Sponsor Reklamlar
Sponsor Reklamlar



bozhüyük köyü

 Alevi Yerleşim Yerleri Katagorisinde ve  Yozgat Forumunda Bulunan  bozhüyük köyü Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Köyümüzün Tarihçesi BOZHÜYÜK KÖYÜ HAKINDA : KONUMU: Rakım: 1.350m. Yüzölçümü: 112 km2. Hane Sayısı Köy’ de İkamet Eden : 60 Yazın Köyde İkamet Eden 75 Toplam : 135 .....Akdağmadeni İlçe merkezinin doğusunda yer alan Bozhüyük köyü , doğuda hatın pınarı ve tozlu boyun, batısında otlu alan tepesinden, çatal alan sınırlarını takiben 2014 rakamlı nalbant tepesiyle. Kuzeyde kuzu kulağı, tozlu boyun ve çatal alan, güneyi ise karanlık dereden 1128 rakamlı kamışlı tepeyi takiben baş yurt'dan da abdal pınarıyla çevrilidir. TARİHÇESİ : ...

 
Seçenekler
Alt 24.04.10   #1
yasamak_güzel
yasamak_güzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Apr 2010
Nereden: ankara
Mesajlar: 267
Rep Puani : 10
Standart bozhüyük köyü


Köyümüzün Tarihçesi
BOZHÜYÜK KÖYÜ HAKINDA :




KONUMU:
Rakım: 1.350m.
Yüzölçümü: 112 km2.
Hane Sayısı
Köy’ de İkamet Eden : 60
Yazın Köyde İkamet Eden 75
Toplam : 135
.....Akdağmadeni İlçe merkezinin doğusunda yer alan Bozhüyük köyü , doğuda hatın pınarı ve tozlu boyun, batısında otlu alan tepesinden, çatal alan sınırlarını takiben 2014 rakamlı nalbant tepesiyle. Kuzeyde kuzu kulağı, tozlu boyun ve çatal alan, güneyi ise karanlık dereden 1128 rakamlı kamışlı tepeyi takiben baş yurt'dan da abdal pınarıyla çevrilidir.
TARİHÇESİ :
.....1705 Yılında mevcut 800 haneden ibaret olup, Evci aşireti ismini taşıyarak Maraş altında yaşamaktaydılar. 1705 yılında göç ederek Tarsus’la Mersin arasındaki Evci köyüne yerleşmişlerdir. Burada 60 sene oturan bu aşiretler yaz aylarında daima Akdağmadeni’nin Halhacı köyün deki yaylaya çıkarlarmış. 1765 yılında Halhacı köyünde yaylada iken Yozgatlı Çapanoğlu bu aşireti kendi mahiyetinde,kanak çukurunda köy kurmalarını emretmiş fakat köylü hayatını istemeyen bu aşiret,çadırlarını kurulu bırakıp içindeki eşyalarını alarak tekrar Tarsus'taki Evci köyüne kaçmışlardır.
.....Bu durumdan haberdar olan Çapanoğlu, Adana cihetlerine elçiler gönderiyor Çapanoğlunun emri üzerine Adana'dan bir kısım asker çıkıyor. Bu askerler aşiretlerle Gül ek boğazında karşılaşmışlar. Neticede 800 haneden kırıla kırıla 50 60 hane kalmış. Bu geride kalanları da Çapanoğluna verilen bu sözün yerine gelmesi için Halhacıya getirilerek bu köye yerleştiriliyor. 60 sene Halhacı köyünde oturduktan sonra 1824 yılında Has bek emri ile aralarında geçimsizlik meydana gelmiş,bunun üzerine kendilerini kurtarmak için Maden emrinin yanına sığınmışlardır.
