Sponsor Reklamlar
Sponsor Reklamlar



alevilikte imam nikahı

 Genel Kültür Katagorisinde ve  Felsefi Açılımlar Forumunda Bulunan  alevilikte imam nikahı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>canlar alevilikte imam nikahı yani dede nikahı nasıl kıyılır şartları nedir...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen hazar_ali

 
Seçenekler
Alt 11.01.10   #1
hazar_ali
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1
Rep Puani : 10
Standart alevilikte imam nikahı


canlar alevilikte imam nikahı yani dede nikahı nasıl kıyılır şartları nedir
Sponsor Reklamlar

Dede-baba bunu beğendi.
hazar_ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #2
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 37
Mesajlar: 379
Rep Puani : 10
Standart Nikah ve Evlilik& Alevi-Bektaşi anlayışı


Degerli canlar...

Alevi erkanında Nikah töreni aşağıdaki sıra ile olurdu...

Öncelikle, Evlenmeye karar kılmış canlar.. (Talipler) hiçbir zorlama ve baskı olmadan

Cematin şahitliğinde Dede-baba huzuruna çıkarılırdı... (Diz çöküp otururlar..Erkek dede-babanın karşısında Sol tarafına.. kadın sağ tarafında olacak şekilde)


Dede-baba hazır olan cematin şahitliğinde evlenmek isteyen canlara Kur'an-ı kerimin aşağıdaki ayetlerinin Türkçelerini okur...

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


"...Ey Müminler! (Ey Canlar) Biz sizleri erkekli, disili olarak cift yarattik.... Soyunuz devam etsin diye..."
(Nebe Suresi: 5)

Sonrasında Rum Suresi okunurdu..

"...Biz, sizleri topraktan yaratarak, akil ve suur verdik. bütün yaratilmislardan üstün ve şerefli eyledik....Yasaminiz süresi icerisinde kendileriyle huzura kavusacaginiz,soyunuzu devam ettireceginiz esler eyledik... Aranizda muhabbet ve sevginin var edilmesi Tanri'nın isteği ve varliligin belgesidir."
(Rum Suresi: 21)

"....Ey İnanlar! Esleriniz size cocuk yestirenlerinizdir....Onlara dogru olmayan bir harekette bulunmayin, Allah`i aklinizdan cikarmayin. En sonunda Allah katinda hesaplanacaginizi bilin." (Eşlerinizin sizin üzerinizde hakkları vardır.. hesap gününü unutmayın....)
(Bakara Suresi: 223)

"Ey İnananlar! Sakin birbirinize verdiginiz sözü (ikrari)bozmayin... Zinaya yanasmayin, o yol fuhustur ve haramdir...." (Eşlerinizden başka kadınlar size haramdır ... O yol fuhuş yoludur...) (Esra Suresi: 32)

Yukarıdaki Ayet-i kerimeleri Kimi Alevi-bektaşi Ocakları arapça okumakla birlikte Aşağıdaki duaları Türkçe okumaktadır.. Ancak genel uygulama Duaların Türkçe okunmasıdır...

Duaların sonunda Nikah Törenine geçilir

Dede Kur`an ayetlerini okuyup Hakk`in emirlerini bildirdikten sonra


İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed


"...Evlatlarim Allah`in emri ile Peygamberin kavli ile imam Cafer`i Sadik`in ictahati üzere Haci Bektas Veli`nin himmetiyle sizin nikahınızı kiymak icin burada bulunuyoruz.

Su anda Hakk divaninda ,irfan meydanindasiniz,:Yolumuza, erkanimıza göre, sizlere anne ve babalariniz da dahil hic kimse baski yapamaz Yolumuza göre suç ilesmis olurlar.

Ölünceye kadar gecinecek olan sizler oldugunuza göre karar vericek olanda sizlerlersiniz. Alevi inancinda bosanmak suctur.Yolumuz ve erkanimizda kötü fiildir.

Allah kimsenin yuvasini dagitmasin. Şimdi cok iyi düsünün, sordugum sorulara hiç bir baski ve etki altinda kalmadan dogru cevap verin.

