Sponsor Reklamlar
Sponsor Reklamlar



Alevilerde Kurban Bayramı Varmı?

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Sorularla Alevi'lik Forumunda Bulunan  Alevilerde Kurban Bayramı Varmı? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kurban ve kurban bayramı nedir? Ne zaman ortaya çıkmıştır? Kurban neyi sembolize ediyor? Kurban ile amaçlanan nedir? Günümüzde kurbanı ve kurban bayramını nasıl anlamalı ve yaşamalıyız? Kurban olarak neyi sunmalıyız? Cevaplara geçmeden önce kısaca bayramların bizler için anlamına dair bir kaç söz söyleyelim. Bizce bayramların asıl anlamı paylaşımdır, sevgidir, dostluktur, kardeşliktir, düşmanlığın giderilmesidir, dayanışmadır… Dileğimiz ve isteğimiz bütün ömrün bayram coşkusu ve sevinci şeklinde yaşanmasıdır. Yaşanılan her günün bayram olmasıdır. Savaşların ve acıların son bulduğu, kalleşçe ve hainlikle gerçekleşen ölümlerin ...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen Alevi

 
Seçenekler
Alt 18.08.10   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 32
Mesajlar: 4.763
Rep Puani : 36
Standart Alevilerde Kurban Bayramı Varmı?


Kurban ve kurban bayramı nedir?

Ne zaman ortaya çıkmıştır?

Kurban neyi sembolize ediyor?

Kurban ile amaçlanan nedir?

Günümüzde kurbanı ve kurban bayramını nasıl anlamalı ve yaşamalıyız?

Kurban olarak neyi sunmalıyız?

Cevaplara geçmeden önce kısaca bayramların bizler için anlamına dair bir kaç söz söyleyelim.

Bizce bayramların asıl anlamı paylaşımdır, sevgidir, dostluktur, kardeşliktir, düşmanlığın giderilmesidir, dayanışmadır…

Dileğimiz ve isteğimiz bütün ömrün bayram coşkusu ve sevinci şeklinde yaşanmasıdır.

Yaşanılan her günün bayram olmasıdır.

Savaşların ve acıların son bulduğu, kalleşçe ve hainlikle gerçekleşen ölümlerin son bulduğu, umut ve mutlulukla uyanılan bayram sabahlarının yaşandığı günlerin özlemindeyiz.

Bundan dolayıdır ki bayramları, umut ve mutluluk dolu paylaşımların yaşandığı, dostlukların yüceltildiği, kötülüğün red ve mahkum edildiği bayramları önemsiyoruz.

Hangi milletin, hangi dinin ve inancın mensuplarının olursa olsun, bu içerikteki bayramları çok değerli ve anlamlı görüyoruz.


Kurban bayramına da bu çerçevede yaklaşıyoruz. Bizlere göre kurban bayramı çok çok önemli mesajlar içeriyor.

İnsanları, insanlığa davetin en çarpıcı mesajlarından biridir kurban bayramı.

Kurban kelimesi Arapça’da “yaklaşmak, yakın olmak” anlamına geliyor. Genel olarak da “Allah’a yakın olmak için takdim edilen şey” anlamına geliyor.

Kurban olayı, neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir.

Tek tanrılı dinlerden öncede vardı.

Bazı ilkel dinlerde kurban olarak tahıl ve benzer yiyecekler kurban olarak sunulurken, bazılarında da insanlar kurban olarak sunuluyordu.

Bizlerin şu an kutladığı kurban bayramı İbrahim peygamberin döneminde ortaya çıkmıştır.

İbrahim peygamber, Allah’a şirk etmeyen ve böylece bildik tarih bakımından “tek tanrılı dinlerin” atası kabul ediliyor.

Allah’ın birliğine inanan, Allah’a eş koşmayan, kendisini Allah’a veren/Allah’a teslim olan İbrahim peygamber, bir çocuğu olması için çokça Allah’a dua eder.

Duaları kabul ve makbul olan İbrahim peygamberin bir oğlu olur.

Oğluna İsmail adını verir (bazı anlatımlara göre İsmail değil, İshak’tır).

İsmail büyüyüp belli bir yaşa gelince, Allah İbrahim peygamberden oğlunu kurban etmesini ister.

Oğlunu çok seven İbrahim peygamber, sonsuz bir sadakatle bağlı olduğu Allah’a İsmail’i kurban etmek için hazırlık yapar.

Tam kurban edeceği sırada, bıçak kesmez ve gökten Cebrail bir koç indirir.

İbrahim peygamberin Allah’a karşı gösterdiği bağlılığının karşılığı olarak İsmail’in yaşamı bağışlanır (Aslında o gün bağışlanan sadece İsmail’in yaşamı değildir, İsmail’in şahsında bütün insanlığın yaşamıdır bağışlanan). İşte o günden bu güne kutladığımız bayramın aslı bu şekilde ortaya çıkmıştır.


