Genel konular Katagorisinde ve Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü Forumunda Bulunan Ustadan Amatöre Şiir Bahçesi. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Ero bana bak ero.bu dersim milleti
Yeri geldi canını,yerigeldi malını verdi ero
Bir parça ekmeğini bölüştü
düşmana boyun egmedi,
vuruşup ölmesinide bildi ero.
yeri geldi ağladı.
yoksa bu dersime kim dersim derdi
büyük dağın dumanı büyük olur derler
bu dersim insanıda ondan büyüktür.
ero osmanlı padişahlarının
kaç fermanı bu dersime sökmedi biliyormusun ero
gelip gelip sınırlarından dönüp gittiler
avrupa kapılarına dayandı.
kendini dünyanın hükümdarı ilan etti
bir bu dersime girmedi . bir bu dersimliyi alt edemedi
bir bu dersim diken ...
Ero bana bak ero.bu dersim milleti
Yeri geldi canını,yerigeldi malını verdi ero
Bir parça ekmeğini bölüştü
düşmana boyun egmedi,
vuruşup ölmesinide bildi ero.
yeri geldi ağladı.
yoksa bu dersime kim dersim derdi
büyük dağın dumanı büyük olur derler
bu dersim insanıda ondan büyüktür.
ero osmanlı padişahlarının
kaç fermanı bu dersime sökmedi biliyormusun ero
gelip gelip sınırlarından dönüp gittiler
avrupa kapılarına dayandı.
kendini dünyanın hükümdarı ilan etti
bir bu dersime girmedi . bir bu dersimliyi alt edemedi
bir bu dersim diken olup kendisine battı.
yar edemedi kendine bu dersimi
ölen padişahlara git sor.
çoğu dersimin derdiyle gitmiştir ero.
büyük dağ üzerindeki sisten belli olur
iyi bir koç daha kuzuluğunda kendini ele verir
yiğit adam ana paçasında düştüğnde
gözlerini dünyaya açtığında bellidir
eger bu dersim büyük olmasaydı
bu munzur dağlarının,
munzur ırmağının ne işi vardı burda
ero gider büyük yerde durur
büyük yere akardı
bu dersimin büyüklügündendir
daha büyüsün diyedir buraya kurulmuş burada akıyor
bu dersim telef olduysa neden telef oldu?
ero,insan nezamanki kendi büyüklügünden vaz geçip küçüldüyse,
işte o zaman düşmanı büyüyüp üzerine geldi vurdu
insanın küçülmesindendir bu dersimin hali
yoksa düşmanın büyüklüğünden degildir.
ALINTI
sanki yarınlar elimizden kaçacak gibi,
her zanman doğruyla egitildik,
yalanı kötü görüp kınadık bedel ödedik,
ödediğimiz bedeller yolumuzun yıldızları gibi.
her zaman haklının yanıda olduk güçsüzde olsa,
insanlığa mutlu yarınlar bırakmak için,
bizler insanız ve insanlık mücadelesi neferleri,
yüzümüzü güneşe döndük her zaman sonsuzadek.
Korku dağlarının yürekçisi,
Ölüm denizlerinin kürekçisi;
Öyle suskun oturuyor şişesinin basında,
İçtiğinin hem hırsızı, hem bekçisi,
Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması...
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası....
Gül kokuyorsun bir de
amansız, acımasız kokuyorsun
gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
dayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsun
hırçın hırçın, pembe pembe
öfkeli öfkeli, gül
gül kokuyorsun nefes nefese...
gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle
sen koktukca düşümde görüyorum
düşümde, yani her yerde...
"Bir kuş çiz yavrum yüzüme gözyaşınla
Bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
Bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
Bir kuş yavrum sıcaklığın beni bulsun.
Bahar gelmiş balam benim
Bahar gelmiş dayanmış
Dalda yaprak bebeciğim
Suda köpük uyanmış
Kuzulara özenmiş kızım benim
Körpe sesler dinlenmiş
Ay ışığında yanmış yavrucuğum
Onun için beyazmış."