Kizim! Allah`in emriyle, Peygamberin kavli ile Imam Caferi Sadik ictahiti üzere yerin gögün tanikligi ile hazir bulunan cemaatin sahadeti ile hic bir baski ve etki altinda kalmadan, kendi arzuve isteginle .........?...... oglu.......?..... sag gününde,hasta gününde dar gününde ve genis gününde bütün dertlerine ortak ve yardimci olmak kaydi ve sarti ile ömür boyu kendine eş olarak kabul ediyormusun?

Kiz veya Oglan "Evet kabul ediyorum" diye cevap verir.Bu soru her ikisinede ücer defa sorulur.Her seferinde evet cevabi alinirsa.

Dede sahitlere evlenmelerine bir engel olup olmadigini da ayri ayri sorar.

Sahitlerden olumlu cevap aldiktan sonra, "Evlatlarim Allah`in emri budur.Allah sizleri birbirinize mubarek ve hayirli etsin."


Hazir olan cemaat

"Allah Allah"

Dedikten sonra dede nikah duasini okur...

Dede evlenen çift ve oradakiler için şöyle dua eder...


Dede-baba:

----Saygıdeğer Canlar! Birbirlerini eş olarak seçmiş bu canlarımızın mutluluğu için, öz gönül birliği ile dua edelim....

"...Hak-Muhammed-Ali, Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli....

Erenler meydanında, Muhammed-Ali yolunda, siz değerli canlarımızın huzurunda kıydığımız bu nikahı kutlu eylesin. Nikahı kıyılan bu canlarımızın ömürlerine bereket, vücutlarına sağlık, rızklarına genişlik versin. Dünya ve ahirette mutlu olsunlar. Varlıkta, yoklukta; hastalıkta, sağlıkta; tasada ve kıvançta birbirlerini en içten sevgiyle destekleme gücü versin. Yuvaları mutlu, ağızları tatlı olsun...

İmam Hüseyin katarından, didarından, yolundan ayırmasın. Aralarındaki sevgi, Hz. Ali ile Hz. Fatıma arasındaki sevgi olsun. Soylarından gelecek çocukları kendilerine, Alevi-Bektaşi toplumuna ve bütün insanlığa hizmet etsin, hayırlı-uğurlu olsunlar.

Üçler, Beşler, Yediler, Oniki İmamlar, gerçek erenler her zaman yardımcıları olsun. Bozatlı Hızır yoldaşları olsun. Görünür, görünmez kazalardan, belalardan saklasın, beklesin. Ulu Tanrı gönüldeki dileklerini versin. Eşimizin, dostumuzun, içinde de bu canlarımızın ağız tadlarını bozmasın. Burada, bu mutlu günde bulunan siz canlarımızı da her iki cihanda mutlu eylesin. Hazreti Pir, Ulu divanda utandırmasın. Dualarımızı da kabul eylesin.


Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, Pirimiz Hünkar Bektaş Veli, Kerem-i Evliya, gerçekler demine hü mümine Ya Ali..."


Allah Eyvallah
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #3
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 37
Mesajlar: 379
Rep Puani : 10
Standart Hz. Ali ve Fatıma'nın Nikahı


Hz. FATIMA-I ZEHRA


NIKAH TÖRENI...

Hz. Ali Resulüllah’dan aldigi emir üzerine zirhini ve atini satmak veya rehin olarak vermek suretiyle gerekli mehri temin icin harekete gecti.

Hz.Ali, temin ettigi parayi alip dogruca Peygamber huzuruna geldi. Allah’in Resulü, paranin bir kismini Bilali Habesi’ye vererek söyle buyurdu: Carsiya git, gül suyu ve bal al. Bali, su ile ezip serbet yapin, nikah sirasinda icelim. Herkese ilan edin, Ali ile Fatima’nin nikahlari kiyilacaktir.

Davetliler toplaninca Allah Resulü ilk sözü, aldi ve su konusmayi yapti.

