Genel konular Katagorisinde ve Pir Yolu Haber Merkezi Forumunda Bulunan PİRYOLU Bağımsız haberleri. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>degerli kardeşim aleviligi yaşatmak için hem zahuri,
hemde batıni yönüyle ele almak aleviliği geliştirir,
tek bir yönü aldığın zaman alevilikte yozlaşır,
yol ulularını,pirleri,seyitleri,dedeleri,
incelemek gerekir,
burada kayık yarışı yapmıyoruz,
aleviliği ne devletin çizmek istediği sınırlar içine sokalım,
nede uçlara probaganda malzemesi olarak verelim,
aleviligi bırakalım bir yerlere sokuşturmayı,
ALEVİLİĞİ ALEVİLİK OLARAK KABUL EDELİM,
ne bekirin,ömerin osmanın ihanetini içmize sindirelim,
nede muaviye ve yezide lahanet etmeyi elde bırakalım,
ALEVİLİK HAK YOLUDUR HAK YOLUDA HALK YOLUDUR,
HÜNKARIMIZIN DEDİĞİ GİBİ BİZİM KABEMİZ İNSANDIR ...
13 Mart 2012 tarihli duruşmada, Sivas katliamını davasında 7 firarinin aranması kaldırılarak dava zaman aşımına uğramasından sonra Başbakanın ' hayırlı olsun' yorumuna AİHM yolu gözüktü. Bununla ilgili
Madımak Müze Derneği Başkanı Hüseyin Karababa ' nın basın açıklaması şöyle :
BASINA VE KAMUOYUNA
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’da yaşatılan toplu katliamda 35 can yakılarak katledilmiş, üzerinden geçen yirmi yıla rağmen, yangın toplumun belleğinde silinmek yerine daha da alevlenerek devam etmiştir.
13 Mart 2013 tarihinde katliamda aranan 7 firarinin aranması kaldırılarak dava zaman aşımına sokulmuştur. Aynı gün Başbakan verdiği demeçte ‘Hayırlı olsun’ cümlesini kullanarak katliamcılara taraf olmuş, onları cesaretlendirmiş ve Yargıtay’a gidecek olan davaya müdahale etmiştir. Yangında öldürülenlere karşı nefret suçu işlemiş, başbakan olarak tarafsızlık ilkesini çiğnemiştir.
Biz aileleri olarak 12 Nisan 2012 tarihinde Başbakan hakkında suç duyurusunda bulunarak dava açtık. Davamız aileler adına Hüseyin Karababa tarafından açılmış olup, dava iç hukuk yollarını tamamlamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeye hak kazanmıştır. 17 Ocak 2013 (Perşembe) tarihinde saat 11.00’de İzmir Adliyesi önünde bir basın açıklaması yapılarak dava AİHM’e gönderilecektir. Bu etkinliğe katılmanızı talep ediyoruz.
Aileler Adına
Madımak Müze Derneği Başkanı
Hüseyin Karababa
0 537 683 99 73
bir ülkenin başbakanı,
katliam yapanların davasının,
zaman aşımından düşürülmesinin ardından,
katliam davaları zaman aşımından düşürülemez demesi gerekirken
hayırlı olsun dermi.
ancak molla cumhuriyetlerinde der,
yoksa molla cumhuriyetlerinemi özeniyor
AİHM nin gerken cevabı vermesi en büyük dilegimdir.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde fişleme iddialarını araştırılmak için kurulan alt komisyon üyeleri AKP Milletvekilleri Mehmet Metiner, Fazlı Pehlivan, Hamza Dağ, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün ve MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu Tunceli'nin Hozat İlçesi'ne gitmek üzere THY'nin tarifeli uçağı ile bugün Elazığ'a geldi.
Havaalanında gazetecilerin sorularını yanıtlayan komisyon üyelerinden AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, fişleme ve emniyet müdürü intiharını araştıracaklarını söyledi.