.....Maden emrinin sözü üzerine, Evci köyüne, Hüyüklü alana, Şarkışla’nın Alaman-Kale arasındaki Evci deresine,hatta bir kısmıda Böğrü iğdelik köyüne yerleşmişlerdir. Buralarda bir yıl kaldıktan sonra bir kısmı Çayıralan Evcilerine giderek oraya yerleşmişlerdir. Bir kısımda bizim köyümüz olan Bozhüyük köyüne yerleşmişlerdir. Yanındaki höyükten adını almıştır. (Köyün ilk kurucusu olduğu bilinen Paşa Velidir). Bu kadar eziyet çekmiş olan halk,aciz,fakir,perişan hallerde yaşamışlardır. Oturulacak ev yapmayı.İçecek su getirmeyi dahi düşünememişlerdir. Adeta mağarayı andıran güneşten,havadan mahrum, bir takım yerlerde yaşamışlardır. Bu köyde 90 yıl süre ile oturmuşken,halen göç edilmesin düşünülmüş, fakat 1914 yılında Birinci Dünya Savaşının meydana gelmesi ile her şeyi unutmuşlardır.
.....Savaşların bitmesi ve 1933 yılında Köyümüze yapılan ilkokul sayesinde yetişen gençlerimiz,evlerini toprak üzerine ve hatta iki kat asri pencereli,havası ve güneşi bol olan güzel evler yapmaya başlamışlardır. Böylece yaşama usulünü öğrenmiş olmuşlardır. 128 yıldır üstü açık dere sularından istifade eden köyümüze 1952 yılında Devlet yardımı ile iki adet çeşme yaptırılmıştır. 1952 yılına kadar ilkokul haricinde önemli bir hizmetin gelmediği köyümüze bu tarihten itibaren de 1960 yılına kadar göze çarpar şekilde bir hizmet gelmemiştir. Köy Muhtarı ve köylülerin uğraşı sonucunda 1961-1962 yıllarında Köylülerimizin imece usulüyle iki adet içme suyu getirilmiş, fakat devlet sadece su borularını vererek katkıda bulunmuştur.
.....Köyümüz büyük ve merkezi bir köy olmasına rağmen 1970'li yıllara kadar devlet tarafından hizmet gelmemiştir. Yıllarca geçimini tarım, hayvancılık ve orman ürünlerine bağlamış olan köylümüz 1970'li yıllara kadar imece usulüyle geçinmekteydi. Nüfusun artması ekonomik güçlüklerin çoğalması 1970 Yılların başında büyük şehre ve yurtdışına mallarını, davarlarını, ineklerini hata ve hatta tarlalarını da satarak göç'e başlamışlar. Sosyal ve ekonomik bakımından iyice fakirleşen köylümüz, büyük şehirlerde çeşitli iş kollarında çalışarak geçimini kazanmaya çalışmışlar. Kimi çocuğunu okutmuş kimide birikim yapmıştır. Köyde kalanlarsa kendilerini geç indirebilecek kadar tarım ve hayvancılık uğraşmışlardır. Yirmi yıl boyunca köylüler büyük şehir köy arası gel git yapmışlar köye ekonomik ve sosyal olarak çok az katkıda bulunmuşlardır. Sanki bir daha gelmeyecklermiş gibi köyden bir anda uzaklaşmışlardır. Sosyal tek bağları aynı köylü olmak da kalmış 1970 yılında kurdukları Kooperatifi geliştirememiş orman köylüsü olduklarını unutmuşlardır.
.....Ancak her ne kadar eleştirilere maruz kalınsa’ da iyi işlerde yapılmıştır.
.....1973-1979 yılları arasında yine köy muhtarları ile kooperatif yöneticilerinin uğraşları sonucunda köyümüze Sağlık Ocağı,Ortaokul ve yol,(daha sonraki yıllarda yani 1991 yılında bu yol yeniden güzergah değiştirerek yapılmış, asfaltlanmıştır). Camii yapılmış,camii binası bir müddet ortaokul olarak kullanılmış, ortaokul binası yapımı sonunda tekrar camii ve cem evi olarak kullanılmaya başlamıştır. Yine köyümüz 1980'li yıllarda elektriğe kavuşmuştur. Yinede bunlar yeterli olmamıştır.