Su bir gercektir ki; Allah, evliligi bir varolus sebebi, bir kacinilmaz, fiil bir adalet tasiyici ve bir hayirlar getirici olay kilmistir. Bedenleri, evliligi özler bir fitratta, insanlari, evlenmeyi istemye mecbur kalacak bir yapida yaratmis ve ilahi kelaminda söyle buyurmustur: O Allah, sudan bir insan yaratip sonra onu bircok soy ve sop haline getirendir. Ve Rabbin her seye güc yetirebilendir.

Bu giristen sonra size sunu söylemek istiyorum: Allah bana Fatima ile Ali’yi evlendirmemi emretti. Sizi sahit tutuyorum ki ben de Fatima’yi es olarak Ali’ye verdim. Sizi sahit tutuyorum ki bu akti dörtyüz dirhem gümüs mehiri esas alarak yaptim. Sayet Ali, yürürlükteki gelenege ve gerekli düstürlara uyarak bunu kabul ederse Allah onlarin bedenlerini bir araya getirsin ve onlardan dogacak nesilleri mübarek ve tertemiz kilsin. Ve Allah o nesli rahmete anahtar, hikmete maden, ümmete güvence kilsin.


Söyleyecegim bunlardir. Allah’dan sizin ve benim icin af dilerim.

Nikah aktinin tarafindan olarak Ali de bir konusma yapti:

Hamd ve senanin her türlüsü Allah’a mahsustur. O Allah ki sayisiz nemetleri bizi kusatmis ve önümüze serilmistir. O Allah ki kudret, ilham ve himayesi bizi kucaklamistir. Varligi, kendinden baska hicbir seye muhtac olmayan o yüce Allah’i tek ve mutlak ilah olduguna sahitlik ederim. Bu sahitligimin, onun yüce rizasina uygun olmasi, dilegimdir... O ezeli ve ebedi diri Mabüd’a tekrar tekrar hamdolsun...


Huzurlarinda bulunma serefine erdigimiz Allah Resulü Muhammed Mustafa’ya da salat ve selam olsun. En derin sükranlarimi onun yüce huzuruna arzederim ki tertemiz kizi Fatima’yi, dörtyüz dirhem gümüs mehir esas olmak sartiyla bana nikahlama lutfunu göstermislerdir. Sizler, onun seckin ashabi olan sizler de benim gönül dostlarim olan sizler, dinlediniz ve gördünüz. O, Resuller Sultani’nin söylediklerini ben de dinledim ve hepsini aynen kabul ediyorum. Allah hepimizin sözlerine sahittir, hepimize vekildir.

Ve Resulüllah tekrar söz alarak nikah aktinin tamamlandigini ifade buyurdu ve misafirlere ikramin baslamasini emretti. Önce hurma ikram edildi. Bunu Bilali Habesi’nin bal serbeti dagitmasi izledi.

Tören dagildi ve Allah Resulü, kizinin yanina gidip haberi vermek üzere yuvasina girdi Fatima’yi görür görmez gözlerinden yaslar bosaldi. Fatima sordu:

“ Ey ruhumun ruhu babacigim, böyle bir günde neden agliyorsun?” Alemlerin Efendisi bir yandan gözlerini silerken bir yandan da söyle konustu: “ Aglamama sebep sensin, Fatima. Senin de benim gibi anadan mahrum büyüdügünü düsündüm ve icimden dedim ki: “ Ah, Hatice sag olsaydi da su sevincli günümüzü görseydi.

Senin ceyizini kendi elleriyle hazirlasaydi. Böyle olsaydi ne kadar sevinirdik... Neyleyelim, ey Fatima, hayatin kanunu bu. Kederle sevinc hep yan yana... Hakk’in takdiri bu imis. Iste kizim, beni hüzünlendirip aglatan, senin Hatice’den mahrum bir sekilde gelin olmandir.”


Bu siralarda, Fatima, insan oglunun gösterebilecegi fedakarliklarin hepsini asan su abidevi davranisi sergiledi: Seslerin en tatlisi, en dokunaklisi ile hitabederek babasina söyle dedi: “ Ey ruhum babam, evlenen her kizin mehri altin ve gümüsle taktir ediliyor.


