Degerli Canlar,
Yeni bir yazı diziniyle sizleri rahatsız etmeye geldim.Eğer sizi incitirsem beni affedin.
Alevilik,Adem oğlu Habil ile başlar,çağın ilk gerillası ve kölesi olan Spartaküs ile devam eder.Tarih boyunca hep ezilenlerin ve mazlumların yanında yer almışızdır.Nesimi'nin deyimiyle Alevilik bir mezhep değil bir yoldur.Bu yol bize çok pahalıya mal olmuştur.Tarih boyunca,derimizi yüzmüşler,zindanlara atmışlar,darağacında sallandırmışlardır.İslamiyet’in mayası ve Osmanlı’nın manevi temeli olmamıza rağmen boynumuz hiç kılıçtan eksik olmamıştır.
Günümüz toplumunda elden ele dolaşan Kur’an’ın, değiştirildiği, tahribata uğradığı ve gerçek Kur’an’ın,dönem’in “Konuşan Kur’an” olarak anılan Ali tarafından derlenip toplandığı inancını taşımaktayız.”Hiçbir ayet yoktur ki,onun gece mi?, gündüz mü?,ovada mı?,dağda mı? indiğini bilmeyeyim”diye meydan okuyan ve döneminde bilgi bakımından hiç kimsenin cesaret edip de karşısına çıkamadığı bir Ali,elimizde ki Kur’an’ın hiçbir aşamasında yer almamıştır.
Allah, bunu doğrular nitelikte bir ayet göndermişse'de
”Biz her şeyi apaçık bir İmam’da saymışız” Yasin-12. Ayet
çok bir önem arz etmemektedir.
Kur’an’ın toplatılması ve bir araya getirilmesi için oluşturulan komisyonda Ali’nin adı bile geçmemiş ve komisyon başkanlığına, Ebubekir’in hilafeti döneminde Ali’nin evine baskın yapan Zeyd Bin Sabit getirilmiştir.
Ali, Kur’an’ı yazmak için beş yıl evine kapanmış, cuma namazları dışında evinden dışarı çıkmamıştır.Kur’an’ı bitirdikten sonra Ebubekir ve komisyon üyelerine götürmüştür.Ebubekir ve komisyon üyeleri, ensarlar ve muhacirlere ait hakaret içeren ayetleri ve ehlibeyt’i öven ayetleri görünce,bizim Kur’an’ımız var, sen oku diye onunla alay etmişlerdir.Ali bir daha yazmış olduğu Kur’an’ı,gündeme getirmemiş ve kendisi ile sır olmuştur.
Ali’nin Kur’an’ı eğer günümüze kadar ulaşmış olsaydı aşağıda ki ayetleri görmeniz kaçınılmaz olacaktı.
“De ki; Onlar Allah’ın evini hiç boş bırakmazlar ve alınları secdeden hiç ayrılmaz.Onlar ki, Allah’ın evini terk ettiklerinde,
cihat yaptığını düşünerek ateş yakarlar,kullarımı benden alırlar. Şüphesiz ki zalimler için acıklı bir azap vardır”
“Ey iman edenler; On bir ay boyunca, kul hakkı yediniz,zina ettiniz,çaldınız,çırpdınız.Bir ay boyunca, zoraki oruç tutup yatmayı yeğlediniz.İş yükünüzü, oruç tutmayanların üzerlerine yıktınız .Üç yüz altmış dört gün günah işleyip, bir gecede günahlarınızın af olacağını düşündünüz.Vay halinize açık bir delalet içindesiniz”
“Ey Peygamber de ki: Eğer senden sonra ailene zulüm edilirse,onlar’ın iki yakasını bir araya asla getirmeyeceğim”
“ Onlar ki, gösteriş ve mükafat istemek için namaz kılmazlar,Onlar ki,günahlarından arınmak için oruç tutmazlar,Onlar ki,ibadetlerini gece yapmayı severler” Onlar ki salih kimselerdir”
Canlar,Ali'nin Kur'an'ı insanoğlu'nun kalpleri'nin derinliklerinde saklıdır.Gizli öğretinin sahipleri olan bizler,bu mirasa sahip çıkmalıyız.
Hayatta insanoğlu olarak,o kadar boş ve anlamsız işlerle meşgul oluyoruz ki;tarihte cevabını bekleyen soruların sorumluluğunu almaktan kaçınıyoruz.
Saflarınızı birleştirin canlar, birbirinize sımsıkı kenetlenin ki,Mervanlar aranıza girmesin.Kabe’ye gidemiyorsanız bile,İçinizde ki Kabe'nin etrafını tavaf edin.
İlk emri oku olan bir kitaba sahipsiniz.
Okuyun ki, tarihte sorular cevapsız kalmasın.
Selam olsun Kabe'nin gerçek yolcularına...