.....1990’lı yıllara gelindiğinde büyük şehirde çalışanlar yavaş, yavaş çalışmalarının meyvelerini kişisel olarak almaya başlamışlar, küçük çocuklar büyüyüp okul bitirmiş yada çoluk çocuğa karışmışlardır. Büyük şehir nüfusu köyü geçmiş olması sosyal olarak bir araya gelmenin bütünleşmenin yollarını düğünler ve cenazeler dışında aramaya başlamışlardır. Ankara, Mersin ve k öyde dernekler, sandıklar kurulmuştur. Yine bu sosyal bütünleşme içinde özellikle Ankara da köylülerimizin bir araya getirmek, kaynaştırmak, genç nesli birbiriyele tanıştırmak, yerleşim olarak birbirlerinden uzak olan insanları bir arada tutmak amacı ile kültürel faliyetler düzenlenmiştir. Özellikle 90'lı yıllarından itibaren düzenli olarak gerçekleştirilen geleneksel kapılı yayla şenlikleri ve bunu ileriki yıllarda takip edecek olan, Abdal Musa Kurbanı, Eğlenceli Gece Yemekleri, Piknikler vb. gibi sosyal ve kültürel faliyetler düzenlensede belirli sayıda kalınmış istenilen düzeye gelinememiştir. Doğal Olarak da genç nesle iyi anlatılamadığı gibi ailelerinde ilgisiz kalmasından dolayı kültürel bağlılık sağlanamamıştır. Şuanda yalnız Ankara da 2005 yılı itibariyle hane sayısı 250’li ye ulaşmıştır. Türkiye genelinde ise bu rakam 600 haneye yaklaşmıştır. Bu süre zarfında Köylümüzün okuma oranı artmış üniversiteli gençler çoğalmıştır.
.....Yine 1990’lı yılın dan itibaren köyümüzdeki yarış gemisini kurtaran kaptan rolüne bürünmüştür. 2000’li yılara gelindiğinde şehirden köye göçün kısmen de olsa görüyoruz . Bu sürede emeklilerin sayısının artığı, yatırım olarak ev yapmadan ileri gidilmediği, köyün ortak sorunları ve toplumsal ihtiyaçları olan cenaze yıkama yeri, çocuk parkı, köy evi, misafirhane, içme suyu problemleri ,sağlık ocağının personel ihtiyacı ve buna benzer sorunlar ister devlet, ister köylü yardımıyla gerekli destek sağlanamamıştır. Tamamen köyden ve köylüden kopuk kişisel olanaklara dayanan birazda özentili yatırımlarda köyün sorunlarının çözümünde uzak kalınmıştır. Doğal olarak bunca yıl gurbette çalışıp bir takım sıkıntılar çeken köylümüz ekonomik koşullarda göz önüne alındığında geri kalan yaşamını en iyi yerde değerlendirmek isteyecektir. Fakat geri gelinen yerin bir şeyler verdiği de düşünülürse(Bozhüyük), orayıda ihmal etmemek en doğrusudur. Buradaki sorun birlik beraberlik’ tir sosyal ve ekonomik katılımdır. Yine 90’lı yıllardan itibaren köyün merasını ormanını başkaları değerlendirmiş, her ne kadar ekonomik olarak zayıf da olsak imece usulüyle yapabileceğimiz bir şeyler olmalıydı. Arıcılık bilgisinden mi yoksunuz yoksa işimize mi gelmiyor araştırmıyoruz. Ormanımızı başkaları kesiyor ,devletin vermiş olduğu hayvancılık, arıcılık, vb kredilerden ne kadarı’n dan haberdarız araştırmıyoruz.
. ...Köyümüzde Tarımın gelişmemesi arazisinin az oluşu birde ekip biçmenin pek olmaması ve köy çevresinin arazi yapısının engebeli, toprağın verim açısından düşük oluşudur. Zira arazinin 2/3'ü dağlıktır.