Yukarıdaki girişte, bizlere göre kurban bayramı çok çok önemli mesajlar içeriyor.


İnsanları, insanlığa davetin en çarpıcı mesajlarından biride kurban bayramıdır, dedik. Bunun ile anlatmak istediğimiz bu olaydı.

Bu bir semboldür. Neyin sembolü? İnsanın artık kurban edilmemesi gerektiğinin sembolü.
Ne yazık ki insanoğlu bu ilahi mesajı anlamak istemedi, anlayanlarda yanlış anladı.

Bu anlamak istememek ve yanlış anlamak günümüzde de devam ediyor.

İnsanlar savaşlardan, hırslardan, kötü yönetimlerden, açlıktan, daha binlerce insan eli ile yapılan hatalardan dolayı kurban olmaya devam ediyor.

Hz. Ibrahim ile verilen mesaj kurban kesip et yemek değildir.

İyilik yapmaktır, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmektir, insanları mutlu etmektir, dünyanın daha anlamlı bir yer olması için herkesin elinden gelen katkıyı sunmasıdır.

açlığın ve sefaletin yer yüzünden silinmesi için maddi-manevi paylaşımda bulunmaktır.


Bizlere göre kurban bayramı kan akıtıp, hayvan kesip kurban etmek değildir.

Eğer kurban bayramı bunun ile sınırlı tutulursa, anlamına ters yaşanıyor ve kutlanıyor demektir.

Kurban bayramı yukarıdaki anlatımda da olduğu gibi, insanlaşmaya davettir. paylaşıma, kardeşliğe, yardımlaşmaya, iyiliğe, güzelliğe davettir.

Savaşların ve haksızlıkların son bulması ve insanların artık kurban edilmemesine davettir.

Yani yaşamaya, anlamlı yaşamaya davettir.

Kurbanla amaçlanan et yemek olmadığı için ve günümüz insanı yeteri kadar et tükettiği için kurban niyetine başka şeyleri de paylaşabiliriz.

Kurban bedelini ihtiyacı olana veya toplumumuzun şahsında insanlığa hizmet etmeyi esas alan kurumlarımıza bağışlayabiliriz.

Yine bu bayram günlerinde bilerek veya bilmeyerek kırmış olduklarımızdan af dilemeliyiz.

En başta kendi özümüzü dara çekip yaptıklarımızın ve yapamadıklarımızın muhasebesini yapmalıyız.

Dergahlarımızda, Ziyaretlerimizde ailemizle, dostlarımızla bir arada olmalıyız.

dostluklarımızı sağlamlaştırmalı, daha yoğun ve güzel paylaşımların temellerini atmalıyız.


Özellikle ailelerimiz ile -geniş manada aile- bir çok sebepten dolayı yapamadığımız paylaşımları bu bayram vesilesiyle gerçekleştirmeliyiz.

Bayramlar dostluklara ve kardeşliğe vesile olsun.

Daimi barışın, huzurun, hoşgörünün yer edinmesine vesile olsun.

Dargınlıkların, düşmanlıkların, kinlerin, ihanetlerin, acıların yok olmasına ve yer yüzüne bir daha uğramamasına vesile olsun.

kurbanlarımızı, adaklarımızı bu temenni ve dileklerle yerine getirelim.


Bayram bütün insanlar için güzeldir.

Ancak en çok çocuklar için güzeldir.

Bütün diğer bayramlarda olduğu gibi, bizler için önemli olan kurban bayramında da çocuklarımıza mutlak bir hediye alalım, onların bütün ömürlerinde bayram sabahlarında uyandıkları gibi neşeli ve umutlu olmalarını sağlayalım.

Biz Aleviler kurban bayramına bu temel çerçevesinde yaklaşıyoruz.

alintidir..
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet bunu beğendi.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.11.11   #2
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.110
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Alevilerde Kurban Bayramı Varmı?


Kurban, kelime olarak Arapça Kurb sözcüğünden türemiştir. Anlamı yakın olmak, “yaklaşmak demektir. Dini bir terim olarak kurbanlık, Hakka yaklaşmak niyetiyle belli günlerde kesilen hayvana verilen addır.
Tevratta ve Kuran tesfirlerinde anlatıldığına göre, İbrahim Peygamberin Hakka Eğer bir oğlum olursa onu senin yoluna kurban ederim diye yakarışının arından dünyaya gelen oğlu İsmaili, verdiği söz de durarak, Hakk yoluna kurban etmek ister. Bunun üzerine Cebrail tarafından bir koç indirilir ve İsmail kurban olmaktan kurtulur. O günden bu yana, kurban geleneği bütün inançlarda yerini almıştır. Bu gelenek bir bakıma o zamanlara kadar insan kurban etme geleneğini de ortadan kaldırmıştır.

