Sponsor Reklamlar


Hepimiz HRANTIZ...

 Genel konular Katagorisinde ve  Siyaset,Politika ve Ekonomi Forumunda Bulunan  Hepimiz HRANTIZ... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç8Beğeni
  • 3 gönderen bilgeyol
  • 2 gönderen cetinkayali
  • 1 gönderen bilgeyol
  • 1 gönderen cetinkayali
  • 1 gönderen bilgeyol

 
Seçenekler
Alt 19.01.14   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Hepimiz HRANTIZ...


7 yıldır birlikte korudular,
birlikte susuyorlar



<H2 class=font-style-addthis>


İLGİLİ HABERLER

ETİKETLER

Hrant Dink - Gezi Parkı - Agos -

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 7’inci yılında birkez daha binlerce kişi tarafından anıldı. Anmada, bugün iktidar kavgası verenlerin, 7 yıldır Hrant’ın katillerini koruduğuna ve sustuğuna dikkat çekildi.
MEZARI BAŞINDA ANILDI

Hrant Dink, bugün ilk olarak mezarı başında sevenlerinin katıldığı törenle anıldı. Hrant Dink için saat 12.45’te Zeytinburnu Balıklı Ermeni Mezarlığındaki mezarı başında tören düzenlendi. Törene eşi Rakel Dink, oğlu Arat, kardeşi Orhan Dink ve sevenleri katıldı. Rakel Dink ve anma töreni için gelen yakınları yanlarında getirdikleri çiçekleri Dink’in mezarına bıraktı. Daha sonra Hrant Dink için dini tören yapıldı, dua edildi. Duanın ardından Hrant Dink’in arkadaşı Malik Yalçın cinayeti anlatan ve kınayan bir şiir okudu.
GEZİ PARKI'NDA BİNLER TOPLANDI


‘7 yıldır birlikte korudular, birlikte susuyorlar’ sloganıyla çağrısı yapılan anma için bugün saat 13.00’te Gezi Parkı’nın yanında bir araya gelen binlerce kişi, Türkçe, Ermenice ve Kürtçe sloganlarla ve dövizlerle Osmanbey’de bulunan Agos gazetesine doğru yürüyüşe geçti. Polisin Taksim ve Gezi Parkı’nda yığınak yapması tepki çekti. “Affetmeyeceğiz”, “Unutmayacağız”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz” pankartlarının açıldığı yürüyüş boyunca sık sık, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Vur diyenler yargılansın”, “Katilleri koruyan cinayete ortaktır”, Her yer Agos her yer direniş” sloganlarını attı.

ROBOSKÎLİ AİLELERE DESTEK

Yürüyüş sırasında bu sabah evleri basılan Roboskîli ailelere de destek verildi. “Roboskî halkı yalnız değildir” sloganlarını atan binlerce kişi ev baskınlarını protesto etti. Gezi direnişinde hayatını kaybedenlerin de unutulmadığı yürüyüşte, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları da atıldı.
Yürüyüşe Dink’in mezarı başında yapılan anmadan ötürü Dink ailesi katılamazken, HDP bileşeni siyasi partiler, Gezi direnişinin ardından kurulan park forumları üyeleri, Feminist Kadınlar, taraftar grupları ve birçok siyasi parti ve platform ve dernek üyeleri destek verdi. Yürüyüşe HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel, HDP İstanbul İl Başkanı Şamil Altan, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş ile eski milletvekili Ufuk Uras’ın yanı sıra Dink’in arkadaşı çok sayıda gazeteci de katıldı. Birçok kişi matemi temsil eden siyah kıyafetlerle yürüyüşe katıldı. (İstanbul/EVRENSEL)
GÜLTEN KAYA: OĞUL ÖKSÜZÜ YAPTINIZ ANNELERİ

