28.02.15
|
#6
|
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
|
Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik
Yaşar Kemal:
“Bu devleti asla
affetmeyeceğim.”
önceki gün edebiyatımız devi Yaşar Kemal ile evinde görüşmek mutluluğuna eriştim. Türkiye"nin ilk belge bilgi kanalı İZ TV"ye yapacağımız bir belgeselin çekimleri için büyük usta ile birkaç saat geçirdim.
Edebiyat devimizin eserleri dünyada 50 dilde yayınlanmıştı. Kaç ülkede kitapçı raflarına çıktığını kendisi de bilmiyordu.
Yurt dışında başlı başına bir temsil abidesiydi. Yaşar Kemal denildiğinde akla doğrudan Türkiye geliyordu. Türkiye denildiğinde Nasrettin Hoca ve Mustafa Kemal"den sonra en çok anılan isim olmuştu.
Fransa"nın eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand 1995"te şöyle demişti:
-Yaşar Kemal"in sadık okuruyum!
Aynı günlerde devlet de Yaşar Kemal ile ilgileniyordu!
Der Spiegel dergisinde yayınlanan bir yazısı nedeniyle Yaşar Kemal, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi"nde yargılanıyordu. üstat bu davadan aklandı. Ama "İndex on Censorship'te yayınlanan "Türkiye üzerinde Karabulut" başlıklı yazısı için 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum ediliyordu.
Türkiye"yi yurt dışında tanıtmak için pop müzik şarkıcıları, türkücüler, dansözlerden oluşan kafilelerle Avrupa kentlerinde turneler düzenleyip oluk oluk para harcayan devlet, tanıtma fonlarından milyarlar akıtıyordu.
Avrupa kamuoyu ise Yaşar Kemal"i mahkum eden Türkiye"yi protesto ediyordu.
Şarkıcılara türkücülerle turistik gezi yapanlar elde ettikleri sonuçları şöyle açıklıyorlardı:
-Avrupa"da Türkiye"ye karşı ön yargı var!
Yaşar Kemal"in yazı hayatıyla, adli takibat dosyası hep at başı bir arada gitti. Usta daha 17 yaşındayken siyasi nedenlerden tutuklanmıştı. O zamanlar çırçır fabrikalarında çalışıyordu. Sonra ırgat katipliği yaptı. öğretmen vekilliği, ırgatbaşılığı, kütüphane memurluğu ve traktör sürücülüğünden ekmek parasını kazandı.
Geçen gün evinde konuşurken "Traktör sürücülüğü' dedi:
-Benim Türkiye"deki en mutlu günlerimdir!
Bunu daha önce bir yabancı yayın organında kendisine sorulan "Türkiye"de mutlu musunuz?' sorusu üzerine söylemiş. üstat hâlâ aynı görüşte:
-Bir tek çukurova"da traktör sürücüsüyken mutlu oldum.
Bu kısa mutluluğun altını çizmesinin bir sebebi vardı elbette. İki buçuk yıl süren bu mutlu sürücülük dışında kalan zamanlarını devlet adeta yaşamı burnundan getirmişti. Yaşar Kemal, bugün bir dünya edebiyat devi olarak diyor ki:
-Devleti asla affetmiyorum!
Nasıl etsin ki?
Yaşar Kemal Türkçe"yi "anadilim' diye niteliyordu. Sonra ekliyordu iki tane ana dilim var:
-Biri Türkçe diğeri Kürtçe!
Büyük yazar Türkçe"yi güzel yazıp konuşmasını çukurova"da Türklerin, Türkmenlerin arasında yetişmiş olmasına bağlıyor:
-çok güzel Türkçe konuluşur o bölgede...
-Peki Kürtçe?
-Onu da güzel konuşurum.
Söz Kürtler ve Kürtçe"ye gelince bir gazeteci olarak bu soruyu sormadan edemezdim:
-Kürtçe eğitim meselesine ne diyorsunuz?
-Tabii olmalıdır. Devlet Kürtlerin haklarını vermemek için hep bir şeyler buluyor.
-Neler?
-Şimdi diyor ki, kimi muhatap alacağım? Devletin kimseyi muhatap almadan yapacağı o kadar çok şey var ki! Mesela Kürtçe eğitim konusunda adım atsa, Kürtler "bizi muhatap olmadan Kürtçeyi serbest bırakamazsın" der mi? Kim itiraz eder ki? Ama yapmıyor.
Yaşar Kemal ile konuyu genişlettik.
çok dertliydi.
O yüzden de kimseye röportaj vermiyordu. Devletin bazı işgüzar memurları onun kitaplarını okuyup kendi ufuklarını açacaklarına, demeçlerinden cümleler cımbızlayıp hakkında davalar açmak için yanıp tutuşuyorlardı.
Nasıl dertli olmasın?
1920lerde dünyaya geldiğinde Kürt sorunu vardı. Arkasında koca bir yaşam var, 80lerini sürüyor hâlâ aynı sorunun cenderesinde kıvranıyoruz.
Yaşar Kemal doğum tarihi resmi olarak 1923 olarak tescil edilmiş durumda. Kitaplarındaki kısa tanıtım yazılarında bile öyle yazıyor:
-Yaşar Kemal 1923 yılında doğdu.
Ama Yaşar Ağabey "benim esas yaşım 1923 olamaz' dedi. Nedenini de kendisi açıkladı:
-Atatürk"ün çok yakın silah arkadaşı var (ismini o an anımsayamadı) benim babamın da arkadaşıdır. Benim adımı o koyuyor, Mustafa Kemal"den esinlenerek "M. Kemal olsun" diyor. Onun oğlu ile benim aramda 15 gün var. Geçenlerde onun çocukları gelip beni buldular, ben de babanızın nüfus kağıdına bakın kaç yılında doğmuş dedim. Bana telefon edip 1926 dediler. İşte ona göre ben de 1926 doğumlu olmam gerekiyor.
-Peki, Yaşar Kemal adı nereden geliyor?
-Yazar ismimi (Yaşar Kemal) bana Ankara"da Abidin Dino taktı.
Tam adıyla (M. Kemal Gökçeli) hakkında davalar açılmaya erken başladığı için 1950"de Anadolu"ya röportajlar yapmaya giderken, Abidin Dino uyurıyor:
-Sen ismini biraz değiştir, Yaşar Kemal imzasıyla yaz.
Ancak isim değişikliği işe yaramıyor. Davalar peşini bırakmıyor.
Yaşar Kemal, Türkiye"nin adını edebiyat alanında bütün dünyada onurla temsil ediyor.
Türkiye"nin etkili makamlarındaki "önemli'(!) kişiler tarafından katiyen değeri bilemiyorlar.
Her yaptığında bir "suç unsuru' arandı yıllar boyu... Bulunamayınca yaratıldı! Suçlu ilan edildi. Yetmed mahkumiyet cezaları kesildi.
Bütün dünyanın, önünde saygıyla eğildiği bir Türkiye yazarı olarak kendisine yapılanları içine sindiremiyor:
-Bu devletin yaptıklarını hiç bir zaman affetmeyeceğim!
Nazım Alpman
|
Sponsor Reklamlar
|
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates
HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.
EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.
DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.
ALEVİLİK YOLDUR...
|
|
Alinti
|