar seçimin düzen içinde yönetimi ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma görevi YSK için düzenlenmiştir. Bu görev anayasanın 79. maddesinde de belirtildiği gibi seçimin başlamasından bitimine kadardır. YSK milyonlarca insanın katkılarıyla bu görevi tamamlamıştır. Emeği geçen herkese YSK adına teşekkür ediyorum. Seçimin tamamlanmasından sonraki aşamada ise anayasa, YSK'ya herhangi bir görev vermemiştir" şeklinde yanıt verdi. (DHA)


www.evrensel.net

Eklenme tarihi: 2014-08-15 18:39:05
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.08.14   #60
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: C.Seçimi STATÜKO adayları ve ACI GERÇEKLER.


Komünistlerden Demirtaş’a açık mektup
Kırmızı Haber | 21 Ağustos 2014 | Alt Manşet, Manşet, Siyaset, Sol Haber
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar arasında yer alan Selahattin Demirtaş’a hitaben Halkın Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi imzalı bir açık mektup yayımlandı.

Halkın Türkiye Komünist Partisi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Selahattin Demirtaş’a yönelik bir açık mektup kaleme aldı.
Hakın Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi imzalı mektubun tamamı şöyle:
“Sayın Selahattin Demirtaş,
Sizin de aday olduğunuz Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ve sonrasında adaylığınızla ilgili birçok yorum ve değerlendirme yapıldı. Bunlarla ilgili görüşlerimizi doğrudan sizinle ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından Lice’de üzücü olaylar yaşanmış, gençlerimiz hayatını kaybetmiştir. Seçimde verilen oyların size aynı zamanda bu konularda da sorumluluk yüklediğini düşünerek, bu mektubu kaleme alma ihtiyacı hissettik.
Sayın Demirtaş,
Halkın Türkiye Komünist Partisi olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olduğu, CHP ve MHP’nin AKP ile gericilik yarışına girdiği bir seçimin meşruiyetinin olmadığına dair bir değerlendirme ve seçimlerde boykot çağrısı yaptık.
Seçim sonuçları açıktır. Halkımızın önemli bir bölümü sandık başına gitmemiş, gerici AKP rejiminin meşruiyet kaynaklarından biri olan seçimi reddetmiştir. Tayyip Erdoğan seçmenlerin üçte birinden biraz fazlasının oyunu alarak cumhurbaşkanı seçilebilmiştir.
Ülkemizde özellikle Haziran Direnişi ile birlikte ortaya çıkan gericiliğe, işbirlikçiliğe, sömürüye ve baskıya karşı duruş, bu seçimler vesilesiyle kendini ortaya koymuştur.
Kürt siyasi hareketinin ve HDP’nin sizin adaylığınızda somutlanan seçim stratejisi ise doğal olarak gericilik yarışında bir yere oturtulamaz.
Bu vesileyle, aldığınız başarılı seçim sonucu için sizi kutluyoruz.
Ancak bizim açımızdan, gerici AKP rejiminin meşruiyet dayanaklarından biri olan seçim platformunun özellikle bu seçimde boşa düşürülmesi mümkündü.
Örnek olsun, eğer siz ve bağlı bulunduğunuz siyasi hareket de seçimleri boykot etmiş olsaydı cumhurbaşkanlığı seçimi cumhuriyet tarihinin belki de en düşük katılımlı halk oylaması olacak, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı çok daha gayrimeşru hale gelecekti.
Tüm bunlarla birlikte gerek seçimlerde kullandığınız dili ve yaklaşımı, gerekse almış olduğunuz oy oranını önemsediğimizi dile getirmek istiyoruz. Bu yaklaşımın ve sonuçların ülkemizdeki sosyalizm mücadelesinin geleceğinde oynayacağı rolü dikkatle değerlendiriyoruz. Aynı şekilde, Türkiye emekçilerinin bütününe soldan seslenen bir söylemin başarı şansı olduğunu da görüyor, sizin de bu durumu dikkate aldığınızı düşünüyoruz.