Enes'i öldüren
gazı atan polis 7 yıldır bulunamadı
Diyarbakır'da, 8 yaşındaki Enes Ata'nın, 7 yıl önce bir cenazede atılan gaz bombasının kapsülüyle yaralanarak ölmesi iddiasına ilişkin soruşturma, Vali Mustafa Toprak'ın izin vermemesi üzerine 'faili meçhule' dönüşerek kapatıldı. Şüpheli 3 polisin soruşturulması talebini reddeden Toprak, karşı yazısında, minik Enes için 'Enes Ata isimli şahıs' ifadesini kullandı.
Aygün: Dersimli olarak insani kimliğimle ziyaret ettim
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Paris'te öldürülen PKK'lı 3 kadından Sakine Cansız'ın Fransa'da ailesine yaptığı taziye ziyareti için konuştu: Disiplin suçu işleletilecek hareket değil.
...
CHP içinde rahatsızlık yaratan bu ziyaretin disiplin suçuyla alakası olmadığını belirten Aygün; "Bugün Hozat'da fişleme konusunu araştırıyoruz, farklı konular konuşmak istemiyorum aslında. Ben disiplin kurallarını ihlal edecek hiçbir şey yapmadım. Ölen bir insanın cenazesine gitmek dünyanın her yerinde insani bir görevdir. Ölen kişi PKK'lı da olsa, suçlu da olsa, cinayet zanlısı da olsa, onun yakınlarına başsağlığı dilemek bütün kültürlerde var olan bir davranıştır. Sakine Cansız'ın ailesi de benim yakın hemşehrim, seçmenlerim, annesini ve babasını en az 30 yıldır tanırım. Kardeşlerinin avukatlığını yaptım. Dolayısı ile bu aileyi, kızları her ne suretle olursa olsun, Türkiye'nin barışına darbe vurmak için, Türkiye'nin barış arayışını raydan çıkarmak için, Türkiye'yi yeniden kanlı bir sürece çekmek için yapılmış bir provokasyon olan Paris'teki cinayetten dolayı ziyaret etmek, başsağlığı dilemek, acılarını paylaşmak, insani bir görevdir. Bunun siyasetin dışında ele alınması lazım. Bu ziyareti ben CHP'li kimliğimle değil, Dersimli kimliğimle, insani kimliğimle yaptım. Herkesin böyle anlaması, kanımca daha yararlı olur. Türkiye'nin barışını düşünüyorsak birbirimizin acılarına duyarlı olmamızda fayda var" dedi.
CHP'li Hüseyin Aygün, Başbakan Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında, kendisini eleştirmesine de sert tepki göstererek, "Bu ülkenin en büyük pervazsız Başbakan'dır. Başbakan, siyaset yapıyor, ucuz siyaset yapıyor. Anaların acılarından, göz yaşlarından dem vuruyor. Grup toplantısında benim Sakine Cansız'ın ailesine yaptığım ziyarete 'pervazsız' diyor. Pervazsız kendisidir. Bu ülkede ondan daha büyük bir pervazsız yok. Bu konuda bunları söylüyorum" diye konuştu.
Aygün, başsağlığı ziyareti ile ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna da, "Sayın Kılıçdaroğlu ile tabi ki görüşeceğim. Her zaman görüşeceğim. Sayın Kılıçdaroğlu benim genel başkanım, ne zaman isterse görüşürüm" diye yanıtladı.
Çin'de bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Aygün'ü yaptığı taziye ziyaretinden sonra uyarmıştı. CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu da Aygün'ün partiden ayrılmasını istemişti. (dha)
Kürt-Türk sorununu çözmeyi düşünenlerin fikirlerini ve samimiyet derecelerini merak ediyorum. Barışçı ve insanlık namına adımlar atılmadıkça bu sorun çözülmez. Göstermelik yapılıyor herşey gerçekten. Kılıçdaroğlu desen ayrı bir dünyada geziyor, ara ara çıkıp laf yetiştirmek dışında yaptığı birşey yok. Aygün'ün Chp'de kalması bu sorunun çözümü için demokratik yönden iyidir. Anlayana tabiki.
Aygün: Dersimli olarak insani kimliğimle ziyaret ettim
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Paris'te öldürülen PKK'lı 3 kadından Sakine Cansız'ın Fransa'da ailesine yaptığı taziye ziyareti için konuştu: Disiplin suçu işleletilecek hareket değil.