Sizleri rahatsız edebildiysem ne mutlu bana.Başka yazı dizininde görüşmek dileğiyle.Değerli yorumlarınızı ve eleştirilerinizi bekliyorum.
Sponsor Reklamlar
Konu Enel-Hak tarafından (20.08.12 Saat 10:54 ) değiştirilmiştir.
“De ki; Onlar Allah’ın evini hiç boş bırakmazlar ve alınları secdeden hiç ayrılmaz.Onlar ki, Allah’ın evini terk ettiklerinde,
cihat yaptığını düşünerek ateş yakarlar,kullarımı benden alırlar. Şüphesiz ki zalimler için acıklı bir azap vardır”
“Ey iman edenler; On bir ay boyunca, kul hakkı yediniz,zina ettiniz,çaldınız,çırpdınız.Bir ay boyunca, zoraki oruç tutup yatmayı yeğlediniz.İş yükünüzü, oruç tutmayanların üzerlerine yıktınız .Üç yüz altmış dört gün günah işleyip, bir gecede günahlarınızın af olacağını düşündünüz.Vay halinize açık bir delalet içindesiniz”
“Ey Peygamber de ki: Eğer senden sonra ailene zulüm edilirse,onlar’ın iki yakasını bir araya asla getirmeyeceğim”
“ Onlar ki, gösteriş ve mükafat istemek için namaz kılmazlar,Onlar ki,günahlarından arınmak için oruç tutmazlar,Onlar ki,ibadetlerini gece yapmayı severler” Onlar ki salih kimselerdir”
Helal valla.
Takir takir vahi indirmissiniz.
Adini profet koyup´ta tek kelime vahi alamayanlar utansin.
Şöyle bir kat'i malumat olduğunu büyüklerimden işitmedim, görmedim ve okumadım değerli Enel-Hak abi. Şayet böyle bir hakikat var ise ilm-i havvas ve tancim ve hatta ilm-i cifr geçrsiz olur. Ama ben varlığımile şahidim ki şu saydıklarım ve niceleri Kelam-ı Kadim içinde saklıdır. Okumasnı bilenler sahip olurlar. O halde ispat ile gördüğüm bir hakikat karşısında şu metne çok fazla inanasım yok diğerleri gibi Kusura bakmayın. Kelam-ı Kadim birdir ve hakikattir, dördüncüdür ki dördü de O'nda yazılıdır. Şunun bunun Kur'anları yoktur. Kur'an'ı tam manasıyla tanzim Osman zamanında olsa ve İmam Ali (k.v.)'nin kendine has bir tanzimi olsa da (böyle bir malumatım yok fikir yürütüyorum) bu ayetlerin farklı olduğunu göstermez.
“Ey iman edenler; On bir ay boyunca, kul hakkı yediniz,zina ettiniz,çaldınız,çırpdınız.Bir ay boyunca, zoraki oruç tutup yatmayı yeğlediniz.İş yükünüzü, oruç tutmayanların üzerlerine yıktınız .Üç yüz altmış dört gün günah işleyip, bir gecede günahlarınızın af olacağını düşündünüz.Vay halinize açık bir delalet içindesiniz”
Zaten şu edebiyyat Kur'an'ın söyleniş üslubuna da aykırı görünüyor. Bana Müseyleme'nin Karia Suresine atfen söylediği şiiiri andırdı.
Kari Surasi şöyle: Elkariah... Mel kariah? Ve ma edrake mel kariah! Yevme yekunün nasü kelferaşil mebsus...
(Karia... Nedir o Karia? Karia'nin ne olduğunu sen ne bileceksin? O gün insanlar uçuşan pervaneler gibi şuraya buraya fırlatılır.)
Bir de Müseyleme'ye bakalım ne demiş: "El filu... Mel filu? Ve ma edrake mel filu! El filu ve hortumuhu tavilun."
(Fil...Nedir o fil? Filin ne olduğunu sen nereden bileceksin! O fil ki hortumu hayli uzundur.)
TANZİM'de söylediğim gibi haklı olabirsiniz belki. Fakatayetlerin içeriğinde böyle bir farklılık yoktur. Kur'an'ın her yerinde Hanedan'a övgüler yazılıdır. Fakat yezitler farklı manalar vermekte ... "Ve ala ali seyyidine Muhammed"'deki al-i Muhammed (a.s) (Muhammed'in ailesi) ibaresini Muhammed'in ailesi ve ashabı şeklinde genişletirler. Haşa ashaba garez besleyenlerden Çalap Tanrı uzak eylesin. Fakat işte lugat! Lugata pehlivanlık olmaz.
Emeğinize sağlık...
Aşk ile...
Değerli Canlar,
Amacım burda kimseyi alaya almak yada yoktan var etmek değil,Kendime ait bir bakış açısı vardı sadece onu sizlerle paylaşmak istedim.Yanlış yapmaktan Allah'a sığınırım.Değerli yorumlarınız ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.Sevgilerle...
