Genel konular Katagorisinde ve Her Telden Forumunda Bulunan Her şeyin Başı SAĞLIK..... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>dişi ağrıyanlar firen hidroliği kulansın aman ha şaka tabii diş etlerini tahriş eder...
Aşk ile
kantaron yağını belirli oranlarda başka yağlar ile seyreltip kullanın, ayrıca sakıniçmeyin. Özelikle psikiyatrik ilaç kullananlar kantaronun herşeyinden uzak dursunlar. Ciddi problemler oluşur, benden söylemesi
Ben bunu internettende uzun süre araştırdıktan sonra kullandım
Antiseptik, kanama durdurucu, yara ve yanık iyileştirici, iltihap önleyici bu mucizevi yağ, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor. Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.
Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır. Sizlere de kantaron yağını evinizde bulundurmanızı ısrarla öneriyorum. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.
KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ:
Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar. Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.
Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.
Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.
Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.
Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz.
Kantaron yağının bebeklerin pişiklerinde de çok etkili olduğunu belirtmek isterim. İki çocuğumda da pişik kremi yerine kantaron yağı kullandım ve çok faydasını gördüm.
Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.
Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.
Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.
Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.
Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı. Bu sorunu yaşıyordum ve bir büyüğümüz topuklarıma kantaron yağı-kekik yağı karışımı sürmemi önerdi. Geçen kış ayaklarım üşümedi. Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.
Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir.
Ne dersiniz, kantaron yağını evimizden eksik etmemekte haklı değil miyiz? Bence siz hemen kantaron yağı alın ve elinizin altına bir yere koyun. Zaten onu kullandıkça, etkilerine inanamayacak ve ondan vazgeçemeyeceksiniz. Kantaron yağı 2-3 sene boyunca tazeliğini ve etki gücünü muhafaza eder. Bitkisel tedavilerin giderek revaç bulduğu dünyamızda kantaron yağının da zamanla modern tıptaki yerini alacağına, yakın bir zamanda da onun acil servislerde kullanılacağına inanıyorum. Şifalı bitkilerle dost kalmanız dileğiyle
Sağlıklı beslenmede elma, sanılandan daha faydalı olup, Bağırsak Kanserine yakalanma riskini de azaltıyor. Bu sebeple uzmanlar, her öğünden sonra elma yenmesini tavsiye ediyorlar.
Pek çok Mineral ve vitamin içeren elmanın diğer faydaları şöyle sıralanıyor...
- Zayıflamak için: Elmada sadece 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.
- Kabızlık için: Öğle yemeğinden önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.
- Bağışıklık için: Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.
- Dişler için: yemeklerden sonra yenen elma, çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.
- Kolesterol için: Elmadaki petkin Maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir.
- Kalp için: Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen 'Phenylalanin' de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.
- Demir eksikliği: Demir, C vitamini ile birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de vardır.
Adamın biri, ağır hasta olan arkadaşına yaptığı ziyareti uzattıkça uzatır. Lafları bir türlü bağlayamaz. Nihayet kendisi de sıkılmaya başlayınca izin isteyip kalkarken, üzüntülü bir tavır ve ifade takınarak sorar:
— Bir vasiyetin var mı arkadaşım?
— Evet, benden sonra bir başka hastayı daha ziyarete gittiğinde ne olur Allah aşkına yanında çok oturma.
Akil hastenesini gezen saglik bakani bir hastanin yanina yaklasmis. Hasta ona bakmis,
- Yeni mi düstün?..
- Hayir, ben sağlik bakanıyım. Buraya sizleri ziyaret etmek için geldim…
- Heh heh heh, saglik bakanıymış… Bende Napolyon Bonapart, memnun oldum.
* Kahvenin icerdigi kafein maddesi, sinir sistemini uyarip zihinsel aktiviteyi guclendirir.
* Uyusuklugu giderip enerji verir ve uyanik kalmayi saglar.
* Yapilan arastirmalar gunde 6 fincan kahve icen 55 yasindaki bir kisinin dusunme potansiyelinin icmeyenlere oranla 6 kat daha fazla oldugunu gosteriyor.
* Ayrica kahve icenlerde icmeyenlere nazaran daha az dis curugunun olmasi, bir baska dikkat cekici arastirma sonucu.
* Kahve ictikten sonra organizmada ani degisiklikler oluyor. Tum vucut ani bir enerji akimi ile doluyor. Bu enerji cocuklarda 3, yetiskinlerde ise 5-7 saat sonra azalmaya basliyor. Tum bu olumlu yonlerine ragmen kahveyi cok fazla tuketmemekte fayda var.
* Arastirmalar gunde iki fincan kahvenin kolon kanseri riskini yuzde 25, safra kesesinde tas riskini yuze 45 azalttigini gosteriyor.
* Kanser riskini azaltiyor: Norvecte yapilan bir arastirma ,meyve ve sebzeden bile daha cok antioksidan icerdigini ortaya koymustur.
* Alzheimeri onluyor Portekizde 2002 yilinda yapilan arastirmaya gore kafein beyni zinde tutuyor.
Bir hekimi gece yarısı bir hastaya çağırırlar. Hekim derhal evinden çıkar. Ama ihtiyaten geceleri yanında taşımayı âdet edindiği tabancasını telaşla almayı unutmuş. Hatırlar hatırlamaz yarı yoldan dönüp silahını alır. Bu yüzden biraz geciktiği için hasta sahibine durumu açıklamak lüzumunu hisseder:
— Tabancamı almayı unutmuşum da, yarı yoldan dönmek zorunda kaldım, onun için geciktim, der.
Hasta sahibi dalgın mırıldanır:
— Ya! Demek ilaçla öldüremediğiniz hastalar da oluyor.
* Vücudumuzda bulunan yağla 7 iri sabun kalıbı yapabiliriz.
*O kadar çok karbon taşırız ki bunları bîr araya toplayıp kullanmak mümkün olsa; 9000 adet kurşun kalem yapabiliriz.2200 kibrite yetecek kadar fosforumuz, 250 gramdan fazla sürfürümüz, bir kaşık dolusu muz mağnezyummuş, 5 cm boyunda bir çivi yapacak kadar demirimiz vardır.
*Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar.
*Bebekken 270den fazla kemiğimiz varken, büyüdükçe bunların bazısı birbiriyle kaynaşarak sonunda sadece 206 kemikle kalırız.
*Kalbimiz normal olarak dakikada 70-72 kere atar. Bu atışa göre, 70 yaşındaki insanın kalbi 2500 milyon kere atmış ve bu süre içindede 167561600000 kilo kan, damarlarımıza pompalamıştır
*Normal bir vücut ısısı ile, insanın dayanabileceği en sıcak suyun ısısı 110°Cdir.
*Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik, 25 Wattlık bir lambayı dakikalarca yakabilir.
*Esmerlerde 120 bin, sarışınlarda ise 140 bin adet saç teli vardır. Her geçen gün başımızdan 25.000 arasında saç teli kopar ve yerine yine aynı sayıda yenileri çıkar.
*Tek bir dakika içerisinde 1025 cm küplük havayı içimize çeker, 4 kilograma yakın kanı vücudumuz içinde devrederiz.
*Yapılan araştırmalara göre 6 dakika su altında kalabilir, 20 dakika nefesimizi tutabilir, sıfırın altında 103 derecelik bir soğuğa karşı koyabiliriz. 30 gün aç 110 saat da uykusuzluğa dayanabiliriz.
*Tırnaklarımız bir yılda 3,75 metre kadar uzar.
*İnsan doğduktan bir kaç gün sonraya kadar, hiç birşey duymayacak kadar sağırdır.