Alıntı (1) :
Bektaşilerde tarikate girmeyi isteyen uygun bulunursa girebilir.fakat Alevilikte bu ancak kan bağıyla olur.her alevi bir bektaşidir ama her Bektaşi alevi değildir.yani Bektaşi olmak için hacı bektaşa inanmış ve onun gibi yaşamak yeterlidir.ama alevi olmak doğuştandır.
Karga ne kadar adini degistirirse degistirsin sesinden taninir..
---------------------------------------------------------------------------------
Alıntı (2) :
sevgili canlar galiba gözden kaçırdığımız bazı şeyler var,bu günün değerleri ile 1000 yıllık ve daha eski tarihi olan kurumsallaşmış ve bu kurumsallaşması sayesinde bu güne kadar gelen Alevi inanç,kültür ve yaşam biçimini yargılıyoruz,
1-Alevilik kan ve soya bağlı olmasaydı bugüne kadar gelirmiydi?
2-Osmanlı baskı ve zülmünden nasıl ayakta kalırdı.
3-Niçin ötekiler Alevi değil?
-------------------------------------------------------------------------------------------
Alıntı (3)
Dostum alevilige gecmek icin muhtardan bir ilmihaber al gel ordanda kaymakamliga git ondan sonrada bana gelirken 4 tane vesikalik fotoraf cekil gel ben seni alevi yaparim simde demeyin bu nasil cevep neden dalga geciyosun böyle basa böyle tras kardesim kusura bakmada bu nasil sacma soru yaaa ben hayatimda böyle sacma soru duymadim alevilik sanki bir vatandaslikmidirki alevilegi gecilsin alevi alevidir sunnide sünni gecemessin hic kusura bakma ama düsünce olarak düsünebilirmiyim dersen bunu yapabilirsin ama direk gecis olmaz kardes
--------------------------------------------------------------------------
Alıntı (4)
Önce mezhep, tarikat ve tasavvuf kelimelerinin anlamlarına bakmak gerekir.Forum dışında (
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=1330&page=11 ) yazıda belirttiğim üzere mezhep Arapça kökenli bir kelime olup gitmek, gidilen yol anlamına gelmektedir. Mezhepler dinlerin içerisinde farklı felsefelerin, düşüncelerin ve inançların çıkması ile oluşmuştur. Kendi içlerinde tür çeşitleri vardır (fıkıh mezhepleri gibi). Mezheplerin dinsel söylemler de yetersiz kaldığı, bütünsel birlikteliği sağlayamadığı noktalarda daha sıkı bağlarla birbirine bağlanmış toplulukların oluşumu ile şekillenir. Bir diğer ifade ile Arapça yol anlamına gelen tarik kelimesinin cem (çoğul) halidir, yollar anlamındadır. Kişinin nefsinin terbiye edilmesi suretiyle Allah'a ulaşmasını sağlayan İslam orijinli ve İslam akidesi üzerinde yürüyen kişi veya kişilerin birliktelik gerçekleştirdiği gönüllü örgütlenme diye de tanımlayabiliriz. Tasavvuf ise tarikat ile benzer anlamlar taşımakla birlikte;İslam felsefesi ve Platon’un felsefi anlayışıyla beslenip şekillenen "tanrı-insan-evren" bütünlüğünü savunan görüş olarak özetleyip mana alemi ile ilgili bir duyuş, düşünüş, ve inanış sistemi, bu sistemde sadece Allah’ın birliği değil, Allah’ın varlığı ve onun yegane mutlak varlık olduğu esasına dayanan bir oluşum olarak tanımlayabiliriz. Tekkelerin çıkışında da Tasavvuf büyük rol oynamış ve bu doğrultuda Allah’a varma yollarını heyecan ve aşk esasına bağlayan tekkeler meydana çıkmış ve sufiler tekkelerde toplanmışlardır.