Eski uygarlıklarda çok tanrılı dönemde, doğa üstü güçlere hoş görünmek, onlardan kötülüklere engel olmalarını istemek, şükranlarını sunmak için yapılan dinsel törenlerdi. Tarihsel süreçte inanç mensupları yalnız insan ve hayvan kesmek yoluyla değil, çeşitli
ürünler sunmak yoluyla bu dinsel törenleri gerçekleştirmişlerdir. En eski inançlardan, günümüz çağdaş toplumların inancına kadar kurban olgusunun kaynağı üstüne çeşitli varsayımlar ileri sürülmüştür. Kurban hemen bütün inançlarda kanlı ve kansız olmak üzere iki biçimdir.

Kanlı kurbanlar insan ve hayvanlar, kansız kurbanlar yiyecek ve içeceklerdir. Kurban inancı adak inancıyla da bağımlıdır. İnanç gereği Tanrıya her zaman, ya da o an için haz vermek üzere kurban sunulur. İnsanların kurban edilmesi ilk çağların yakın dönemlerine kadar
sürmüştür. Bu öykülerin mitolojik açıdan gerekçelerini bilim adamları açıklamaktadır. Bir takım doğa afetlerine karşı Tanrıların gazabından kurtulmak için genç insanların kurban edildiği tarihi tapınaklara halen Anadoluda rastlanmaktadır. Maalesef bu tip insan kurban edilmesi anlayışı şeriatçı-yobaz çevrelerin bir kısmında zaman zaman görülmektedir.

İbrahim peygamber zamanında, İsmailin yerine inen koçun kurban edilmesiyle, insan kurban etme geleneği iyi yürekli Tanrı tarafından kaldırılmıştır. Müslümanlıkta kurban kesmek Hicrettin ikinci yılında emredilmiştir.

Kurban kesmek farz değildir. Kurban namazı da farz değildir. Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vaciptir. Sünni mezhebe göre bayram namazına giden sevap kazanır, yapmayan inkar eden dinden çıkmaz. Sünni İslamda 5 çeşit kurban vardır. Hac farizesini yerine getirenlerin
veya hacca gidenlerin kestiği kurbana Udhiyye (Vacip) kurban denir. Hacca giden bir kişi hac yolunda veya hac yerinde bir günah veya kusur işlerse, bir hatta yaparsa kestiği kurbana Hedy kurban denir. Nezir (Adak) kurbanı vardır. Nesike (Akika) denilen kurban yeni doğan çocuklar için kesilen kurbandır. Nafile Kurban, Allah için kesilen kurbandır. Sünni İslam inancında olanlar her sene hacca giderken kestikleri kurbana Udhiyye ve yapılan törene bayram derler.

Son zamanlarda İslam teologları ve bir takım bilim adamları Kuranda kurban kesmenin emredilmediğini söyleyip duruyorlar ve tartışmalar gittikçe yoğunlaşıyor. (Yaşar Nuri Öztürk, Zekeriye Beyaz, Hüseyin Hatemi vb) ama buna rağmen Türkiyede bilinçsizce dinin hiç emretmediği bir şekilde hayvanlara işkence ve eziyet yaparak ortalığı kan gölüne çevirmek ibadet değildir.

Aleviler esas olarak kurbanı YOLA KURBAN OLMAK VE YOL UĞRUNDA GEREKİRSE BOYNUNU VURDURMAK olarak algılarlar. Alevilerde ise kurban dendiği zaman asıl kurban nefsini tığlamaktır. Çünkü Alevilerde dualarda canım kurban tenim tercüman diyerek ikrar verip ikrarında durmaktır, ilim ve irfanla olgunlaşıp erenler yolunda el ele el hakka insani kamil mertebesine erip o meydana gelmektir. Alevilerde Piri evine geldiğinde, Cem yapıldığında, Hızır ve Muharrem ayı geldiğinde, Müsahiplik tutulduğunda, herhangi bir dilekte bulunulduğunda adağını yerine getirmek ve Hakka yürüyen bir aile bireyi niyetine lokma vermek için kurban kesilir.

