Kentin yelpaze sokakları, Islak mı ıslak… Titriyor bir adam… Islanmışlığıyla Kalabalık insan yığınları, Oluk oluk üstüne yağıyor; Bir çocuk kaçırıyor gözlerini ve …Adam üşüyor … Kendini bulmak isteyen bir şair, Kentin yüzünü çiziyor mısralara… Çıkarıp göğsünden kentin ironisini, Mısraların adaletine işliyor…
Kentin keşmekeş sokakları, Acımasız mı acımasız… Parçalanıyor bir adam… Vurgunlarıyla Kaza kurşunları, Oluk oluk bedenine yağıyor; Bir çocuk kaçırıyor bakışlarını ve …Adam … İnsan yığınları arasında Duyarsızlığın defterine işleniyor. … Adamı bulmak isteyen bir ressam, İnsanlığın suçunu çiziyor resimlere… Çıkarıp göğsünden kentin ironisini, Renklerin adaletine teslim ediyor…
Kentin ıskalanmış sokakları. Yetim mi yetim… Gönderiliyor bir adam… Kaybedilmişliğiyle Sahipsiz gözyaşları. Oluk oluk yanağında bitmiş; Bir çocuk kaçırıyor ilgisini ve …Adam … İnsan katarları arasında Polis kayıtlarına işleniyor … Adama ömrünü vermek isteyen bir evlat, İnsanlığın ayıbını vuruyor yüzlere… Çıkarıp göğsünden kentin ironisini, Acının sınırlarını çiziyor gökyüzüne… …
Gün ağarırken Alev topu gibi uğurladım güneşi. Sırat köprüsünden geçerken, Toprağın üzerine döküldü Gülümün son yaprakları… … /Üst üste yığınla biriktirdiğim Buğday sarısı, Erik yeşili, Deniz mavisi… ve …yani Sana büyüttüğüm Gökkuşağı, Her renkte tecrit yemiş… Her tonda … Kendimden bile sakındığım Seni, Yokluğunla paylaşmak... Ne büyük bir tecrit… Her tonda
Hani yırtıp göğsümü, Baharı tazeleyen kuşları Salmak isterdim Özgürlüğüne… ama Fişlenmişim yokluğunla… … Seni ne çok Özlediğimi toprak bilir, …gökyüzü, …ve hatta İnsanlık bozması suretler bilir…
Gün karanlığa yürürken Ayrılığın namlusu üzerimize çevrilmiş. Sırat köprüsünden geçerken, Pusuya düşürüldü Gülümün son yaprakları… … /Kum tanelerini yığınla biriktirdim Başak sarısı, Güneş kızgını, …yani Sana biriktirdiğim kumsalı, Ürkütücü bir dalgayla, bozguna uğradı/uğratıldı… … Bakmaya bile kıyamadığım Seni, Uçsuz bucaksız Denizle paylaşmak Ne büyük bir tecrit… Her mavide
Hani yarıp zamanı Baharı tazeleyen kuşları Uçurtmak isterdim Gökyüzünde… ama Vurulmuşum yokluğunla … Seni ne çok Özlediğimi çiğdemler bilir …Nergisler, ...ve hatta İnsanlık bozması suretler bilir…
Kanayan acılara diyar olmuş toprakların, Bir yanı hasretle, Bir yanı kederle çevrili kadını; Sen, Suskun Anadolu kadını; Elleri nasırlı, yüreği yangın yeri O utangaç bakışlarıyla hayatı süzen çileli kadın, Senin bağrından kopup geldik, Ne güzelmiş ana sütünü içmek...
Vermiş gözyaşını özlemlere, Bir yanı evlat yolu, Bir yanı kardeş yolu gözlemiş kadın Sen, Suskun Anadolu kadını; Alaca karınlıklarda güne başlardın, Çalı çeper sırtından düşmezdi. Öyle ya durmak bilmeden çalışırdın. Öyle derinden bakardın ki Hayatın garip anlamı, Gözlerinde saklıymış. Soğuk günlerde evlatlarını Yüreğindeki sıcaklıkla ısıtmış Benim çileli anam. Senin bağrından kopup geldik, Ne güzelmiş ana sütünü içmek.
