02.10.13
|
#1
|
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2013
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 297
Rep Puani : 60
|
Muaviye’nin Oğlu Yezid İş Başında
Hicretin 58. yılı, yani Miladi 680 yılının temmuz ayının ortalarında Muaviye öldü. Muaviye'nin ölmesi üzerine oğlu Yezid hilafet makamına geçti. Hilafeti eline alır almaz hemen muhtelif bölgelerin vali ve yöneticilerine mektuplar yazarak onlara babası Muâviye'nin ölümünü bildirdi. Ayrıca kendisinin döneminde de bulundukları görevlerine devam edeceklerini bildirip bu defa kendisine halife olarak halktan tekrar biat alınmasını istedi.
Aynı mevzuda bir mektup da yeni tayin ettiği Medine valisi olan Utbe’nin oğlu Velid’e gönderdi ve bir not da ilave edip babası döneminde kendisine biat etmeyi kabul etmeyen üç meşhur şahsiyetten de biat almasını önemle istedi. Bu üç kişi ise Hz. İmam Hüseyin, Ömer’in oğlu Abdullah ve Zübeyir’in oğlu Abdullah idi. Yezid, ayrıca şöyle bir uyarıda da bulunmuştu. Bu üç kişiden biat almak istediğin zaman onlara karşı sert davran, en ufak bir müsamaha gösterme ve biat etmedikleri sürece gözaltında bulundur, herhangi bir yere gitmelerine izin verme.
Utbe’nin oğlu Velid, Yezid'in mektubu kendisine ulaşır ulaşmaz gece olmasına rağmen, Muâviye'nin önceki valisi olan Hakem’in oğlu Mervan’ı yanına çağırtıp, Yezid'in mektubu hakkında onunla istişare etti. Mervan: "Muaviye'nin ölüm haberi şehirde yayılmadan önce bu üç kişiyi yanına çağır ve onlardan Yezid için kesinlikle biat al." dedi. Velid, Mervan’ın bu önerisini uygun bulup, aynı gece bu üç kişiye memur göndererek huzuruna çağırttırdı. Bunun üzerine Hz. İmam Hüseyin, yakın dostlarına: “Velid gece vakti beni yanına çağırıyor; sizler de benimle beraber gelip kapının önünde bekleyin. Eğer içeride bir gürültü olursa, yani sesim yükselirse, içeriye girin” dedi. Daha sonra hep birlikte Velid’in yanına gittiler. İmam Hüseyin içeri yalnız girdi, diğerleri kapının önünde beklediler.
İmam Hüseyin, Velid'in makamına geldiğinde, tahmin ettiği gibi Muaviye ölmüştü ve halife olarak Yezid'e biat etmesi istendi. İmam Hüseyin Velid'e: "Benim gibi birisinin gizli olarak biat etmesi doğru değildir. Umarım ki sen de böyle gizli bir biata razı olmazsın. Bütün Medine halkını, biatlerini yenilemek için davet ettiğinde eğer biz de bu işi yapmaya karar alırsak, diğer Müslümanlarla birlikte biat ederiz." Dedi.
Velid, Hz. Hüseyin'in bu cevabını yerinde bulup fazla ısrar etmek istemedi. Ancak, İmam Hüseyin, oradan ayrılmak üzereyken orada hazır bulunan Mervan, gizlice Velid'e: "Eğer gecenin bu saatinde Hüseyin'den biat alamazsan, daha sonra kan dökülmedikçe onu biata zorlayamazsın. Kesinlikle buradan ayrılmasına müsaade etme ve biat etmezse, Yezid'in emrettiği gibi boynunu vurdur." diye uyardı.
İmam Hüseyin, Mervan'ın bu tutumunu görünce, ona hitap ederek: "Ey Zerka'nın oğlu sen mi beni öldüreceksin yoksa Velid mi? Yalan söyledin ve günah işledin” diyerek, sert bir dille Mervan’a uyarıda bulundu. Daha sonra da Velid'e dönerek: "Ey emir! Bizler nübüvvet hanedanı ve risalet madeni, meleklerin sık-sık hanemize uğradığı ve Allah'ın rahmetinin “kendilerine” indiği kimseleriz. Allahu Teâla İslam'ı bizimle, yani Hz. Muhammed sallallahu aleyhe ve selemle başlatmış, bizimle devam edecektir. Ama benden kendisine biat almak istediğin şahıs, yani Yezid, fasık biri elini suçsuz insanların kanına bulayan, ilahî düsturları ayaklar altına alan, alenen halkın gözü önünde fısk-u fücura başvuran bir şahıstır. Acaba benim gibi bir kimsenin böyle fasid birine biat etmesi doğru olur mu? Bu hususta biz ve siz geleceği nazara almalıyız; o zaman da hilafet ve biat makamına, hangimizin daha lâyık olduğunu göreceksiniz." İmam Hüseyin Velid'in ümidini suya düşüren bu konuşmasından sonra oradan ayrıldı.
Bu mevzu "el-Gadir" kitabının 10. cildinde geniş bir şekilde nakledilmiştir.
|
Sponsor Reklamlar
|
__________________
Aliyyen Veliyullah...
|
|
Alinti
|