Ben de böyle bir uygulamaya bagli kalarak evlenirsem senin kizin olmamin ne farki kalir?.. Ben isterim ki benim evlilik mehrim, senin kiyamet günü günahkarlara ulasan sefaatin olsun ve bu sefaat sayesinde o günahkarlar Allah’in affina ugrasin. Bu ulviden ulvi dilek kabul edildi ve ilahi vahiy, haberi Allah Resulün’e ulasti. Ve Allah’in Ecisi Fatima’yi teprik ederek “ ebediyyen mutlu ol, ey Fatima, su davranisinla peygamber cocugu oldugunu cok güzel belgeledin” buyurdular.

Hz. Ali tarafindan verilen mehrin bir kismini, saklamasi icin, hanimi Ümmü Seleme’ye veren cenabi Peygamber, bir kismini Hz. Fatima’ya ceyiz alinmasi icin ayirdi ve alim isleriyle Bilali Habesi, Selmani Farisi ve Ebu Bekir’i görevlendirdi.


Bu üc kisi carsiya gidip, Fatima’ya su esyayi aldilar: Bir sedir, bir yün yatak, bir hurma lifi minderi, bir kilim, bir yatak örtüsü, bir su kabi, bir takim elbise ve daha bazi ev esyasi... Esya alindi ve Allah Resulü’nün huzuruna getirildi. Peygamber bu esyaya bakti ve ellerini kaldirarak söyle dua etti:

“ Ya rab, senin de sakindirdigin israftan cekinen su iki insana bu esyayi hayirli ve bereketli kil.” Bütün ömrü, Allah Resulü’nün yaninda, Allah’in dinine hizmetle gecen ve dünya ile alakasini

“ bende para bulunmaz ki” süzüyle ifade eden Sahi Velayet Ali ve esi Fatima bu esyaya baska bir sey ekleyemeyecekler ve hayatlari boyunca bunlari kullanacaklardir.

Kaynak :http://www.habercem.com/blog_detay.asp?id=1557
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #4
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 37
Mesajlar: 379
Rep Puani : 10
Standart İslam Dininde çok evliliğe izin var mı?


Degerli canlar...

Öncelikle belirtmek gerkir ki, İslamiyet öncesi arap toplumunda evlilik kurumu yoktur.. Bir gece birinin eşi olan diğer gece başka birinin eşi olabiliyordu.. Çok zengin olan kabile reislerinin ise, sayıları onlarla ifade edilen haremleri vardı...

Kadının bu anlamda araplarda yeri ve hiçbir degeri yoktu.. alınan satılan ve bazende diri diri gömülen idi..


İşte Peygamber Hakk emriyle kadının adının bile olmadığı bir dönemde evlilik kurumunu getirdi. Nikah böyle bir ortamda var oldu...

Şimdi Bu girizgah bölümünden sonra ilgili ayeti ve hangi olay yada durum üzerine indiğini inceleyelim...

Yapılan açıklamalardan göreceksiniz ki Kur'an çok eşliliği değil, eğer hala varsa çok eşliliği Tek indirmeyi emreder... Ve yetimlerin öksüzlerin korumayı buyurur..


İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


"...Yetimlerin mallarını verin.Temizi murdara değişmeyin.Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin.Bu büyük bir günahtır...Öksüzlere haksızlık yapmaktan korkuyorsanız hoşlandığınız kadınlardan dörder, üçer ikişer evlenin; eğer haksızlık yapmaktan korkuyorsanız tek, ya da sahibi olduğunuz esir kadınlardan birisi ile evlenin. Bu, ilâve yapıp durmamanız bakımından daha hayırlıdır." (Nisa; 4/3)


Öncelikle Degerli canlar Kur'an'ın indiği dönemde çok eşlilik vardı.. ve Peygamber bu durumdan hoşnutta değildi.. Nitekim Hakk Emriyle Mevcut durum önce 4-3 üçe ve daha hayırlısı olduğu için tek eşle evlilik Kur'anda emredildi

Nitekim, Zamanın Sahabeleri bu ayeti şöyle anlamıştır:


"Cenab-ı Hakk çok eşli olmamızın haksızlıklara yol açmasından rahatsız; azaltmamızı, hatta teke kadar indirmemizi istiyordu."