Yazı yabanda çalışmak, Ekmek için, aş için çalışmak Nereye gitsen gözyaşın yanında be güzel kadın, Hep suskun... hep durgun Sanki bir meleksin; Sen, mazlum Anadolu kadını; Acıya rağmen insanı sevmeyi, Yağmurda güneş gibi ışımayı, Sen öğretmiştin... Ah be hasretinden yandığım güzel kadın, Toprak kokan ellerini öpeyim, Gözyaşına yoldaş olayım, Yoluna yol olayım, Her yanım Sen kokarmış be güzel kadın. Sen, Suskun Anadolu kadını; Senin Canından can olduk, Ne güzelmiş ana sütünü içmek... Ne özel...
Kentin karanlık sokaklarında, Sevginin emanetini taşırdık insanlığa. Peşimizde namlu gölgeleri ve uykusuz geceleri yarıp geçerdik… Sonra Bir sabahtı, seherdi Ansızın yalnızlaştı insanlığım ve Bir çığlık; Ürperiyor yürekler Ve bir damla gözyaşı, Süzülüyor ıssız bir yanaktan aşağıya. Sonra… …Titreyen mum ışığının yalpalaması gibi Üşüyen gençliğim düşüyor toprağa. Ağlama Sen, Ağlama Sevgili, Bak hala gökyüzü bizim, Mavisiyle… Toprağa düşen gül yaprakları bizim, kızılıyla… ve vuslata giden yollar bizim, aydınlığıyla… … Ağlama Sen, Ağlama Anam, Bak hala gökyüzü bizim, yıldızlarıyla Açan tomurcuklar bizim, baharıyla ve güneş bizim, aydınlığıyla…
Bazen suspus olursun hayatta dalarsın deli bir maviye unutmuş olursun ne kadar sevdiğini..sevildiğini.. denizde ki kum taneleri gibi içiçe sımsıkı olmak istersin ama olamazsın.. asi olursun..mavi olursun.. mavilerde kaybolursun...
Teşekkürler güzel paylaşımın için
Sponsor Reklamlar
__________________ Kanarkan doya doya karanlığa bir kadeh soğuk çektim akşamlarıma ..Sorar dururken bilinmezliğe adını yana yakıla ben kaldım esir olmuş bakışlarına...
kendi olarak, sana gelen sana gereksinimi olmadan, seni isteyen sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan o, işte…
Oruç Aruoba....
Biz kendimizi adadık o renklere..Ayrılık nedir bilmedik yüreğimizde..Öyle bir bağlandık ki ölüm bile diz çöktü önümüzde..
Garip bir ses geliyor,
…Ötesinde gecenin.
Uzakta, yıldızlara dokunmaya çalışan bir kız çocuğu.
Acıyan yüreği kabarmış,
Yıkası gelir hasret duvarlarını
Duru güzelliğiyle…
Masumiyetin sınırlarını çizermiş gözleriyle…
Kömür karası saçları
Dalga dalga
Belli ki
Çok ürkek kaldırımlarda koşmuş,
…Yorgun ve düşünceliydi.
Dokunsam uçup gidecek gibi,
Dokunsam gözlerindeki bulut yağacak gibi…
Umudun coğrafyasını çizermiş yüreğinde…
Ağlamaksı bir duruş,
…Ötesinde gecenin.
Uzakta, baharı kucaklamaya çalışan bir kız çocuğu.
Horlanmış tellerle çevrili etrafı,
İsyan edesi gelir cehaletin tutsaklığına
Günahsız güzelliğiyle…
Kömür karası gözleri
Kırgın dalgın
Belli ki
Anlam vermeye çalışıyor acının tarifine,
…Durgun ve solgundu.
Dokunsam küçük yüreği dağlanacak gibi,
Dokunsam gözlerindeki bulut yağacak gibi…
Güzel günlere düşlermiş yüreğinde…
Tanımlanamayan bir görüntü,
…Ötesinde gecenin.