.....Köy arazisinin %42'si ormanlarla kaplıdır. Türkiye ortalaması %13,6 İç Anadolu bölgesinin se ancak %5,8'i ormanlarla kaplıdır. Akdağmadeni ilçesinin orman yüzdesinin dahil olduğu İç Anadolu Bölgesi’nden yüksek oluşunun yegane sebebi, yükseltinin fazlalığı, İç Anadolu’ya oranla geç iş iklim tipinde olmasıdır. Bundan 20 yıl önce ilçe yüzölçümünün %49'u ormanlarla kaplı iken bugün tarla açmalar vb. nedenlerle arazinin ancak %32'sinde orman örtüsü kalmıştır.
.....Köyümüzde toprak mülkiyeti çoğunlukla küçük toprak sahibi tipindedir. Büyük toprak sahipleri, ağlar yoktur. Köyümüzde toprağı olmadan ziraatla meşgul olan, çiftçi yoktur. Her Köylünün az yada çok toprağı vardır. Köyümüzde veraset yoluyla mülkiyetin parçalanması, tarım alanlarının parçalara ayrılması ve ev yapımı elde edilen verimin azalmasına neden olmaktadır. Bir de buna arazinin her yıl ekildiği yıllarda toprağın bakımı iyi yapılmadığı içini elde edilen ürün miktarında sürekli gerileme görülmektedir.
.....Her nekadar tarımın yanında hayvancılık da yapılmaktaysa da hayvancılığın tarım kadar önemi yoktur. Halbuki meraların çokluğu orman arazisi olması küçük ve büyük baş hayvancılığın gelişmesine olanak sağlar düzeydeder. Köyümüzde hayvancılık tamamen yok olma durumuna gelmişse de son yıllarda hayvancılık önem kazanmaktadır.
.....Köyümüzeün tüccarları ve sanayisi olmadığı için doğal olarak ekonomiside köyede kalanların yetiştirebildikleri küçük ve büyük baş hayvanlarla mahsülleri kendilerine yetecek kadar az olduğundan, tatilcilerle emeklilerin gelmesiyle biraz alış verişin canlandığını, ve bununda kısır dönğü içinde kaldığını söyleyebiliriz.
.....Sonuç olarak genciyle, yaşlısıyla, üniversitelisiyle, zenginiyle, emeklisiyle, çalışanıyla, köyde oturanıyla ve dışarıda kalanıyla Köyümüze istenilen düzeyde sahip çıkmıyoruz.
.....Köyümüzün kalkınması, eğitim ve kültürümüzü geliştirerek sosyal ve ekonomik yapılanmayı birlik ve beraberlik adı altında köyümüzün ihtiyaçları doğrultusunda imece usulüyle kullanmaktır.
İKLİMİ:
.....Köyümüzün iklimi karasal iklimden ziyade, Karadeniz iklimi ve karasal iklim arasında bir geçiş tipidir. Köyümüz yayla olduğu için orta Anadolu’nun iklimine benzerliği olup, yazın fazla sıcak; kışın da dondurucu soğuklar olmaz. Kar yağışı ,Yozgat da olduğu gibi, Kasım ayının ortalarında başlar. Akdağlar da kar Nisan hatta Mayıs ayına kadar yerde kalır.
SICAKLIK YAĞIŞ:
.....Köyümüzün ormanlık ve yüksek oluşu yüzünden yıllık yağış miktarı ortalama 478 -500 mm dir. Yazın sıcaklık 20-25 C arasında değişmektedir. Yıllık sıcaklık ortalaması 8-12 C arasında oynar. Bunun 100/50 -60 bitki mevsiminde yağar.
.....Ormandan dolayı oksijeni boldur, yer yer havası sisli ve nemli olabilir. Rüzgarlar, doğu ve güneyden eser. Güney doğu rüzgarlarına karşı, dağlar koruyucu bir durumdadır.
Yaklaşık olarak ortalama ısı ve yağış miktarları şöyledir

İLKBAHAR 11,5 C 197 mm
YAZ 22,3 C 65 mm
SONBAHAR 12 C 84 mm
KIŞ 1,6 C 169 mm
BİTKİ ÖRTÜSÜ:
.....Köyümüzde yağış çok olduğu için doğal bitki örtüsünü genelde ormanlar oluşturmaktadır. Köyümüzde sarı çam ağırlıklı , ardıç, yabani fındık, alıç ve palamut gibi ağaç türleri bulunmaktadır. Orman dışındaki alanlar ise, daha çok mera olarak değerlendirilen bozkırlar ve çayırlardır.