Tarikatlar, mezheplerin bir alt katmanı olup daha az sayıda ancak bağları daha sıkı insanların bir araya gelmesinden oluşur. Benzer durum tasavvuf ve onun doğrultusunda şekillenen tekkeler içinde geçerlidir. Tekke ve tarikatlar da aynı yol için birliktelik oluşturan insanlar bir araya gelir. Her ikisinin de felsefi yaklaşımı bağlı oldukları mezheplerden daha derindir. Normal bir insana mezhep yeterliyken, inanç bakımından daha derinlere inmek isteyen, mezhep bilgileri ile sorularına cevap bulamayan, Allah ile bütünleşme, ulaşma, hizmet etme gibi eylemlerde bulunmak isteyen insan için tekke-tasavvuf-tarikat ancak çözüm yeridir.
Bu bağlamda Bektaşilik bir tasavvuf, sufi bir inanış olarak doğmuş ancak zaman içerisinde bir tarikat halini almıştır. Bektaşilik sufi inanış gereği vahdet-i vücut doğrultusundadır. Her tarikat bir mezhebe doğal olarak bağlı olup, mezhepten doğmaktadır. Bektaşilik de Türk-Anadolu Aleviliğin içerisinde doğmuş, temelini, inanış esaslarını ondan almıştır.
Daha önce de belirtiğim üzere her insan dünyaya gelişinde elbetteki ailesinin dinsel inanışına sahip olup o inanış doğrultusunda yetiştirilir. Bu açıdan bakarsak bütün dinsel inanışlar ve mezhepler soy'a ve kan bağına bağlı olmaktadır. Dünya'ya gelişimiz sırasında ki öz kimliğimizde doğal olarak ailemizin ırkı, dili, dini, mezhebi yer alacaktır. Bu açıdan bakarsak elbetteki bütün dinler ve mezhepler önce soy'a dayalı olarak gelişimlerini sürdürmekte ve devamlılıklarını sağlamaktadırlar. Bu sadece Alevilik için değil genel isimleri ile Sünnilikte, Şiilikte, Düzrzilikte, Ortodokslukta, Katoliklikte, Protestanlıkta olmak üzere bütün dinler ve onlara bağlı mezheplerde geçerlidir. Dolayısı ile Sn. Bülentişcan'ın yazısında ki sorularda cevaplanmış olmaktadır.
her Aleviyi bir Bektaşi sayıp her Bektaşiyi bir Alevi saymamasını ise yukarıda açıklamaya çalıştığım mezhep-tarikat-tasavvuf-tekke açıklamaları doğrultusunda incelediğimizde katılmak uygun olmamakta. Sonuçta Türk-Anadolu Aleviliği bir mezhep, Bektaşilik ise o mezhebin bir alt katmanı olan tarikattır. Bu bakımdan tam tersini söylemek daha doğru olacaktır. Her Bektaşi bir Alevidir ancak her Alevi bir Bektaşi değildir demek mezhep-tarikat-tasavvuf açısından daha doğru bir söylemdir.ektaşilerde tarikate girmeyi isteyen uygun bulunursa girebilir.fakat Alevilikte bu ancak kan bağıyla olur.her alevi bir bektaşidir ama her Bektaşi alevi değildir.yani Bektaşi olmak için hacı bektaşa inanmış ve onun gibi yaşamak yeterlidir.ama alevi olmak doğuştandır.Bu şekilde olmasaydı dedelerin hepsinin Bektaşi postuna bağlı Çelebi dedeleri olmaları gerekirdi. Dikkat edilirse dedelerin büyük bir kısmı Ocakzade dedeler olup Bektaşi postuna bağlı değillerdir.
Din, mezhep ve tarikatlara elbetteki girmek ve kabul görmek öylesine kolay değildir. Ailesel olarak yani soy ve kan bağı ile o mezhebe bağlı olanları sorgulanmasada, bilgilerini sınanmasada, belirli sınav veya kademelerden geçirilmesede doğal olarak o mezhepten sayılmasına karşın o mezhebe girmek isteyen kişi için sorgulama, sınav veya kademe işlemleri yapılmaktadır.
Yanlış hatırlamıyorsam ki ikrar cemi bir mana da Aleviliğe/Bektaşiliğe girişi temsil etmektedir.
----------------------------------------------------------------------------------
Canlar en önemli alıntı 4. olandır. Dabbe nickli can 4. alıntıyı iyi oku...