Agos Gazetesi'nin penceresinden ilk konuşmayı yapan Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya, şunları söyledi:
"Merhaba arkadaşlar, Hrant’ın sevgili kardeşleri;
Bizler, 19 Ocak’ta düştük, kanadık. Neredeyse yüz yıl boyunca hayatlarımızda asılı duran ve devletin yüzünü asan bir tartışmayı bitirecek olan insanın da buralardan gidişi üzerinden tam yedi yıl geçti.
Bu siyasi cinayetin satrancındaki tüm hamleleri, vezirini, şahını, piyonunu görebiliyoruz artık.
Kollarını, halkların birlikte, yan yana, birbirlerine dokunarak yaşama kültürünü oluşturmasına sıvayan Hrant Dink’in çabasıyla oluşturabileceğimiz mutabakatımıza, ortak yaşam protokolümüze sıkıldı kurşunlar. Çünkü tam orada duruyordu Hrant.
İstihbaratıyla, güvenlik birimiyle, medyasıyla artık tanıdığımız korunaklı bir şemsiyenin altında gayet nizami bir cinayet işlediler.
Bu intizamlı süreçte, derin yerlerden havalandı kuşlar ve gelip gelip medyanın başlıklarına kondular. Gördük. Okuduk.
Zamanın içinden geçerken sabrımızı, metanetimizi, tevekkülümüzü sınadık. Bizler bu sınavı verirken içimizdeki kuşlar göç etti, yapraklarımız döküldü, Ocak ayında karartıldı ocağımız.
Adadan uzaklaştı kayığımız ve sustu içimizdeki şarkılar.
Kardeşimiz Hrant, bizler, burada olanlar, kardeşlerin ve arkadaşların, tam yedi yıl önce senin ayakkabılarını giydik ve öyle basıyoruz yere.
Senin muhteşem aklına soruyoruz şimdi; adalet yere düştüğünde insanlık hangi pusulayla bulur yönünü?
Giderek hantallaşıp budanan, hareket alanı kalmamış bir hukukla yola nasıl devam edeceğiz derken, yolumuz parklara düştü. Tarihin zamana boyun eğdiğini gördük, orada aldık senin de selamını, kumru ve serçelerden. “Gittiler” dediklerimiz parkın ağaçları arasından gülümsüyordu, o uzun gölgeli gençlere ve çocuklara… Resimlerdeki suretleriniz bir dokunuşta ve oracıkta canlanıverdi.
İnsanlık ve yurttaşlık adına bir manifesto yazıldı, herkes gördü.
Hayatlarımızı dilim dilim doğrayan cüretkârlar!
Acının üzerine tuz eken bu devletin askeri yargısı da sivil yargısı da merhametten ve adaletten yoksundur artık. Bu cümlemizi koyduk orta yere, çünkü evlatlarının kahrından ölüyor artık, Roboskî anneleri. O kahırla öldü Fadime Ayvalıtaş ve Berfo anne. Onların ve Cumartesi annelerinin bedduası değil, âhı yükseldi gökyüzüne, bu âhı duyanınız var mı? Bu ah gelip bulacak sizleri, anlamayanınız kaldı mı?
KCK davalarından Alevilere, avukatlara, gazetecilere, öğrencilerden, gezicilere, LGBTİ haklarından tüm insan haklarına, topluma yayılan koku ve korkunun kılavuzu kim? Yüzünüzdeki örtü iyice aralanıyor ve görüyoruz arkasındaki siluetlerinizi. Çünkü bir yüzünüz bile yok sizin!
Cepheler arasında kendi mevzilerinize yığınak yaparken sizler, yalanlarınız, ihanetleriniz ve kırımlarınızla elimizden dünyayı düzeltecek başka çocuklarımızı da aldınız. Ali İsmail’i, Ethem’i, Abdullah’ı, Mehmet’i, Mustafa’yı, Medeni’yi, Ahmet’i aldınız. Oğul öksüzü yaptınız anne babaları.
Bu ülkenin evlatlarına hain pusular kuruldu başka topraklarda, 3 kadın yere düşürülüp omuzlara alındı Fransa topraklarında, unutmak mümkün mü, ne çok ocağı söndürdüğünüzü. Bunların da ahı duruyor orta yerde, bir utanç duyanınız var mı?
Plastik mermilerle, gaz fişekleriyle, gözümüzü çıkardınız. İnsansız uçaklarınızdan insanlara bomba yağdırarak girdiniz çocukların uykularına. Kolunun altındaki sıcak ekmeğine attığınız gaz kapsülünden beri bir hastane odasında uyuyor Berkin Elvan. Halkın cümlesiyle; bunu yapanlara haram olsun uykular!
İkballeriniz uğruna izanınızı-insanlığınızı kaybettiniz. Yordunuz, kırdınız, kıydınız. İnkar ettiniz, sizleri belleğimize kazımayı farz kıldınız. Bunları da ekledik tüm acıların kayıtlı tarihine.
Neresi memleket sizin için, kimler memleket evladı, hangi dereler sizin oluyor ki parklara, dağlara göz dikiyorsunuz!
Neyiniz hakkaniyetli, neyiniz hakikatli sizin?
Bomboş retoriğiniz ve yüz yıllık reflekslerinizle adlarımızı dahi unutmamızı istediğinizi bizler nasıl unuturuz?
2014 yılındayız, içinizden tekrar edin lütfen, 2014! Ve komşularımıza kamyonlar dolusu barış demokrasi ve insan hakkı değil, kamyonlar dolusu silah taşıyoruz! Yani, birbirinizin gözlerinin içine bakarak birbirinizi öldürün diyoruz onlara!
Bu günahları yıkayacak bir yağmur olmayacak!
Böyle bir memleket mi ağartsın yüzümüzü? Bayramı zehir, kandili ışıksız, bahçesi dağılmış, ocağı söndürülmüş günahsız insanların kuşlar gibi vurulduğu bir memleket mi?
Ömrümüzü sızlatan tüm kayıplarımızla tarih ve yemin kelimelerini yan yana kullanıyoruz artık. Başka bir adalet yoksa hayatın adaleti tutacak yakalarınızdan biliyoruz.
Sözün özü; devletin dürüstlüğünden kuşku duymayan kaldı mı aramızda arkadaşlar?
Hrant Dink Devlet dersinde katledilmiştir. Hayat ve tarihin bu bahiste bazı cüretkârlara vereceği notu bilelim ve bu dersi hiç unutmayalım. O kadar iyi bilelim ki bu dersi, bu ders onlara dert olsun! Hayat onlara ağu olsun, zehir olsun!
Biz burada olanlar ise, kahırlarımız ve gülüşlerimizle besleyeceğiz insanlık düşümüzü.
Çünkü gülmek, Edip Cansever’in dizesindeki gibi “Bir halk gülüyorsa güzeldir” bize…
Hrant Dinkin anısı bizi ıssızlaştırsa da, acısıyla bilgeleşecek, aydınlık aklı ve gülüşüyle güçleneceğiz!
Selam olsun halkların kardeşliğine!"
BEYAZ BERELİ POLİSLER