Simdi Tevrat, Zebur ve Incil degistirildigi icin Allah Kuran´i kendi korumasina aldi demek bana biraz Allah inancini kavrayamamak gibi geliyor. Sebebine gelince musibetlerden ders alarak, önlem almak Allah´in sanina yakismaz.
Zaten Allah´in Kuran´i korudugu iddiasi da ayetin yorumundan ibarettir.
Hicr 9: Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, her halde biz onu muhafaza da edeceğiz.
Kuran´in 6666 ayetten olustugu inanci nerden geldi bilinmez ama Kuran´daki ayet sayisi bu sayidan cok düsük. Bu da bazi ayetlerin tamamen kaldirilmis olma ihtimalini akillara getirmekte. Bazi ayetler silindi ise, haliyle diger ayet ve kelimelerin de yerlerinden kaydirilarak surelerin anlamlari degistirilmis olma ihtimali vardir.
Kuran´da iyi bir temizlik yapabilmek icin, Hz.Ali gibi Kuran ilmine sahip olmak gerek. Yani onlar ancak anlayabildikleri ayetler üzerinde bazi taktiklere basvurmus olabilirler. Kuran´in tamaminin degistirilmis olabilecegini söylemek te sacmalik olur sanirim.
Yasin, Taha ve Insan surelerinin cogu ayetlerini ozanlarimizin siirlerinde okumaktayiz. Bu ayetler mevcut Kuran daki ayetlerle ayni. Ancak Haci Bektasi Veli´nin Makalatin´da 8,10 ayet var ve bunlar Kura da yok.
Bu ayetlerden biri su sekilde "Ey kullarım görmeyi göz ile mi, işitmeyi kulak ile mi, söylemeyi dil ile mi, tutmayı el ile mi, yürümeyi ayak ile mi, af olunmayı ibadet ile mi, hışmı günah ile mi, yanmayı od ile mi sanırsınız?"
Eğer Kur'an'ı,İncili,Tevrat'ı İlhan Arsel,Turan Dursun,Arif Tekin vb.gibi Ateist yazarların kaleminden yola çıkarak takip ederseniz,Kur'an ve diğer kitaplarda bir çok çelişkinin olduğunu göreceksiniz.Yıllarca Kur'an'ın eleştirilemeyeceği öğretisi, maalesef toplumumuzu Kur'an'a karşı yabancılaştırmıştır.Kur'an'ı iyi anlamak ve tahlil etmek gerekir.Bilim çağını yaşıyoruz,sorgulayan,araştıran ve eleştiren bir nesil yaratmak gerektiği inancındayım.Tekrar belirtmek istiyorum yanlış yapmaktan Allah'a sığınırız.Sevgilerle ...
Sünni bir ulema, nasil ayetleri kendi inancina, mezhebine, tarikatine göre yorumluyor ise, yukarda ismini verdigin sahislar da kendi inanc, ya da inancsizligi, ideolajisi dogrultusunda yorumlayacaktir.
Bu yüzden ben Kuran´i herkesin kendisinin okuyup, kendisin yorumlamasindan yanayim.
Kuran´da istenilen de budur zaten.
De ki; Onlar Allah’ın evini hiç boş bırakmazlar ve alınları secdeden hiç ayrılmaz.Onlar ki, Allah’ın evini terk ettiklerinde,
cihat yaptığını düşünerek ateş yakarlar,kullarımı benden alırlar. Şüphesiz ki zalimler için acıklı bir azap vardır”
Evet haklısın dostum,
bu görüşüne katılıyorum. Yalnız beni tedirgin eden "Bir kitabın kaderi,okuyucusunun zekasına bağlıdır" ya da okudukları Kur'an, köprücük kemiklerinden öteye gidemez ise ne olacak? Sivas'ta canları yakan ve" Allahuekber " diyerek tekbir getiren o zalimler, Kur'an okumamışlar mıydı? ve "Din'de zorlama yoktur" ayetini kavrayamamışlar mıydı?
Sevgili Dostum
Yunus'un bir sözü var "Arar idim Tanrıyı buldum,buldum da ne oldu" yıllarca aramış ama gittiği her yere Allah'ını'da götürmüştür.Allah'ın evinin insan'ın gönlünün derinliklerinde olduğunu düşünüyorum.Yukarıda ki benim belirtmiş olduğum ayette açıkça belirtildiği gibi cami'yi kastetmektedir ve Sivas katliamına işarettir.Eğer bu soruyu Hristiyan'a sorarsanız Kilise,Müslümana sorarsanız ya cami ya da Kabe cevabını alırsınız.Kura'n örneğinde belirttiğiniz gibi herkes kendi okumalı ve yine bana göre her kul Allah'ını kendisi bulmalıdır.