Hükümet, Cemaat, Kürtler, Çözüm
–
Hakan Gülseven | 27 Aralık 2013 | Alt Manşet, Gündem, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler, Yazarlar
hakan
BDP lideri Selahattin Demirtaş, ‘ayakkabı kutuları’ ile başlayan süreci değerlendirirken, yolsuzlukla sonuna kadar mücadele edilmesi gerektiğini söyledi ama o kadarla kalmadı, enteresan sözler etti: “Yolsuzluk operasyonlarının asıl amacının farklı olduğunu düşünüyoruz. Paralel yapılar, yolsuzluk operasyonu gibi kimsenin itiraz edemeyeceği bir olaydan meşruiyet ve güç devşirerek bir adım sonraki hamlelerine hazırlanıyorlar. Son olaylarda cemaat mensupları ile ulusalcıların bir araya gelmesi asıl operasyonun amacını gösteriyor. Burada çok açık bir siyaset mühendisliği var. Hükümet bu yapıların üzerine gitmezse, çözüm süreci riske girecektir.”
Demirtaş’ın söylediklerinden üç tespit çıkarabiliriz:
Bir: Yolsuzluk operasyonu bahanedir. ‘Paralel yapılar’ vardır ve bunlar hamleleri önceden belli bir planı uygulamaktadır.
İki: Cemaatçilerle ulusalcılar bir araya gelmektedir.
Üç: Hükümet Cemaatçi-ulusalcı ‘paralel yapılar’ı alt edemezse ‘çözüm süreci’ yaşama geçemez.
***
Demirtaş’ın birinci tespitinde enteresan bir durum yok. Pensilvanya Çetesi’nin iktidardan daha fazla pay istediği, bu talebini ABD’nin Türkiye’yi ve AKP’yi kontrol çabasına hizmet ederek sağlamaya çalıştığı, artık ilkokul talebelerinin bile malumu.
Ne var ki, ikinci tespitin üzerinde durmaya değer. Demirtaş, ‘Cemaat mensupları’ ile ‘ulusalcı’ların AKP’ye karşı birleştiğini öne sürüyor. Aynı kanıda değilim. Elbette Pensilvanya Çetesi, ‘ulusalcı’ tabir edilen kesimin en çok iltifat ettiği parti olan CHP’ye dair bazı hesaplar yapıyor. Bu parti içinde de Pensilvanya Çetesi’ne muhabbet besleyen, hatta çıkar birliği yapan ya da AKP’den kurtulmak için yılana sarılma riskini alan kesimler vardır. Lakin ‘ulusalcı’larla Cemaat’in bir ‘büyük buluşma’ gerçekleştirdiği iddiası hayli zayıf. Bunun hiçbir göstergesi yok.
Tam tersine, ‘ulusalcı’lar da CHP’nin bir ‘dizayn’ çabasıyla karşı karşıya olduğunu, hem de uzun zamandır, söylüyorlar. ‘Milli Merkez’ gibi çağrılarla, CHP’ye ya da CHP tabanına başka bir proje öneriyorlar. Bu projenin milliyetçi bir proje olduğu aşikar. Lakin ulusalcıların bir ‘Cemaat’le buluşma siyaseti olduğunu kimse söyleyemez.
Öte taraftan, ‘ulusalcılar’ değil ama Kürt hareketinin Halkların Demokratik Kongresi’nde beraber yürüdüğü liberaller Cemaat’le çoktan buluşmuştur. Demirtaş bu ‘çözüm ortakları’nı iyi kollamalıdır.
Demirtaş’ın üçüncü tespiti, AKP Hükümeti’nin ‘paralel yapılar’ı alt edememesi halinde ‘çözüm süreci’nin çökeceği öngörüsünü içeriyor. Demirtaş’ın sözlerini şöyle de okuyabiliriz: ‘Paralel yapılar’, mevcut operasyonlarla, aynı zamanda ‘çözüm süreci’ni hedef alıyor!
BDP ve Demirtaş, Gezi Olayları’yla başlayan Haziran Ayaklanması sırasında da ‘çözüm süreci’ni korumak için AKP Hükümeti’ni kollama eğilimleri göstermişti. Şimdi tüm yaşananlara sadece muhayyel bir ‘çözüm’ üzerinden bakmaları şaşırtıcı değil. Ne var ki, AKP’ye çıpa atmış bir ‘çözüm süreci’ fikri oldukça sakat.
Kürt sorununu AKP’yle çözmeye çalışmak, kediye ciğer emanet etmekten farksızdır. AKP’nin hiçbir sözüne güven olmaz. Cumhuriyet Tarihi’nin en ilkesiz partisi AKP’dir.
***
Bu ülkede ne çözülecekse sokakta çözülecek. Kürtlerle Türklerin kardeşliği de, ortak hedefler doğrultusunda, sokakta sağlanacak. Bunun alternatifi yok.
Bugün halk yeniden sokaklara dökülüyor. Ve sokakta genel bir sağduyunun varlığından söz edebiliriz. Halk Teyyip ve hempalarına üç bağırıyorsa, Pensilvanya Çetesi’ne de iki bağırıyor. Kimse enayi değil. CIA’nın oyuncağı olmuş bu şakirtler topluluğuna güven duyan tek kişi bile yok. Dertlerinin ‘yargı bağımsızlığı’, ‘demokrasi’ falan olmadığı açık.
Uzun lafın kısası; daha düne kadar koalisyon ortağı olan her iki gerici kutbun da rezilliği ortaya çıktı. Bir hırsızlar topluluğu ile bir CIA uşakları topluluğu savaşıyor.
Bunların hepsinden birden kurtulma umuduna sarılmak ve sokakta güç birliği yapmak elzemdir. Bu ülke ancak böyle temizlenir.
***
Ve Kürtlerin, tüm diğer insanlarla birlikte, özgürce yaşayabilecekleri bir ülke de ancak sokakta kurulabilir.
Eğer ‘çözüm’den söz ediyorsanız, istihbarat elemanlarıyla el sıkışarak sağlanacak bir ‘çözüm’ halka yaramaz; en hakikatli çözüm, sokakta kucaklaşma çözümüdür.
|
Sponsor Reklamlar
|