Allah Allah deyip gel bu meydana

Can baş feda edip götür kurbana

Boyun eğip yüz sür Şahı Merdana
Erenler bu meydan er meydanıdır.
Canım erenlere kurban
Serim meydanda meydanda
İkrarım ezelden verdi
Canım meydanda meydanda
Gerçek olan olur gani
Gani olan olur veli
NESİMİyim yüzün beni
Derim meydanda meydanda

Alevi inancının temeli ikrar vermektir ve ahdine sadık olmaktır. Yani ÖL İKRAR VERME, ÖL İKRARINDAN DÖNME anlayışı ile ikrarına sadık, sözünden dönmeyen, ahde vefalı, ve yolu uğruna canını seve seve verecek kamil insanı yaratmak Aleviliğin temel anlayışıdır. Alevilikte hak yemeden, hak yedirmeden insanca mutlu yaşamak dünyada cennet için mücadele etmek, insanlık yoluna hizmet etmek en büyük kurbandır..

Hüseyin, Eba Müslüm, Hallac-ı Mansur, Seyid Nesimi, Pir Sultan, Bedreddin, Seyit Rıza ve tüm Alevi uluları bu yolda, kaç baş koç veya deve kurban kestikleri ile değil, gerektiğinde insanca yaşama uğruna, bu yola (amaca) kendi başını kurban verdikleri için anılır. Amaç
canlara işi, aşı yaşamı, kan akıtmadan her şeyi paylaşmayı, birbirine kurban olmayı sevmeyi öğretmektir. Alevilerin birbirine tüm canlara ve Haka vereceği en büyük kurban SEVGİDİR.. Alevilikte kurban lokmadır.

Bu temel anlayışı yine çeşitli törenlerle kurban adayarak yerine getirmekteyiz. Aleviler Piri evine geldiğinde, Cem yapıldığında, müsahiplik tutulduğunda, uzun süre çocuğu olmayanların çocuk sahibi olması halinde, sünnet, kirvelik, düğün sırasında, Hakka yürüyen Cana yapılan hizmet, Hızır ve Muharrem oruçları, Hıdırellez şenlikleri, Hz. Alinin doğumu ve Nevruz törenleri, sırasında ve özel adaklarında Kurban keserler. Bunların tümü aslında ikrara yöneliktir ve ahde vefayı simgelerler. Kurban gece kesilmez. Aleviler ulu orta yerlerde kurban kesmezler ve cana kıymazlar, geçmişte Ahiler kendi cemaatlerine avcıları almamışlardır, Can olan hiçbir şeye kıyılamazdı onlar için.. Alevilerde kurban vardır fakat bayram namazı
yoktur.



Yetmiş deve ile Kabeden gelsem

Amentü okusam abdestim alsam
Ulu camilerde beş vaktim kılsam
Mürşide varmadan yoktur çaresi
Arafatta kurban kessem yedirsem
Hac kurbanın kabul oldu dedirsem
Pir aşkına su doldursam su versem
Mürşide varmadan yoktur çaresi

Kul Himmet

Bu gün Alevi-Bektaşiler artık kanlı görüntülerden uzakta özellikle şehirlerde kurumlarımıza maddi katkı yaparak, olanakları bulunmayan kişilerin çocuklarına eğitim katkısı ve bursu vererek kurbanlarını kansız ve en yararlı bir şekilde yapabilirler.

Bu konuda dedelerimizin de sünni etkileşimden uzak gerçekleri halka anlatmasında fayda vardır. Nitekim Ramazan Bayramı yapmak isteyen canlara bazı Cem evlerinde Alevilerin Ramazan konusundaki düşünceleri, fikirleri ve tarihsel gerçekler anlatılmış Canlar konuyu kısa sürede idrak etmişlerdir. Kurban Bayramı vesilesi ile de dedelere gerçeklerin anlatılması, halkımızın aydınlatılması konusunda büyük görevler düşmektedir. Bu konuda gerekli bilgi kendi tarihimizde, nefeslerimizde, deyişlerimizde, yol önderlerimizin sözlerinde ve davranışlarında mevcuttur.

Bozatlı Hızır hepimizin yoldaşı olsun.

Musa Kazım ENGİN

Eğitimci
Sponsor Reklamlar

__________________
İmam-ı Cafer-i Sadık buyurmuştur ki, “Pir ikidir. Piri kamil piri cahil. Piri kamil odur ki, Evladı Resul’den ola. Evladı Resul’den olmakla da olmaz. Çünkü; Evladı Resul’ün bütün güzelliğini, bilgeliğini, turaplığını, sevgisini ve hoş görüsünü üstünde taşıyan o kişi piri kamildir.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
alevi partisine ihtiyaç varmı ? ayvaz58 Anketler 14 08.02.13 09:50
Operasyon sırası Alevilerde mi? Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 16.01.12 18:58
Alevilerde ‘Yol’ ayrımı Pir Mehmet Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 1 22.05.11 20:07
Haberin varmı yar yar (karma türkülerimiz) kepenekli çoban Türkü Bölümü 9 08.05.11 14:16
BU ekmekleri yiyen varmı? hasan Her Telden 0 30.08.10 10:22






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

SEO by vBSEO 3.6.0 PL2