.....Köy topraklarının %42’si ormanlarla kaplıdır. Köyümüzde ormanlık saha daha çok güneydoğu bölümdeki dağlık alanda yoğunlaşmaktadır. Buralarda büyük yerleşim yerleri olmadığından orman örtüsü varlığını muhafaza etmektedir.
Köyümüzde yer yer yayvan yapraklı ormanlar (Meşelikler) ve iğne yapraklı ormanlar (boyu 20-25 metreyi bulan Karaçam ve Kızıl çam) bulunur. Yayvan yapraklı ormanlarla iğne yapraklı ormanlar, karışık olarak görülür.
.....İlçemiz ve Köyümüz civarının ormanları yaş itibariyle çok gençtir. Ortalama 10-15 metre yüksekliğinde olan sarı çam ağaçlarının arasında az miktar da karamaz ağacı bulunmaktadır. Karamaz ağıcı Türkiye’de sadece bu bölgede bulunmaktadır. Karamaz ağacı daha çok bölgenin kuzey doğusunda, doğu ormanlarının güneye bakan yamaçlarında yetişmektedir. Akdağmadeni ormanlarında bir miktarda fındıklı Fındık Ağaçları bulunmaktadır.
.....Bunlardan başka özel olarak yetiştirilen, ev önlerinde , dere boylarında Söğüt Ağaçları, Sevi Kavakları, mevcut tur.
.....Yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarında serinletici etkisi, temiz havasıyla Köyümüz ve çevresi mesire yeri durumuna gelen ormanlarda, yeşilin her türlü tonunu görmek mümkündür. Özellikle Bozhüyük köyü ve yakınındaki, buz gibi kaynak suyunun bulunduğu "Ağ pınarı, Karanlık dere, Oluk özü, Kapılı yayla vb" hafta sonu tatillerinde ve bayramlarda halkı kendine çekmektedir.
DAĞLARI ve TEPELERİ:
.....Arazisinin büyük bir bölümü dağlık olan Köyümüzün en önemli yükseltisi Akdağlar’ dır. İlçeye ismini veren (Akdağmadeni) AKDAĞ bir sıra dağ uzantısıdır. Köyümüz ve civarının en yüksek zirvesi Nalbant (2.230 m) dir. Bunun yanısıra bir çok tepe mevcuttur. Bunlardan bazıları ''Büyükçal Tepesi, Tazıduran Tepesi, Kamışlı Tepe, Gülüstanlıhan Tepesi, Taşlıçal Tepesi, Karanlıkdere Tepesi'' gibi sıralayabiliriz.
.....Köyümüzün Bağlı olduğu Akdağmadeni’nin diğer dağları şunlardır: Kızıl dağ, Çörekli, Değirmen Tepesi, Çomak dağı, Tahtalı dağı, Uzun burun Dağı, Türü Dağı ve Dormik Dağları.
.....İlçemizin yüksek dağları ve birbirinden güzel yaylalarından ,ünlü halk ozanı Karaca oğlan ve özellik aşık Veysel in dahi şiirlerinde övgüyle bahseder.
YAYLALARI:
.....Akdağmadeni ilçesi; okyanuslar ortasında bir orman adası gibi benzetme yapılmasından da anlaşılacağı gibi yaylası çok olan bir bölgedir. Akdağlar arasında, görmeye, dinlenmeye değer bir çok yayla vardır. Nalbant yaylası ve Kapılı yayla Köy sınırlarında olup her yıl geleneksel olarak temmuz ayının ilk haftasında düzenlenen kapılı yayla şenlikleri dışarıdan katılım yapan köylülerimiz ve komşu köyler sosyal ve kültürel faaliyetlerle şenlik havasında geçer. İlçe sınırında Sırıklı, At Oluğu, Alma Burnu, Dikeni Kalın, Harman, Dinlendim Danışık Kıyak, Pınar Hatap Alanı, Başyurt, Kömerliyerli, deli Hamza, Aktaş, Nusret, Yerliboyun, Kevenli burun ve Kırklar Çalı başlıca yaylalardır.