Uzakta, ay ışığına sığınmaya çalışan bir kız çocuğu.
Soğuktan çatlayan elleri,
Tutası gelir sevgi çiçeklerini
Duru güzelliğiyle…
Sevinin güllerini ekermiş yüreğinde…
Ürkek ifadesinde titreyen dudakları
Belli ki
Ayrılıklar sayfasına işlenmiş yazgısı.
…Yaralı ve hüzünlüydü.
Sorsam kaçıp gidecek gibi,
Sorsam karanlıkta kaybolup gidecek gibi…
Gün ağarırken
Alev topu gibi uğurladım güneşi.
Sırat köprüsünden geçerken,
Toprağın üzerine döküldü
Gülümün son yaprakları…
…
/Üst üste yığınla biriktirdiğim
Buğday sarısı,
Erik yeşili,
Deniz mavisi… ve
…yani Sana büyüttüğüm Gökkuşağı,
Her renkte tecrit yemiş… Her tonda
…
Kendimden bile sakındığım Seni,
Yokluğunla paylaşmak...
Ne büyük bir tecrit… Her tonda
Hani yırtıp göğsümü,
Baharı tazeleyen kuşları
Salmak isterdim Özgürlüğüne… ama
Fişlenmişim yokluğunla…
…
Seni ne çok Özlediğimi toprak bilir,
…gökyüzü,
…ve hatta İnsanlık bozması suretler bilir…
Gün karanlığa yürürken
Ayrılığın namlusu üzerimize çevrilmiş.
Sırat köprüsünden geçerken,
Pusuya düşürüldü
Gülümün son yaprakları…
…
/Kum tanelerini yığınla biriktirdim
Başak sarısı,
Güneş kızgını,
…yani Sana biriktirdiğim kumsalı,
Ürkütücü bir dalgayla, bozguna uğradı/uğratıldı…
…
Bakmaya bile kıyamadığım Seni,
Uçsuz bucaksız Denizle paylaşmak
Ne büyük bir tecrit… Her mavide
Hani yarıp zamanı
Baharı tazeleyen kuşları
Uçurtmak isterdim Gökyüzünde… ama
Vurulmuşum yokluğunla
…
Seni ne çok Özlediğimi çiğdemler bilir
…Nergisler,
...ve hatta İnsanlık bozması suretler bilir…
Yüzyıllardır yağmalanıyor duygularım,
Hep darağacında buldum kendimi.
Pir sultan’dan, Hallacı Mansur’dan ve
Daha nice Canlarımdan beri...
Hep çörek bıraktılar, yüreğimin topraklarını.
Sehpada ilmik boynuma geçerken,
Hep Seni düşündüm... Seni...
Asırlardır hançerleniyor insan sevgim,
Her tebessümde yangına denk geldim.
Sivas’tan, Maraş tan ve
Daha nice Canlarımdan beri...
Sorgusuz sualsiz ayrı düşürüldük.
Alevler Canımı yakınca,
Hep Seni düşündüm... Seni...
Çok zamandır SENDEN uzaktayım,
Her özlemimde boğazım düğümlendi.
Deniz’den, Yusuf’tan, Hüseyin’den ve
Daha nice Canlarımdan beri...
Hep ayrılık uçurumuna itildim.
Sehpada ilmik boynuma geçerken,
Hep Seni özledim... Seni...
Yüzyıllardır bahara hasretim,
Zemheride vurduklarında Beni;
Çocuktum henüz,
Gözyaşlarımda bahar akmıştı.
Menekşeler arasında düşmüştüm toprağa.
Barut kokusu sardığında toprağı,
Hep Seni istedim... Seni...
Çok zaman oldu,
İnsanlar anlamayalı beni.
Çok zaman oldu... Çok
Bir gün bile, bir asır gibi.
Ayrılık bir ilmik gibi yüreğime geçerken,
Hep Seni istiyorum... Seni...
Hıdır Işık'a ait tüm şiirler "Hıdır Işık Şiirleri" başlığı altında birleştirilmiştir.Bundan sonra ki paylaşılacak şiirleri bu başlık altında paylaşabilirsiniz...