Cevap: Aura, Biyoenerji ve insan vücudundaki çakralar.
Cakralar ruh ile bedenin birbirine tutundugu noktalardır.. Ruhsal enerjinin en kaba (frekansı düsük) oldugu nokta en alt cakraya denk gelir, ruhsal enerjinin, frekansının en yüksek oldugu yer ise basın üstüne denk gelir. Enerji, ancak titresimi arttıkca incelir. Mesela ruhsal frekansı düsük olanların aklı hep kök çakrasındadır, hayatlarını kök cakrası yönetir, hep cinsellik pesinde kosarlar, hayvansal yönleri baskındır.
__________________
"Biz Ehl-i Beyt’i Rahmeten lil âlemin’den ve Şecere-i Nübüvvet’teniz. İlim ve hikmet menbaı, ilim ve irfan madeni olduğumuzdan halkın belâsını çekeriz. Çünkü halkı Hakk’a davet ederiz."
(İmam Bakır)
Cevap: Aura, Biyoenerji ve insan vücudundaki çakralar.
Cem Sultan Nickli Üyeden Alıntı
Cakralar ruh ile bedenin birbirine tutundugu noktalardır.. Ruhsal enerjinin en kaba (frekansı düsük) oldugu nokta en alt cakraya denk gelir, ruhsal enerjinin, frekansının en yüksek oldugu yer ise basın üstüne denk gelir. Enerji, ancak titresimi arttıkca incelir. Mesela ruhsal frekansı düsük olanların aklı hep kök çakrasındadır, hayatlarını kök cakrası yönetir, hep cinsellik pesinde kosarlar, hayvansal yönleri baskındır.
Doğu mistizminde anlatılan bu ilim alevilikte var mı? Varsa nasıl anlatılır? Zahiri ilimlere mi girer yoksa batıní mi? Bilgilerinizi öğrenmek isterim...
Cevap: Aura, Biyoenerji ve insan vücudundaki çakralar.
MARKOS-5
24- İsa adamla birlikte gitti. Büyük bir kalabalık da ardından gidiyor, O`nu sıkıştırıyordu.
25- Orada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın vardı.
26- Birçok hekimin elinden çok çekmiş, varını yoğunu harcamış, ama iyileşeceğine daha da kötüleşmişti.
27- Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta O`nun arkasından gelip giysisine dokundu.
28- İçinden, “Giysilerine bile dokunsam kurtulurum” diyordu.
29- O anda kanaması kesiliverdi. Kadın, bedeninin derinliğinde acıdan kurtulduğunu hissetti.
30- İsa ise, kendisinden bir gücün akıp gittiğini hemen anladı. Kalabalığın ortasında dönüp, “Giysilerime kim dokundu?” diye sordu.
31- Öğrencileri O`na, “Seni sıkıştıran kalabalığı görüyorsun! Nasıl oluyor da, `Bana kim dokundu` diye soruyorsun?” dediler.
32- İsa kendisine dokunanı görmek için çevresine bakındı.
33- Kadın da kendisindeki değişikliği biliyordu. Korkuyla titreyerek geldi, İsa`nın ayaklarına kapandı ve O`na bütün gerçeği anlattı.
Cevap: Aura, Biyoenerji ve insan vücudundaki çakralar.
HAYBER SAVASI-
Hz.Peygamber (S.M) Sancagi Ömer´e verip göndermis, ertesi gün Ebu Bekire verip yollamis, fakat bir sonuc elde edememisti. Ali kuru göz agrisindan muzdaripti. Hz.Peygamber (S.M) ”Yarin” dedi, ” Sancagi öyle bir kisiye verecegimki, Allah´i ve peygamberini sever, Allah ve peygamberi de onu sever, döne-döne saldirir, hücum ederde kacmaz. Tanri kaleyi onun elleriyle acmadikca dönmez.”