AKARSULARI
.....Köyümüz ve çevresi genel olarak bir plato görünümünde olması yüzünden akarsular derine gömülmüştür. Bu nedenle büyük ve muntazam akışlı sular yoktur. Köyümüzde bulunan akarsular, iç bük ey bir yay çizerler. Köyümüz sınırı içerisinde irili ufaklı birçok dere mevcuttur. Bunlardan bazıları, Osman’ın Dere, Boğazın Dere, Tozlu boyun Deresi, Gücük burun Deresi, Karanlık Dere ve Şeytan Kıstıran Derelerini sayabiliriz. Derelerden akan sular Emlak yöresinden geçerek Kızıl ırmağa dökülürler.
.....Bunlardan başka, Akdağın kuzey-doğusundan Baş çatak Köyü ile Davul baz Köyü yamaçlarından doğup akan sular Göndeler Çayı’nı oluşturur. Bu su arazinin dik ve meyilli olması nedeniyle hızlı akar ve Yanık Köyü civarında (Gökdelen Özü, Akdağ Deresi, Değirmen Özü Deresi, Viran kale Deresi, Saray özü Deresi ve bilhassa Yıldızeli'nden gelen Çakrak Suyu ile birleşerek Çekerek adını alır ve Amasya’da Yeşil ırmak’la birleşerek Karadeniz'e dökülür.
ULAŞIM:
.....Ankara-Yozgat-Sivas-Erzurum üzerinden İran'a giden E-23 karayolu, Akdağmadeni ilçesini doğu-batı yönünde kat ederdir. E-23 Karayolu kenarındaki Akdağmadeni ilçesinin içinden Güneydoğu dağ yolu boyunca gidildiğinde,eşsiz doğa manzarası ve yeşilin her tonunun hakim olduğu çam ormanları arasından yaklaşık 22 Km yol kat edikken sonra Bozhüyük köyüne gelirsiniz. Bu yolun devamı Sivas’ın Şarkışla ilçesine kadar uzanır. Köyümüzün içinden geçip Kızılçuva köyü istikametinden Sivas Gemerek İlçesine ve Kayseri ye kadar uzanır. Stabilize yollar genel olarak. vadi tabanlarını izlemekte, meridiyenel bir dağılış göstermektedir.
.....Köyleri birbirine bağlayan sadece yaz mevsiminde ulaşıma açık, kış mevsiminde ulaşıma kapalı köy yolları da vardır. Bu yollar özellikle arızanın fazla olduğu güneydoğu kısmında yoğunluk kazanmakta birlikte ilçenin hemen her yerinde görülür.
......Köyümüzden Ankara'ya ve Yozgat'a düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır. Köyler ile ilçe arasındaki ulaşımda, şahısların mülkiyetinde olan küçük otobüsler ve minibüsler kullanılmaktadır.
.....İlçeyi doğu-batı yönünde keteden E-23 karayolu, ilçe ulaşımında büyük kolaylıklar sağlamaktadır.
Sponsor Reklamlar

__________________
Bedenin orucu, irâde ve ihtiyarla azaptan korkup sevâba girmeyi, ecre nâil olmayı dileyerek yemekten kesilmektir. Nefsin orucu, 5 duyuyu öbür suçlardan çekmek, kalbi de bütün şer sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu, dil orucundan; dilin orucu, karnın orucundan hayırlıdır.
h.z Ali
yasamak_güzel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kızılcaova köyü yasamak_güzel Yozgat 1 25.04.10 01:01
yazılıtaş köyü yasamak_güzel Yozgat 0 25.04.10 00:10
veziralan köyü yasamak_güzel Yozgat 0 24.04.10 23:54
aliçözü köyü cem evi Alevi Cem Evlerimiz 1 19.03.10 11:49
sarıca köyü cem evi Alevi Cem Evlerimiz 0 22.02.10 09:21






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

SEO by vBSEO 3.6.0 PL2