Bunun böyle olduğunu anlamak için "nuzül ortamına" yani arka plana gidelim ve ortamı biraz tasvir edelim..

Kuran'ın ilk hitap ettiği toplum, daha çok ekvator kuşağı ikliminde görüldüğü gibi "poligaminin" (çokeşlilik) yaygın olduğu bir toplumdu. Kadınların durumu çok kötüydü. Alınıp satılıyorlar, bırakın mirastan pay almayı kendilerine mirasçı olunuyordu. Boşanmış bir kadının üzerine paltosunu (gömleğini, entarisini, şalvarını) atan erkek onu "kapatmış" sayıyordu. Bırakın şahitliği, evlenirken de boşanırken de onlara bir şey sormak zûl addediliyordu. Onlarla evlenmenin ve boşanmanın sınırı yoktu.


Mekkedeki 7-8 büyük tefeci bezirgan (Kâbe çetesi) şehrin kaderine el koymuştu. Kâbe'nin arka sokaklarında lüks genelevleri işletiyorlardı. Gariban Mekkelilere faizle borç veriyorlar, ödeyemeyenin karısına kızına el koyuyorlardı. Onları açtıkları gayet lüks döşenmiş fuhuşhanelerde Yemen'den, Habeş'ten, Mısır'dan, İran'dan vs. gelen zengin tüccarlara sunuyorlardı. Kimi Mekkeliler de ileride bunların eline düşmesin diye çocuğu kız olunca diri diri toprağa gömüyordu. Bu şekilde Mekke'de insanlık dışı, vahşi bir düzen/iktidar (Yeda Ebu Lehep) vardı ve büyük bir dram yaşanıyordu


İşte Böyle bir ortamda nisa Suresi İndi... Dolaysıyla Ayeti doğru anlamak için Kur'an'ın ilk ilk muhataplarının bu ayetten sonra ne yaptıklarına bakmak gerekir:


Bütün rivayetler bu ayetten sonra sahabe arasında evlenme olaylarının ikişer, üçer, dörder "arttığını" değil tam tersi "azaldığını" göstermektedir. (Kurtubi, İbn Kesir, Razi).

Bu ayetten sonra neden çok-eşlilik olaylarında değil de, giderek dörder, üçer, ikişer, boşanmalarda artış olmuştur? Çünkü sahabe bunu çok-eşliliğe teşvik olarak anlamamıştır. Bilakis, çoğu zaten çok-eşliydi. Yani çok-eşli olmaktan çekinen yoktu ki üstüne üstlük bunu teşvik için ayet gelsin. Zaten öyleydi çoğu…

Tam tersi "Cenab-ı Hak bu kadar çok-eşli olmamızı istemiyor, az eşli olmamızı, hatta teke kadar indirmemizi; bizim için hayırlı olanın bu olduğunu söylüyor" diye anlamışlar ve dörder, üçer, ikişer, bire kadar… azaltmak suretiyle evliklerini sürdürmüşlerdir.

Bunu "dörde kadar" izin olarak anlayan da olmuştur. Lakin bir emir veya ruhsat değil, bire kadar indirme tavsiyesi vardır.Demek ki ayetin sevk yönü, çok-eşliliği teşvik değil; çok-eşlilikten sakındırma, en azından dörde, üçe, ikiye hatta sonuçta "teke" indirme yönündedir. Yani genellikle tek-eşli evliliklerin olduğu bir toplumda giderek ikiye, üçe, dörde kadar çoğalma değil; zaten çok-eşliliğin yaygın olduğu bir toplumda giderek dörde, üçe, ikiye hatta bire kadar azaltma amaçlanmaktadır...