Agos Gazetesi önünde görev yapan bazı trafik polislerin "beyaz bere" takması tepki çekti. Beyaz bereli polislere sosyal medyada büyük tepki gösterildi. Hrant Dink'in katili Ogün Samast, cinayet sırasında beyaz bere takıyordu. "Beyaz bere" trafik polislerinin olağan aksesuarları arasında yer alıyor ancak Twitter kullanıcıları havanın güneşli oluşuna dikkat çekiyor ve "Bu bir mesaj mı" sorusunu soruyor.



DİNK ANMASINDAN DÖNEN KİTLEYE POLİS MÜDAHALESİ

Hrant Dink anmasının ardından Taksim'e yürüyen kitleye polis Galatasaray Lisesi önünde plastik mermi ile müdahale etti.

Agos Gazetesi önünde düzenlenen Hrant Dink anmasının ardından kitlenin bir bölümü sloganlar eşliğinde Taksim'e yürüdü. İstiklal Caddesi'nde "Hrant Roboski katleden faşist devlettir" pankartı açarak "Katil devlet hesap verecek", "Her yer Taksim her yer direniş" ve "Hepimiz Hrant'ız" sloganları eşliğinde Galatasaray Lisesi önüne yürüdü. Kitleye lise önünde polis plastik mermilerle müdahale etti. Polisin müdahalesine tepki gösteren bir kadın kolunu cam parçası ile keserek "Yeter artık bu zulmü" durdurun diye bağırdı.

Gerginlik devam ediyor. (İSTANBUL)



www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-01-19 09:49:29,
----------------------------------------------
HEPİMİZ HRANTIZ,
HEPİMİZ KÜRDÜZ,
HEPİMİZ ALEVİYİZ,
HEPİMİZ EZİLEN VE SÖMÜRÜLENLERDEN YANAYIZ.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (19.01.14 Saat 17:20 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.14   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Hepimiz HRANTIZ...


BURADAYIZ AHPARİG!


ANF / DİHA
Güncellenme : 19.01.2014 13:57
Hrant Dink, katledilişinin 7. yıldönümünde de onbinlerce kişinin katıldığı bir yürüyüşle anıldı. Anmada konuşan Gültan Kaya, "İstihbaratıyla, güvenlik birimiyle, medyasıyla artık tanıdığımız korunaklı bir şemsiyenin altında gayet nizami bir cinayet işlediler" dedi; Paris'te katledilen 3 devrimci kadından, Roboski Katliamı'na, Gezi direnişinde yaşamını yitirenlere kadar devlet tarafından katledilenleri andı.

Gazeteci Hrant Dink'in katledilişinin 7. yıl dönümünde on binlerce kişi Taksim'de toplandı. Gezi Parkı, polis tarafından bariyerlerle kapatılırken, Hrant'ın dostları parkın yan tarafındaki caddede, pankart ve fotoğraflar ile bir araya geldi.

Bu yılki anma, "Cinayeti AKP mi cemaat mi işledi" tartışmalarına yanıt olarak, "7 yıl birlikte korudular, birlikte susuyorlar" şiarıyla yapıldı.

Ermenice ve Türkçe, "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" ve "Unutmadık, unutturmayacağız" yazılı pankartlar açan kitle, saat 13.30'da Agos gazetesine doğru yürüyüşe geçti.

On binler hep bir ağızdan "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Biji bratiya gelan", "Katil devlet hesap verecek", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Biz bitti demeden bu dava bitmez", "Roboskî halkı yalnız değildir" sloganlarını haykırdı.

Yürüyüşe Dink ailesinin yanı sıra HDP Eş Başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, ÖDP Eş Başkanı Alper Taş, HDP İstanbul Belediye Eş Başkan Adayı Sırrı Süreyya Önder ve DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun da aralarında olduğu çok sayıda kurum temsilcisi de katıldı.

Ayrıca taraftar grupları da anmaya katılırken, Bandista Hrant için şarkılar çalarak yürüdü.

Yürüyüş sırasında yapılan konuşmalarda atılan sloganlarda 1915 soykırımında öldürülen Ermeniler, askeri birlikte öldürülen Sevag Balıkçı, Ahmet Kaya, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz ile öldürülen Gezi direnişçileri ve 34 Roboskili köylü de anıldı, herkes için adalet istendi.

Agos gazetesinin önüne ulaşan Dink'in dostları, katliamın gerçekleştiği saat 15.05'de saygı duruşunda bulundu, Hrant'ı dinledi.