Ertesi sabah her kes huzurda toplandi. Hz.Peygamber (S.M) ”Ali´yi cagirin” buyurdu. Ali gelince ”Nen var” dedi. Gözlerim agriyor, basimda bir agri var dedi. Hz.Ali´nin basini dizine koydu. Agzinin yâriyla gözlerini sivazladi. ”Allah´im” buyurdu, ”Onu sicaktan da, koru soguktan da.” sonra sancagi verdi.(Hz.Ali – Abdülbaki Gölpinarli)
Sponsor Reklamlar
Konu dAbBe tarafından (14.11.12 Saat 15:52 ) değiştirilmiştir.
Cevap: Aura, Biyoenerji ve insan vücudundaki çakralar.
renk Nickli Üyeden Alıntı
Doğu mistizminde anlatılan bu ilim alevilikte var mı? Varsa nasıl anlatılır? Zahiri ilimlere mi girer yoksa batıní mi? Bilgilerinizi öğrenmek isterim...
Alevilikte ne yok diye sormak daha mantıklı olur bence.. eger modern terimler ile yada amerikalıların para kazanmak icin eski tekniklere taktıkları yeni adlar ile ararsanız bulamazsınız..
Cakra denilen noktaları yada olguları zaten 4 kapı 40 makam sırasında pir taliplere actırır.. Mesela gönül gözünün acılması bunlardan biridir. Amerikalıların hadi söyle yapalım elleri suraya koyalım hoooop acıldııı demesiyle cok farklıdır isler. Bizim yolumuzda gönül gözü acıldı mı gercekten kiside önemli degisiklikler olur.. Yıllarca çakra calısması yapan ama hicbir ermislik ibaresi olmayan yıgınla insan vardır.. Neyse, bu arada ortak bir terim de var örnegin 7. çakra TAÇ alevilikte de aynı sekilde gecer. Alevi inisiyasyonu direkt 7. çakrayı acmaya yönelir Taç cok önemlidir. Ama bunlar derin batıni bilgiler ve yöntemlerdir, pirler manaları anlasa da taliplerin büyük bir bölümü anlamaz.
Size Seyh Safi buyrugundan Taç çakra ile ilgili yazılan yerleri kopyalıyorum “Tac nedir, istivası nedir, tacın kubbesi nedir, kenarı nedir, lengeri nedir, imanı nedir, kelimesi, kıblesi, kilidi, farzı, sünneti, hayatı, mematı, aslı, fer’i nedir?”
cevaplar ise şöyle: “Tacdan murad Muhammed-Ali’dir. Tacın istivası, süfliden ulviye geçmek, kubbesi nokta-i hakikat, kenarı iki âleme hükmetmek, lengeri sâlikler istivası, imanı hakikat menzili, kelimesi tekbir, kıblesi pîrdir. Tacın guslü halktan uzlet edip halayıktan(alayıktan) beri olmak, kilidi her müşkili hal eylemek, farzı erenler sohbeti, sünneti erenler hizmeti, canı başta giymek, hayatı paklıktır. Yani hizmet hora geçip erenler nazarında makbul olmaktır. Tacın memâtı halk eli değmektir, aslı tövbe istiğfar etmek, fer’i avamdan uzak olmaktır. Ayrıca tacın kubbesinde “kullu sey’in hâlikun illa vecheh,” ortasında “lâ ilâhe illâ hû,” eteğinde “Yâsîn ve’l-Kur’âni’l- Hakîm,” içinde “senurîhim âyâtina fi’l-âfâki ve fî enfusihim,” dışında “lâ ilâhe illallah Muhammed rasûlullah Aliyyun veliyullah,”yazılıdır. Tacın içi sırdır, dışı nurdur, iğnesi mürşittir, ipliği tâliptir, kubbesi bir Allah’tır, terkleri on iki imamdır, mührü Muhammed-Ali’dir, eni doğudan batıya (maşrıktan mağribe), uzunluğu arştan kürsiye kadardır, kapısı dörttür”
__________________
"Biz Ehl-i Beyt’i Rahmeten lil âlemin’den ve Şecere-i Nübüvvet’teniz. İlim ve hikmet menbaı, ilim ve irfan madeni olduğumuzdan halkın belâsını çekeriz. Çünkü halkı Hakk’a davet ederiz."
(İmam Bakır)