Ayetin sonundaki [zalike edna taulu] ifadesinin çoğu meallerde geçtiği gibi "Arzularınızın çoğalıp taşmaması (azmamanız) için bu daha uygundur" değil; "Eşlerinizi çoğaltıp artırarak haksızlıklara yol açmamanız için bu daha uygundur" şeklinde okumak bu nedenle bağlama uygun düşmektedir


Görüldüğü gibi Kuran'ın bu ayetini "çok-eşliliğe ruhsat" hatta "teşvik" olarak anlayanlar yanılıyorlar. Burada ruhsat verildiği filan yoktur. Çünkü konu erkeklerin tek-eşle yetinememe sorununu çözmeye yönelik değildir. Zaten böyle bir sorun da yoktur. Ayetin ilk muhatapları zaten bol bol evlenmişlerdi. Bu ayet indiğinde zaten sahabelerin çoğu çok-eşliydi.

Yani ortada dullar ve yetimler kalmış da, bunları ne yapacağız diye sahabe kara kara düşünmüş de, ayet imdatlarına yetişerek onlara çokeşlilik yolunu açmış değildir. Bunlar zaten yapılmıştır. Ortada kalan dullar ve yetimlerle zaten evlenilmiştir. "Arap" bunu zaten yapmaktadır. Ayet bunlar yapıldıktan sonra geliyor ve bunların yarattığı sorunları çözmeye yöneliyor.


Demek ki üzerinde titrenen, erkeklerin "tek-eşle nasıl yetinecekleri" sorunu değil; kadınların, öksüzlerin, yetimlerin, kimsesizlerin, ezilenlerin, mağdurların sorunlarının nasıl çözüleceğidir. Yani hak ve adalet sorunudur. Kur'an bunu gördüğü an âdeta otomatikman harekete geçen virüs programı gibi çalışıyor ve her şeyde ısrarla bunu arıyor. Kuran'ın bu ruhunu anlamayanlar, tabiî ki ellerini sıvazlayarak çok-eşliliğe "ruhsat" yorumları yapacaklardır.


Şu halde çok-eşlilik ne Allah'ın bir emri, ne de verdiği bir ruhsattır. Ruhsat sıkışana verilir. Buradaki sıkışma tek-eşle yetinemiyor olmalarından kaynaklanan bir "erkek sıkışması" değildi. Bilakis mallarının çok-eşli olanlarca yenmesinden kaynaklanan bir "yetim sıkışması" idi.


Allah (cc) erkeklerin "uçkuru" için ayet indirmedi, yetimlerin "hakkı" için ayet indirdi!


Kur'an ayetleri ile sabit olduğu için, bize örnek olacak olan Kur'an'ın o dönemdeki muhataplarının çokeşlilik yapmış olmaları değil; bugün çok-eşli isek teke varıncaya kadar azaltmadır; dinden olan budur.…

Yani çokeşlilik ayetinin (Nisa:3) muhatabı bugün tekeşliler değil; hala varsa çokeşlilerdir

Yararlanılan kaynak:

1- http://anadoluhaber.blogspot.com/200...elilik-ve.html

2- Kur'an-ı Kerim Meali, Yaşar Nuri Öztürk
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #5
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 37
Mesajlar: 379
Rep Puani : 10
Standart Halife Ömer,İmam Ali'nin Kızıyla Evlenmiş YALANI


Alevilikle ilgili birçok yalan yanlış haber verilmekte.. insanlar kandırılmakta.. şimdi bu yalanlardan birisini daha deşifre etmek için aşağıdaki yazıyı sizlere sunuyorum.

"....

-- İnandıkları ama hiçbir doğruluğu olmayan sahte rivayetlerden biriside, Halife Ömer İmam Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'ü almış.. Halbuki 40 yaşına kadar Peygambere karşı durmuş.. Hatta kılıç kaldırmıştır..

Fakat bu isteğine nail olamamıştır.. Çünkü Şahı Merdan gibi Tanrı arslanı korkusu bu isteğinin yerine gelmesine engel olmuştur.. İmam Ali'nin kızını vermesi mümkün müdür? Madem evlendiler çocuklarının adları nedir?

-- Halife Ömer'in doğumu 591 dir..

İmam Ali'nin doğumu 598'dir. Fark 7 yaş

İmam Ali Hz. Fatime-tüz zehra evliliği 623 yılında olmuştur.. Yani halife Ömer'in doğumundan 32 yıl sonra evlenmişlerdir..