Buradan hareketle Kürt sorunu ve sosyalizm mücadelesi bağlamında sizinle paylaşmak istediğimiz başlıklar bulunmaktadır.
Seçim sonuçlarının düzen güçleri açısından işaret edeceği yön bellidir: Ülkemiz emekçileri için daha fazla sömürü, toplumun baskı altına alınması, özgürlüklerin kısıtlanması, emperyalist güçlerle daha yoğun taşeronluk ilişkisi ve halklar arasında daha fazla düşmanlık.
Bu durum Kürtler de dahil olmak üzere bütün emekçiler için geçerli olacaktır. Dolayısıyla, cumhurbaşkanlığı seçiminin pozitif sonuçlarının geleceğe taşınmasının yolu, AKP iktidarına ve gerici rejime karşı mücadele hattının güçlendirilmesinden geçmektedir.
Bu bakımdan, örneğin “Yeni Yaşama Çağrı” tutum belgenizde, demokratik bir rejim ve cumhuriyetin yolunun müzakere sürecinin güçlenmesinden geçtiğine dair değerlendirmenize köklü bir eleştirimiz bulunuyor.
İki gündür Lice’de yaşananlar, AKP’nin yaşananları müzakere sürecine dönük bir provokasyon olarak tanımlaması gibi örnekler; Türk ve Kürt halklarının kardeşliğini temel alacak bir çözüm projesinin, ancak ilerici ve sol güçlerin eliyle gerçekleştirebileceğini bir kez daha göstermiştir.
Bunun için gelin, Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve barış projesinin anahtarını, ülkemizi emperyalizmin kirli senaryolarının bir parçası haline getiren savaşçı, mezhepçi ve faşizan bir iktidara bırakmayalım.
Tersi durumda, ülkemiz emekçilerinin kurtuluş mücadelesinin toplumsal bir karakter kazanarak sömürü düzenini alaşağı etmesi zorlaşacaktır.
Sayın Demirtaş,
Halkın Türkiye Komünist Partisi olarak Türkiye’de sosyalizmin başarıya ulaşması için mücadele ediyoruz. Ülkemizde Kürt sorununun çözülmesi gerektiğini düşünüyor, bunun Ortadoğu için de büyük önem taşıdığını biliyoruz.
Bölgeyi tarihsel olarak ileri taşıyacak gerçekçi çözüm, Kürt ulusal mücadelesinin yarattığı ileri birikim kadar, bu topraklarda 200 yılı aşan bir süredir devam eden aydınlanma hareketi ve modern işçi sınıfı mücadelelerinin yarattığı birikimi de kapsayacak şekilde, Türkiyeli bir karakter taşıyacaktır.
Bunların kendiliğinden olmayacağı bellidir. Ancak ülkemizde verilecek mücadele açısından kimlik ve mezhep siyasetine endekslenmiş, salt demokrasi mücadelesine odaklanmış bir hattın ilerletici olamayacağı ve belli noktalarda sosyalizm mücadelesiyle sürtüşmeler yaşayacağı açıktır.
Bu konuda geçmişte bazı hatalar yapıldığını düşünüyoruz. Örneğin Kürt siyasetinin Gezi Direnişi’nde ayağa kalkan milyonlarca insan ile arasına mesafe koyması, çözüm sürecini bozan ulusalcı bir hareket yaklaşımının hissettirilmesi AKP’ye karşı mücadeleye zarar vermiştir.
Türkiye’de sermaye iktidarının yeniden yapılanma sürecinde AKP eliyle yürütülen Ergenekon, Balyoz vb. davalara demokratikleşme ve faşist unsurların tasfiyesi adına o dönem prim verilmesi sonrasında KCK örneğinde olduğu gibi, gerici bir iktidarın kendi çıkarları adına istediği her şeyi yapmasının yolunu açmıştır.
Yine benzeri şekilde, 12 Eylül 2010 yılında yapılan Anayasa referandumunda partinizin “Hayır” cephesinde yer almayıp boykot tutumu alması AKP iktidarının kendini sağlama alma projesinde önemli bir yere oturmuştur.