Her yıl olduğu gibi Dink ailesi Agos gazetesinin penceresinden yürüyüşçüleri selamladı.

NİZAMİ BİR CİNAYET İŞLEDİLER

Anmada bu yıl Gülten Kaya konuşma yaptı. Gültan Kaya'nın konuşmasından bazı satırbaşları şöyle:

"Bizler, 19 Ocak’ta düştük, kanadık. Neredeyse yüz yıl boyunca hayatlarımızda asılı duran ve devletin yüzünü asan bir tartışmayı bitirecek olan insanın da buralardan gidişi üzerinden tam yedi yıl geçti. Bu siyasi cinayetin satrancındaki tüm hamleleri, vezirini, şahını, piyonunu görebiliyoruz artık.

İstihbaratıyla, güvenlik birimiyle, medyasıyla artık tanıdığımız korunaklı bir şemsiyenin altında gayet nizami bir cinayet işlediler.

Kardeşimiz Hrant, bizler, burada olanlar, kardeşlerin ve arkadaşların, tam yedi yıl önce senin ayakkabılarını giydik ve öyle basıyoruz yere.

Senin muhteşem aklına soruyoruz şimdi; adalet yere düştüğünde insanlık hangi pusulayla bulur yönünü?

Giderek hantallaşıp budanan, hareket alanı kalmamış bir hukukla yola nasıl devam edeceğiz derken, yolumuz parklara düştü. Tarihin zamana boyun eğdiğini gördük, orada aldık senin de selamını, kumru ve serçelerden. “Gittiler” dediklerimiz parkın ağaçları arasından gülümsüyordu, o uzun gölgeli gençlere ve çocuklara… Resimlerdeki suretleriniz bir dokunuşta ve oracıkta canlanıverdi.

İnsanlık ve yurttaşlık adına bir manifesto yazıldı, herkes gördü. Hayatlarımızı dilim dilim doğrayan cüretkârlar!

ANNELERİN AHI SİZLERİ GELİP BULACAK

Acının üzerine tuz eken bu devletin askeri yargısı da sivil yargısı da merhametten ve adaletten yoksundur artık. Bu cümlemizi koyduk orta yere, çünkü evlatlarının kahrından ölüyor artık, Roboskî anneleri. O kahırla öldü Fadime Ayvalıtaş ve Berfo anne. Onların ve Cumartesi annelerinin bedduası değil, âhı yükseldi gökyüzüne, bu âhı duyanınız var mı? Bu ah gelip bulacak sizleri, anlamayanınız kaldı mı?

KCK davalarından Alevilere, avukatlara, gazetecilere, öğrencilerden, gezicilere, LGBTİ haklarından tüm insan haklarına, topluma yayılan koku ve korkunun kılavuzu kim? Yüzünüzdeki örtü iyice aralanıyor ve görüyoruz arkasındaki siluetlerinizi. Çünkü bir yüzünüz bile yok sizin!

Cepheler arasında kendi mevzilerinize yığınak yaparken sizler, yalanlarınız, ihanetleriniz ve kırımlarınızla elimizden dünyayı düzeltecek başka çocuklarımızı da aldınız. Ali İsmail’i, Ethem’i, Abdullah’ı, Mehmet’i, Mustafa’yı, Medeni’yi, Ahmet’i aldınız. Oğul öksüzü yaptınız anne babaları.

3 KADINA HAİN PUSU KURULDU

Bu ülkenin evlatlarına hain pusular kuruldu başka topraklarda, 3 kadın yere düşürülüp omuzlara alındı Fransa topraklarında, unutmak mümkün mü, ne çok ocağı söndürdüğünüzü. Bunların da ahı duruyor orta yerde, bir utanç duyanınız var mı?

Plastik mermilerle, gaz fişekleriyle, gözümüzü çıkardınız. İnsansız uçaklarınızdan insanlara bomba yağdırarak girdiniz çocukların uykularına. Kolunun altındaki sıcak ekmeğine attığınız gaz kapsülünden beri bir hastane odasında uyuyor Berkin Elvan. Halkın cümlesiyle; bunu yapanlara haram olsun uykular!

DİNK DEVLET DERSİNDE KATLEDİLDİ, BU DERSİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ!

Bomboş retoriğiniz ve yüz yıllık reflekslerinizle adlarımızı dahi unutmamızı istediğinizi bizler nasıl unuturuz?

2014 yılındayız, içinizden tekrar edin lütfen, 2014! Ve komşularımıza kamyonlar dolusu barış demokrasi ve insan hakkı değil, kamyonlar dolusu silah taşıyoruz! Yani, birbirinizin gözlerinin içine bakarak birbirinizi öldürün diyoruz onlara!

Bu günahları yıkayacak bir yağmur olmayacak!

Sözün özü; devletin dürüstlüğünden kuşku duymayan kaldı mı aramızda arkadaşlar?

Hrant Dink Devlet dersinde katledilmiştir. Hayat ve tarihin bu bahiste bazı cüretkârlara vereceği notu bilelim ve bu dersi hiç unutmayalım. O kadar iyi bilelim ki bu dersi, bu ders onlara dert olsun! Hayat onlara ağu olsun, zehir olsun!