-- Ümmü Gülsüm'ün doğumu 627 yıllarına tekamul etmektedir..


-- Yani Ümmü Gülsüm doğduğunda yine halife Ömer 36 yaşında

İşin ilginç yanı Ömer Ümmü Gülsüm'den 36 yaş büyük.. Sizce bu ahlaka uyar mı o pak ve Alemlere örnek olacak Ehlibeyt evlatları kendisinden 36 yaş büyük hemde zamanında islam düşmanlığı yapmışlarla evlenebilir mi... Kimin ahlakıdır bu ! ! !


-- Ümmü Gülsüm'ün 17 yaşında evlendiğini farz edelim.. Bu durumda halife Ömer 53 yaşında evleniyor... Komediye Bakın Halife Ömer de 53 yaşında dünyadan göçüyor.. Yani evlenmeden maalesef ölüyor ! ! Ben mantık olarak bir türlü evlendiremedim.... Sahte ilimlerle dolu olan emevi anlayışına lanet ediyorum....

-- Gayri yorumları değerli forum sakinlerine bırakıyorum..."


NOT. YAZI ALINTIDIR.. Horasan Nicli arkadasın, http://forum.gercekilim.com/showthread.php?t=675, sitesindeki yazısı
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.01.10   #6
Dede-baba
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nereden: Erzincan
Yaş: 37
Mesajlar: 379
Rep Puani : 10
Standart Nisa Suresi Ayet 34 ve kadına şiddet Kur'an da var mı*


Degerli Canlar,


Sünni/Şii Ulema, Nisa Suresi'nin 34 ayetini yanlış tercüme ve tefsir ederek, Erkeklerin kadınlardan daha üstün olduğunu hatta sözlerini dinlemediklerinde dövülebileceklerini bile ileri sürerler...

Şimdi Nisa Suresi'nin Sünni/Şii çevirisini ve Yorumunu sunlım..


".....Allah'ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarf etmelerinden dolayı, erkekler, kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır.Serkeşlik etmelerinde endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa onların aleyhine yol aramayın. Doğrusu Allah Yüce'dir, Büyük'tür....." (Nisa/34)


1- Öncelikle Ayetin sünni çevirisinde geçen üstünlük ifadesi, erkeklerin despot bir hakimiyetini, kadınlar üzerine mutlak hükümranlığını ifade etmez...

2- Ayetin Arapça metninde geçen, "ق وام : KAVVAM" Tabiri, üstünlüğü ve mutlak hükümranlığı değil, koruyucu, gözetici; bakan, yiyecek ve ihtiyaçlarını gideren... anlamlarına gelmektedir... Dolayısıyla yüce Allah, Erkeklerin kadınların tüm istek ve ihtiyaçlarını karşılamalarını yerine getirmelerini farz kılmıştır...

3- Yine sünni/şii çevirideki "....İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler..." şeklindeki ifadeninde Kur'ani olmadığını belirmek gerekir...

ص الحات (salihat) : dürüst, erdemli

قانت ات (kanitat) : itaatkar, itaatli...

Öncelikle "..dürüst ve erdemli kadınlar, itiatkar kadınlar..." ifadesindeki İtaat kadının erkeğe mutlak itaatı ve boyun eğmesi değil.. kadının Yüce Allah'a taat ve boyun eğmesi anlamındadır..

ص الحات (salihat);... قانت ات (kanitat) : İfadeleri Kur'an-ı Kerim'in ,birçok yerde geçiyor (3:17, 33:35, 39:9, 2:117) ve her zaman Allah’a itaat için kullanılmış.... Bu İfadeleri Kadınların erekeğe itaati olarak yorumlayanlar. erkek egemen cahiliye arabı geleneğinden kaynaklanmaktadır.. kesinlikle Kur'ani değil.. geleneksel. ve arap/Fars kültürüdür....

Nitekim Nisa Suresi'nin... devam eden ayeti.. Bu itaatin ve saygının Erkeğe değil.. bizzat Allah'a olduğunu ortaya koyar..