Tüm bunlara dair eleştirilerimizi açık bir şekilde bu güne kadar paylaştık. Önümüzdeki günlerde de paylaşmaya devam edeceğiz. Sizin de bu düşüncelerimizi samimi bir şekilde dikkate alacağınızı umuyoruz.
Son olarak özellikle Irak ve Suriye’de devam eden dinci gerici terör konusundaki görüşlerimizi de sizinle paylaşmak isteriz.
Ülkemizde de ayakları bulunan emperyalizm kaynaklı ve Türkiye, Suudi Arabistan, Katar gibi gerici iktidarların bulunduğu ülkeler tarafından desteklenen dinci çetelerin Ortadoğu’daki halkların bir numaralı düşmanı olduğu bellidir. Özellikle son süreçte bu çetelerin Kürt yerleşimlerini hedef aldığı ve katliamlara imza attığı bilinmektedir. Bu noktada, çetelere karşı oluşan Kürt direnişini önemsiyoruz. Dinci gericilik ve emperyalizm bölgedeki emekçi halklar için en büyük tehdittir.
Bölgede anti-emperyalist ve gericiliğe karşı mücadele hattının güçlendirilmesi olmazsa olmaz zorunluluktur. Irak işgalinde, Suriye’ye emperyalist müdahale döneminde olduğu gibi bölge halklarının, ilerici, devrimci politik öznelerin yan yana gelerek emperyalizme ve beslemesi gerici çetelere karşı mücadele etmesinden başka kurtuluş yolu bulunmamaktadır. Bu yapılmadığında sınıf savaşının ve ilerici halk mücadelesinin yerini mezhep savaşları ve etnik temelli çatışmalar alacaktır.
Sayın Demirtaş,
Önümüzdeki dönem Türkiye’deki farklı ulusal ve etnik kökenlerden gelen emekçiler açısından önemli bir dönem olacaktır.
Bizim açımızdan laik, bağımsız ve eşitlikçi bir cumhuriyetin, adını da koyalım sosyalist bir cumhuriyetin inşası mümkün ve zorunludur. Bu cumhuriyet, hiç kuşkusuz Türk ve Kürt emekçilerinin ortak eseri olacaktır ve tam da bu nedenle Kürt emekçilerinin eşitlik, özgürlük, demokrasi gibi taleplerinin yerine getirilmesi, el birliğiyle kuracağımız yeni cumhuriyetin birincil görevi olacaktır. Bunun olabilmesi içinse bugün ülkemizde gerici, baskıcı rejimle mücadele eden tüm toplumsal dinamiklerle bir şekilde buluşmalı ve iktidarla hesaplaşılmalıdır.
Son seçimde oylarınızdaki artışın bir arayışı yansıttığını; seçim dönemi samimi bir şekilde dillendirdiğiniz barış, kardeşlik, eşitlik ve özgürlük gibi değerlerin sizi sadece cumhurbaşkanı adaylığı döneminde değil, sonraki dönemde de bir sorumluluğun altına soktuğunu düşünmekteyiz.
Halkın Türkiye Komünist Partisi olarak bu söylediklerimizi, sadece genel bir düşünce aktarımı olarak değil, özelde Kürt siyasetinin Türkiye ve bölge siyasetindeki yerini önemseyen ve değer veren bir tutumun ürünü olarak görmenizi dileriz. Ancak aynı zamanda bu umudun heba edilmesi halinde, kaçınılmaz olarak ortaya çıkacak deformasyon konusundaki kaygı ve uyarıları belirtmenin bu tutumun doğal ve samimi bir sonucu olduğunu bilmenizi isteriz.
Yeni bir cumhuriyet için, emekçilerin kardeşçe yaşayacağı bir ülke için, gerici AKP iktidarından bir an önce kurtulmak ve ayağa kalkan halkımızın hakkını alabilmesi için hepimizin yapabileceği çok şey olduğuna inanmaktayız.
Saygılarımızla ve devrimci selamlarımızla.

Halkın Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komite
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevizyon haber ve Piryolu ayni cati altinda birlesmesi hakkinda Alevi Duyurular 4 20.07.12 22:25






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2