Biz burada olanlar ise, kahırlarımız ve gülüşlerimizle besleyeceğiz insanlık düşümüzü.

Çünkü gülmek, Edip Cansever’in dizesindeki gibi “Bir halk gülüyorsa güzeldir” bize… Hrant Dinkin anısı bizi ıssızlaştırsa da, acısıyla bilgeleşecek, aydınlık aklı ve gülüşüyle güçleneceğiz!

Selam olsun halkların kardeşliğine!"

Açıklamanın ardından Kaya ve Rakel Dink, katılımcıları selamladı.

Anma, sloganlarla sona erdi.

MEZAR BAŞINDA ANMA YAPILDI

Bu arada Dink için Zeytinburnu Balıklı Ermeni Mezarlığı'nda anma gerçekleştirildi. Anmaya Dink ailesi ve dostları katıldı.

Mezara çiçekler bırakılırken, dini tören yapıldı, dualar edildi. Törenin sonunda daha önceki törenlerde olduğu gibi Dink'in arkadaşı Malik Yalçın tarafından bir şiir okundu.
GÜNDEM
Sponsor Reklamlar

renk, cetinkayali ve lipanali bunu beğendiler.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.14   #3
cetinkayali
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2013
Nereden: frankfurt almanya
Mesajlar: 8
Rep Puani : 20
Standart Cevap: Hepimiz HRANTIZ...


yillarca faili belli olmayan (aslinda herkesce bilinen ) cinayetler islendi devlet eliyle ve protestolar yürüyüsler toplantilar yapildi ama tc devleti hepsinin üstünü örtü ama bu sefer faili belli olan bir olayda bile devlet hala katilleri koruyor yanlis anlasilmak istemem ama bir an aklima demirelin sözü takildi yollar yürümekle asilmaz biz aleviler ve solcular daha nereye kadar katliamlara baskilara ugrayacagiz ....nacizane bir sorum var sizlere CÖZÜM nedir ?silahli mücadelemi yada örgütlü bir siyasi mücadelemi ?
Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve renk bunu beğendiler.
cetinkayali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.14   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Hepimiz HRANTIZ...


cetinkayali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
yillarca faili belli olmayan (aslinda herkesce bilinen ) cinayetler islendi devlet eliyle ve protestolar yürüyüsler toplantilar yapildi ama tc devleti hepsinin üstünü örtü ama bu sefer faili belli olan bir olayda bile devlet hala katilleri koruyor yanlis anlasilmak istemem ama bir an aklima demirelin sözü takildi yollar yürümekle asilmaz biz aleviler ve solcular daha nereye kadar katliamlara baskilara ugrayacagiz ....nacizane bir sorum var sizlere CÖZÜM nedir ?silahli mücadelemi yada örgütlü bir siyasi mücadelemi ?

Çetinkaya can,
cumhuriyet kuruldu kurulalı,
aleviler hem katliamlara maruz kalmış hem görmezden gelinmiştir,,
kürtlerde görmezden gelinmiştir,
cumhuriyetten sonrada alevi katliamları devam etmiştir,
alevi kitlesi korku,şiddet ve baskı politikalarıyla,
asimile edilip yok edilmeye çalışılmıştır,
ne yazıkki kürtlerin kaderide alevilerden farklı değildir,
iktidarlar hep alevi ve kürtleri ayrıştırmak için entrikalar çevirmişlerdir,
zaten kürtler ve alevilerin demokratik haklarının verildiği bir türkiye,
barış olarak tüm dünyayı geride bırakır,
dünya barışının çekim merkezi olur,
silahlı mücadelemi,
örgütlü siyasi mücadelemi diye sormuşsun,
tabiki demokratik hak ve özgürlükler alınana kadar,
örgütlü siyasi mücadele diyoruz.
silahlar susmalı,
inanç olarakda ALEVİLER,
O KADAR KATLİAMLARA UĞRAMASINA RAĞMEN,
İNSAN CANINA KIYMAZ.
sevgilerle.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.14   #5
cetinkayali
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2013
Nereden: frankfurt almanya
Mesajlar: 8
Rep Puani : 20
Standart Cevap: Hepimiz HRANTIZ...


düsüncelerinize katiliyorum ama mesela almanyadaki alevi derneklerinde bir cok toplatiya katildim (AABF ye bagli alevi kültüre merkezleri) bu merkezlerde siyasi mücadele verelim artik aleviler siyasetden uzaklastikca ezilmeye yok olmaya mahkumdur türkiye yönetiminde artik alevilerde sözsahibi olsunlar dedikce burdaki gencleri hep disladilar aleviler siyaset yapmaz diye ama simdi aabf de millet vekili olabilmek icin siyaset yapanlarida görünce acikcasi alevi gencleri derneklerden uzaklasti simdi almanyaya gelen birinci kusak hala eski yöntemlerle dernek calismasi yapiyorlar ama genclerden yoksun tabiki genclerin sordugu baska sorularda var tr de hangi siyasi olusuma güvenipde icinde olabilecegiz gibi celiskiler yasiyorlar bencede türk siyasetinda kimin kim oldugu yada kime güvenebilinecegi biraz karisik ne dersiniz ?bu gencler icin cözüm önerileriniz olabilirmi yada formda bu konu ile ilgili bir calisma yapilabilirmi ?
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
cetinkayali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.14   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Hepimiz HRANTIZ...