“....Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar...” bu saygının Allah’a olduğunun açık bir kanıtıdır....

".....Sadakatsizlik (NÜŞHÜZ kökü NEŞEZE *2) ve iffetsizliklerinden korktuğunuz
kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden
çıkarın/dövün (DaRaBe *3)! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine
başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür..... Sünni/şii Kur'an çevirisi"

1- Öncelikle Ayetin orjinal halinde dövün kelimesi bulunmaz... Ayet açıkça.. kadınlar tarafından terk edilen erkeklerin, sadakatsizlikle suçlanan kadınlara nelerin yapılabileceğinden bahseder..

Ayetin orjinalinde geçen..".NÜŞHÜZ,NEŞEZE." ifadeleri terkedilmeyi ifade eder... Vurma Dövme olarak tercüme edilen

ضرب (DRB): kelimesi ise....vurmak anlamı dışında...iyileştirmek, örnek olarak göstermek, gitmek, seyehate çıkmak, kurtulmak, vazgeçmek, örtmek, karşılaştırmak, yola çıkmak, ayrılmak...

Anlamlarına da gelmesine karşın Sünni ve şiiler kelimeyi dövme olarak çevirirler...

Oysaki Yüce Allah bir çok Ayetinde kızgınlığı öfkeyi, yasaklar Gerçek inanların böyle olamacağını söyler...

03:134 O takva sahipleri, bollukta ve darlıkta nafaka verenler, kızdıklarında öfkelerini
yutanlar ve insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah, iyilik edenleri sever.

30:21 Yine sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratması ve aranızda
bir SEVGİ ve bir ESİRGEME yapması da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda
düşünecek bir kavim için ibretler vardır....

Bu açıklamalar doğrultusunda Nisa suresi Ayet 34'ün Doğru çevirisi şu şekilde olmalıdır..


Ayetin doğru çevirisi:

04.34 ".....Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar (KAVVAM *1). Şundan ki, Allah, insanların
bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır.
ERDEMLİ KADINLAR (ALLAH’A) İTAATKARDIR; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi,
gizliliği gereken şeyi korurlar. TERKEDİŞİNDEN (NÜŞHÜZ kökü NEŞEZE *2) korktuğunuz
kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet ONLARDAN
AYRILIN / ONLARI BIRAKIN (DaRaBa *3)! Size uyarlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol
aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür


Erkekler kadınları gözetleyip kollayıcı
Erkekler daha güçlü, hem iradeli kılındı.

Bazı yönlerde Tanrı erkeği üstün kıldı
Bazı yönlerde ise, kadını üstün kıldı.

İnsanların gerçekten en büyük üstünlüğü
Paylaşmak isteğidir. Bütün sahip olacağı

İyiliksever kadınlar mütevazi olurlar
Tanrı buyruğuyla, sınırlarını korurlar.

Size karşı isyanla Terk etmelerini
Eğer istemezseniz gazap etmelerini

Usulünce, güzel konuşun onlar ile
Yatağa zorlamayın, rahat bırakın böyle

İstemedikleri an uzak duracaksınız
Siz kendi hallerine onları bırakınız

Eğer size uymazlar ise onlara zulm etmeyin
Kullanıp sömürmeye asla yol aramayın

Kuşkusuz Tanrı ALİ, hem de KEBİR'dir. bilin
O, Yüceler yücesi, vasfa hiç gelmez bilin......"

Allah Eyvallah..

Yararlanılan kaynak: İbrahim Yılmaz, Büyük Kandırmaca ve Gerçek İslam
Sponsor Reklamlar

Dede-baba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilikte Cem Alevi Cem İbadeti 5 12.12.12 19:13
On iki imam Kayıtsız Üye Sorularla Alevi'lik 0 04.08.11 15:41
Imam i riza Alevi Semah Ve Cem İcerikli Videolar 0 07.10.09 15:41
Imam ali rıza Alevi 12 İmamlar 0 07.09.09 15:59
Imam ali-en naki Alevi 12 İmamlar 0 07.09.09 15:50






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

SEO by vBSEO 3.6.0 PL2