...
CHP içinde rahatsızlık yaratan bu ziyaretin disiplin suçuyla alakası olmadığını belirten Aygün; "Bugün Hozat'da fişleme konusunu araştırıyoruz, farklı konular konuşmak istemiyorum aslında. Ben disiplin kurallarını ihlal edecek hiçbir şey yapmadım. Ölen bir insanın cenazesine gitmek dünyanın her yerinde insani bir görevdir. Ölen kişi PKK'lı da olsa, suçlu da olsa, cinayet zanlısı da olsa, onun yakınlarına başsağlığı dilemek bütün kültürlerde var olan bir davranıştır. Sakine Cansız'ın ailesi de benim yakın hemşehrim, seçmenlerim, annesini ve babasını en az 30 yıldır tanırım. Kardeşlerinin avukatlığını yaptım. Dolayısı ile bu aileyi, kızları her ne suretle olursa olsun, Türkiye'nin barışına darbe vurmak için, Türkiye'nin barış arayışını raydan çıkarmak için, Türkiye'yi yeniden kanlı bir sürece çekmek için yapılmış bir provokasyon olan Paris'teki cinayetten dolayı ziyaret etmek, başsağlığı dilemek, acılarını paylaşmak, insani bir görevdir. Bunun siyasetin dışında ele alınması lazım. Bu ziyareti ben CHP'li kimliğimle değil, Dersimli kimliğimle, insani kimliğimle yaptım. Herkesin böyle anlaması, kanımca daha yararlı olur. Türkiye'nin barışını düşünüyorsak birbirimizin acılarına duyarlı olmamızda fayda var" dedi.
CHP'li Hüseyin Aygün, Başbakan Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında, kendisini eleştirmesine de sert tepki göstererek, "Bu ülkenin en büyük pervazsız Başbakan'dır. Başbakan, siyaset yapıyor, ucuz siyaset yapıyor. Anaların acılarından, göz yaşlarından dem vuruyor. Grup toplantısında benim Sakine Cansız'ın ailesine yaptığım ziyarete 'pervazsız' diyor. Pervazsız kendisidir. Bu ülkede ondan daha büyük bir pervazsız yok. Bu konuda bunları söylüyorum" diye konuştu.
Aygün, başsağlığı ziyareti ile ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna da, "Sayın Kılıçdaroğlu ile tabi ki görüşeceğim. Her zaman görüşeceğim. Sayın Kılıçdaroğlu benim genel başkanım, ne zaman isterse görüşürüm" diye yanıtladı.
Çin'de bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Aygün'ü yaptığı taziye ziyaretinden sonra uyarmıştı. CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu da Aygün'ün partiden ayrılmasını istemişti. (dha)
Hüseyin Aygün için atıp tutuyorlar ama şahsen benim gözümde şimdiye kadar bildiğim Dersimin en iyi vekillerinden birisi kişisel Web sitesinde bile Dersim Milet Vekili yazıyor... Dersimden seçilen vekiller arasında ve Dersimli vekiller arasında Dersimi her konuda destekleyen tek kişi bence... Ferhat Tunç un Hüseyin aygün'e karşı saldırıları hiç hoşnut değil neden derseniz Ferhat Tunç Madem Memleketi için çabalıyorsa Dersim halkı onu seçerdi Dersimliler Ferhat Tunç için hiç de iyi şeyler söylemiyor sanatı dışın da Paragöz olduğu vs kulaktan duymabilgiler bunlar yanılıyorsam düzeltin.
TKP, Patriotlara karşı 20 Ocak'ta Kadıköy'de buluşuyor
Türkiye Komünist Partisi, Patriot füzelerinin ve NATO askerlerinin Türkiye'ye getirilmesine karşı 20 Ocak Pazar günü Kadıköy İskele Meydanı'nda büyük buluşma gerçekleştirecek.
Türkiye Komünist Partisi, Türkiye'ye Patriot füzelerinin ve NATO askerlerinin yerleştirilecek olmasına karşı İstanbul'da büyük buluşma gerçekleştirecek.