cetinkayali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
düsüncelerinize katiliyorum ama mesela almanyadaki alevi derneklerinde bir cok toplatiya katildim (AABF ye bagli alevi kültüre merkezleri) bu merkezlerde siyasi mücadele verelim artik aleviler siyasetden uzaklastikca ezilmeye yok olmaya mahkumdur türkiye yönetiminde artik alevilerde sözsahibi olsunlar dedikce burdaki gencleri hep disladilar aleviler siyaset yapmaz diye ama simdi aabf de millet vekili olabilmek icin siyaset yapanlarida görünce acikcasi alevi gencleri derneklerden uzaklasti simdi almanyaya gelen birinci kusak hala eski yöntemlerle dernek calismasi yapiyorlar ama genclerden yoksun tabiki genclerin sordugu baska sorularda var tr de hangi siyasi olusuma güvenipde icinde olabilecegiz gibi celiskiler yasiyorlar bencede türk siyasetinda kimin kim oldugu yada kime güvenebilinecegi biraz karisik ne dersiniz ?bu gencler icin cözüm önerileriniz olabilirmi yada formda bu konu ile ilgili bir calisma yapilabilirmi ?

çetinkayalı,
en can alıcı konuya temas ettin bu konuda farklı yorumlarla,
karşılaşmak olasıdır.
Gerek avrupadaki alevi dernekleri olsun,
gerek türkiyedeki alevi dernekleri olsun gençlik konusunda büyük
sıkıntılar içerisindeler ve bu sıkıntılardan doğan yanlışlar yapmaktadır.
gençliği örgütlemede büyük sıkıntılar yaşamaktadır.
aleviler genelde siyasete yatkın kişilerdir,
devamlı zulümlere ve haksızlıklara baş kaldırmışlardır,
tarihimiz bunun örnekleriyle doludur.
gençliği olamayan bir yapılanmanın geleceği olamaz.
siyasi düşünceye yatkın gençleri,
alevi dernekleri hep dışlamıştır,
alevi derneklerinde siyaset yapılmaz diye,
ama kendileri siyasete atılmıştır,
alevi derneklerine gelen gençler
siyasetle Aleviliğin bu günkü süreçte yapması gerekenler
konusunu anlattığında dernek yönetimleri,
dedeleride kullanarak gençliğin
siyaset yapamayacağını söyleyerek derneklerde dışlıyorlar.
alevi derneklerini şekilci bir yapıya büründürüyorlar,
gençlerde derneklere gelmiyor,
gelenlerde semah ve saz kursu olarak geliyor,
Aleviliği sadece şekilciliğe dönüştürülen semahı,
ve saz kursuyla ilgileniyorlar,
bu süreklilikte gençleri siyasette dışlandığı için,
gençlere lümpen ilişkiler yolunu açıyor,
oysa Aleviliğin felsefi yönü,
İNSAN HAKLARI VE
EVRENSELLİĞİNİ KAPSAR.
bu konuda sizinde görüşlerinizi alabilirmiyim.
sevgilerle.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (19.01.14 Saat 20:04 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.01.14   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Hepimiz HRANTIZ...


Devlet ve cinayet


Buradayız ahparig!


Okuyucu Modunu Aç Okuyucu Modu Kapat Yazıyı Büyüt: 12 14 16 18 20
Hakan Bakırcıoğlu*

Agos gazetesinin 5 Şubat 2004 tarihli nüshasında Sabiha Gökçen’in yetimhaneden alınmış bir Ermeni kızı olduğuna dair haber yapılmış, bu iddiayı içeren haber Hürriyet gazetesi tarafından da 21 Şubat 2004 tarihinde manşetten verilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı, Hürriyet gazetesinde çıkan bu haber üzerine 22 Şubat 2004’te internet sitesinde şu ifadeleri içeren açıklamayı yapmıştır: “Sabiha Gökçen(i)…böyle bir sembolü, amacı ne olursa olsun, tartışmaya açmak, milli bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır… Milli birlik ve beraberliğimize ve mili değerlerimize yönelik bu tip yayımların ne amaçla yapıldığı, Türk toplumunun büyük bir kesimince artık anlaşılmakta ve endişe ile izlenmektedir. Türk milletinin birlik ve beraberliğine, layık olduğu toplumsal barışa, Atatürk’ün manevi varlığına ve düşünce sistemine, Türk milletine yakışır sağduyu içerisinde sahip çıkmanın ve savunmanın, Türk Silahlı Kuvveleri yanında, her Türk vatandaşına ve bütün kurumlarına düşün açık ve seçik bir görev olduğu ortadadır.” Bu açıklamanın hemen ardında 24 Şubat 2004’te Hrant Dink İstanbul Valiliği’ne çağrılmış, İstanbul Vali Yardımcısı ve iki MİT mensubu ile Hrant Dink arasında bir görüşme gerçekleştirilmiştir.