TKP, "Patriot füzelerinin ülkemize gelmesine, savaşa, emperyalizme ve işbirlikçi AKP'ye karşı tüm halkımızı 20 Ocak Pazar günü, Kadıköy İskele Meydanı'nda yapılacak büyük buluşmaya katılmak üzere, 12:30'da Kadıköy Et ve Balık Kurumu önünde toplanmaya davet ediyoruz" dedi.
TKP İstanbul İl Örgütü'nün "Patriot füzelerine, NATO askerlerine ve işbirlikçi AKP'ye Karşı Kadıköy'deyiz" başlıklı açıklaması şu şekilde:
"Meclis'in gündemine dahi sokulmadan Türkiye topraklarına yerleştirilmesine karar verilen Patriot füzelerinin ülkemize ulaşmasına bir haftadan kısa bir süre kaldı. Füzelere kumanda edileceği söylenen NATO askerleri ise parça parça ülkemize sokuluyor.
AKP iktidarı ise olan bitenlerin hepsini sıradan bir olay olarak pazarlamak konusunda kararlı görünüyor. Türkiye'nin büyüme stratejisi olarak ortaya konulan bu süreçten, Ortadoğu'daki bölgesel bir savaşta ABD'nin taşeronu olmaktan başka bir şey çıkmaz. Bu tavra pabuç bırakmayacağız.
Patriot füzeleri, komşularımız Suriye ve İran'a karşı savaşta taraf olmak demektir! 1952 yılında üye olunan NATO, ülkemiz için emperyalizme göbekten bağlılığın simgesidir.
AKP iktidarı ise kendi geleceğini bölgesel savaşta ve emperyalizme tam boy yardakçılıkta görmektedir.
Türkiye'deki tüm yurtsever kesimlerin bu meseleye el atma zamanı gelmiştir.
Patriot füzelerinin ülkemize gelmesine, savaşa, emperyalizme ve işbirlikçi AKP'ye karşı tüm halkımızı 20 Ocak Pazar günü, Kadıköy İskele Meydanı'nda yapılacak büyük buluşmaya katılmak üzere, 12:30'da Kadıköy Et ve Balık Kurumu önünde toplanmaya davet ediyoruz.
PERDE 1: Birkaç gün öncesi, bir televizyon programı: “Ceviz Kabuğu”. Hulki Cevizoğlu sunuyor. Programda iki konuk var. Atatürkçü kimliği ile bilinen Prof. Ahmet Saltık ve Osmanlıcı, İslamcı kimliği ile bilinen Kadir Mısırlıoğlu… Konu ise Osmanlı, İslam ve Türkler... Programın ilerleyen dakikalarında kelimesi kelimesine aynen şöyle bir diyalog gelişiyor:
Prof. Ahmet Saltık: Bakın, Bektaş Han’a bağlı 30 bin Alevi öldürüldü, 30 bin Alevi…
Kadir Mısırlıoğlu: Alevilerin sözlerine bakarsan hiç Alevi kalmaması gerekirdi Türkiye’de. Biz 20 milyonuz diyorlar, nasıl kaldınız 20 milyon o kadar kestilerse?
Prof. Ahmet Saltık: Bitiremediniz değil mi, doğraya doğraya?
Kadir Mısırlıoğlu: Keşke bitirseydi…
Prof. Ahmet Saltık: Yazıklar olsun
Kadir Mısırlıoğlu: İzzettin Doğan ne dedi burada, ayrı bir diniz dedi…
Hulki Cevizoğlu: “Neyi bitirseydi” diyor?
Prof. Ahmet Saltık: “Alevileri bitirseydi” diyor…
Kadir Mısırlıoğlu: İsyan eden adamı bitirseydi tabi!
Sonra Cevizoğlu devreye giriyor, Mısırlıoğlu ettiği sözler nedeniyle “özür diliyor”!
Sevgili bilgeyol can, gördünüz mü? Dün itibariyle Cumhuriyet Gazetesi Rektör Sedat Laçiner'den özür diledi... Bizim dernek başkanları da "iftira" çamurunu birbirine attı. Biz söyledik adam öyle demedi diye...
Hu!