26 Şubat 2004’te Agos gazetesi önünde Ülkü Ocakları tarafından “Ya Sev Ya Terk Et” sloganı üzerinden bir gösteri düzenlenmiştir. Bu gösteride dönemin Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Levent Temiz “Hrant Dink bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir, hedefimizdir” diye açıklama yapmıştır. Bu olaydan birkaç gün sonra da kendilerini ‘Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Federasyonu’ olarak isimlendiren dernek tarafından yine Agos gazetesi önünde gösteri yapılmış ve Hrant Dink aleyhine sloganlar atılmıştır.
Ardından Hrant Dink’in “Ermeni Kimliği Üzerine Ermenistan’la Tanışmak” başlığı altında seri şekilde yayımlanan yazılarından, esas olarak Ermeni Diasporasını eleştirdiği makalesinde yer verilen, “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur” ifadesi nedeni ile Hrant Dink hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Bunun üzerine ceza muhakemesi şartı olarak aranan izin Adalet Bakanlığı tarafından verilmiş ve Hrant Dink hakkında ‘Türklüğü Aşağılama’ iddiasıyla ceza davası açılmıştır. Davada, Kemal Kerinçsiz ile yandaşlarının, suçtan doğrudan zarar gördükleri kabul edilmiş ve ‘katılan’ sıfatıyla davada bulunmaları yönünde karar verilmiştir. Hrant Dink, yargılama devam ederken duruşmalar öncesi ve sonrasında protesto edilmiş, tehditlere maruz kalmış ve kendisine fiili saldırı teşebbüsünde bulunulmuştur. Yapılan ‘yargılama’ sonucu, Hrant Dink’e ‘Türklüğü aşağılama’ suçundan ceza verilmiş ve cezası Yargıtay tarafından onanmıştır.
Hrant Dink hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi üzerine basına verdiği bir demeçte “Bu suç benim algılamamla ırkçılıktır ve böyle bir suç işlemedim. Bu benim alnıma sürülmek istenen kara bir leke, yargı eğer bunu düzeltmezse ülkemi terk eder, çeker giderim” demiş, bu beyanı nedeni ile hakkında ‘adil yargılamayı etkileme’ suçlamasıyla şikayette bulunulmuş ve 14 Ekim 2005 tarihinde bir ceza davası daha açılmıştır.
Yine Hrant Dink Temmuz 2006’da Reuters haber ajansına “Elbette soykırım diyorum. Sonuç kendisini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor” şeklinde demeç vermiş ve bu demeci nedeniyle de hakkında yeniden ‘Türklüğü aşağılama’ suçlaması ile soruşturma başlatılmıştır.
‘İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi’ başlıklı konferans, Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılacakken Mahkeme kararı ile engellenmiş ve 24 Eylül 2005 tarihinde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Dolapdere yerleşkesinde yapılmak zorunda kalınmıştır. Konferansın öncesinde, konferans sırasında ve konferans sonrasında protesto gösterileri düzenlenmiştir. Bahse konu bu konferansın henüz Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenmesinin gündemde olduğu Mayıs 2005’te dönemin Adalet Bakanı “Bu hareketle bizi arkadan hançerlemişlerdir… Bu ciddiyetsizlik, bu sorumsuzluk, bu millete ihanet etme dönemini kapatmamız lazımdır” diye beyanda bulunmuştur.
Tüm bu gelişmeler, yaşanırken basın yayın organlarında da Hrant Dink’e yönelik linç kampanyası sürdürülmüştür.
Bu olayların her biri Hrant Dink cinayetine giden süreçte önemli uğraklar olmuştur.
Bu uğraklar ile beraber, cinayete giden süreçte pek çok kişi/devlet görevlisi ile kurumunun özellikle ve öncelikle Hrant Dink cinayetinin önlenmemesinde etken olduğu görülmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından 2005 yılı sonu ve 2006 yılı başlarında Hrant Dink’n öldürüleceği bilgisi edinilmiş ve bu bilgi 15 Şubat 2006’da ‘F-4 Haber Raporu’ adı verilen evraka aktarılmıştır. 15 Şubat 2006’da kayıt altına alınan bu bilgi 17 Şubat 2006’da İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’na iletilmiştir. Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlileri de Temmuz 2006’da Hrant Dink’in öldürülmesine yönelik bir tasarının yapıldığı, bu amaçla sonrasında cinayetin faili olacak kişinin Trabzon’dan İstanbul’a geldiği, yine bu kişi tarafından Hrant Dink’in evi ile Agos gazetesinin çevresinde ve bu iki mekan arasındaki yol güzergahında keşifler yapıldığı ve bir krokinin hazırlandığı, hatta cinayet için el yapımı bir silah temin edilmeye çalışıldığı bilgisine ulaşmışlardır.
Evrakları imha ettiler
Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri, Hrant Dink cinayetine dair elde ettikleri bilgileri 15 Şubat 2006’da kayıt altına almalarına ve 17 Şubat 2006’da bu bilgiyi Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’na ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirmelerine rağmen Hrant Dink cinayetinin işlenmesini engellemek amacıyla başka herhangi bir faaliyet içerisine girmemişlerdir. Bu bilginin Trabzon İl Valisine ve Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve MİT Bölge Başkanlığı’na iletilmesi ve bu iletme işleminin kayıt altına alınması gerekli iken bu faaliyet ve işlemler yapılmamıştır. Özelikle Dink cinayetinin işleneceği bilgisine sahip olunduktan sonra, cinayet failleri, fiziksel olarak takip ve kontrol altında tutulmamış veyahut tüm gelişmelerden haberdar olunduğu halde elde edilen bilgiler kayıt altına alınmamış, yazılı hale getirilmemiştir. Benzer şekilde Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından Hrant Dink cinayeti öncesi elde edilen bilgiler kayıt altına alınmamış, Trabzon Valisi ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Jandarma Genel Komutanlığı ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na iletilmemiş, cinayet failleri fiziksel olarak takip ve gözetim altında tutulmalarına rağmen elde edilen bilgilere dair evraklar oluşturulmamış veyahut bu evraklar cinayet sonrası imha edilmiştir.
Gerekli tedbirleri almadılar
Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlileri ile Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri cinayet öncesi cinayeti işleyecek örgüte operasyon yapmak ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri ile İstanbul Valilik görevlilerinin ise Hrant Dink’in talebini aramaksızın, şahsına yönelik gerekli fiziki ve mekânsal koruma tedbirlerinin alınması hususunda yükümlülüğü bulunmaktayken örgüte yönelik operasyon yapılmamış ve Hrant Dink’in korunmasına yönelik tedbirler alınmamıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlilerince de, örgüte yönelik operasyon yapma ve Hrant Dink’e koruma sağlama işlemlerini kontrol yükümlülüğüne aykırı davranılmıştır.
Yasal yükümlülüğe uygun davransalardı cinayet işleyenemeyecekti
Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün bir örgütün faaliyetinin çerçevesinde işleneceği bilgi sahibi olduğu Hrant Dink cinayeti konusunda Milli İstihbarat Teşkilatının bilgi sahibi olmadığı düşünülemez.
Bu kurumlardan yalnızca birisinin yasal yükümlülüğüne uygun davranması halinde dahi Hrant Dink cinayetinin işlenmesi mümkün olamayacaktı.
Müdahiller vekili avukatlar olarak tarafımızdan, Hrant Dink cinayeti soruşturma ve davalarında Dink cinayetini işleyen örgütün yöneticisi veya üyesi olanların arasında Trabzon İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul ve Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü görevlilerinin de bulunduğu ve etkili bir soruşturma yürütülmesi durumunda bunun açığa çıkarılacağı kanaatini taşıdığımız beyan edilmiştir.
Yine Hrant Dink cinayetini işleyen örgütün mensubu olmayan ancak cinayetin işleneceği bilgisine sahip, konumu ve görevi gereği Dink cinayetini önleme, cinayet hazırlığı yapan örgüte operasyon yapma ve/ya Hrant Dink’i koruma yükümlülüğü ve yetkisi olan Trabzon İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul ve Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ile İstanbul Valilik kamu görevlilerince, Hrant Dink cinayetinin işlenebilmesini mümkün kılmak için kasıtlı olarak yasal yükümlülüklerine aykırı davranıldığı ve bu yolla da cinayete iştirak edildiği, örgüte hizmet ve yardımda bulunulduğu beyan edilmiştir.
Bu nedenledir ki, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri Hrant Dink cinayetinin işlenmesinden sonra da cinayetteki sorumluluklarını örtme çabası içerisine girmiş, bu amaca yönelik icra etmedikleri fiilleri icra etmiş gibi gerçeğe aykırı evrak düzenlemiş, delil saklamış, değiştirmiş ve imha etmiş, kurum arşivlerini yeniden düzenlemişlerdir.
Devlet görevlilerinin Hrant Dink cinayetine giden süreçte ve cinayetin önlenmemesinde ciddi sorumlulukları bulunmakta, cinayete gerek aktif ve gerekse de pasif kasıtlı davranışlarıyla iştirak ettikleri her haliyle açıkça görülmektedir. Devlet görevlilerinin Dink cinayetindeki bu tutumlarından kaynaklı kollektif sorumluklarının mevcudiyeti ve ağırlığı da, Savcılıkların ve Hakimlerin/Mahkemelerin Dink cinayetini soruşturma ve kovuşturma konusundaki isteksizliğinin ana nedenini oluşturmaktadır.
* Dink Ailesi Avukatı
BİRGÜN
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hrant Dink'le Kazım Koyuncu'yu birbirinden ayıramıyoruz... Deniz Video Arşivi 1 14.06.12 00:41
Hrant Dink Davası Bitti Mahkeme Örgütü Bulamadı! Pir Mehmet Pir Yolu Haber Merkezi 3 19.01.12 11:44
HRANT İÇİN! Saat 1'de Taksim'den Agos'a vurulduğu yere yürüyoruz! Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 17.01.12 16:05






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2